Ama belki de bütün hayatlar böyleydi. Görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki. Dönemler boyu hayal kırıklığı, tekdüzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı. Belki de hayatın anlamı bundan ibaretti. Kendine tanıklık eden bir dünya gibi olmak. Mutsuz eden şey başaramamak değil, başarılı olma beklentisiydi belki. Hiç bilemiyordu cidden.
Sayfa 135
1000Kitap
Kişinin yaşamı, uzaklıklar ile yakınlıklar arasında yürür : kişi, ne yaparsa yapsın, hep, ya, birşeylere —birilerine-yaklaşıyor, ya da bişeylerden — birilerinden— uzaklaşıyordur — hiçbirzaman, biryerde —birileri ile birlikte, duruyor değil : hep yürüyor.. Bu bilinç, zor. Canlı tutması, zor : nelerden —kimlerden-uzaklaştığını —uzaklaşmakta olduğunu— düşününce, ki-şi, neleri —ne çok kişiyi— yitirdiğini anlar — gittikçe, daha fazla... Ama, o, şimdi uzaklaşmakta olduklarına bir-zamanlar ne denli yakın olduğunu düşününce de, neleri —ne çok kişiyi— kazandığını anlar. Garip bir dengedir bu: Yaşadığı yakınlıklar ve uzaklıklar —yakınlaşmalar, uzaklaşmalar—, kişinin yaşamında karşı karşıya gelerek, hem bir yoğun çelişmeler yumağı, hem de bir uzun uyumlar dizisi oluşturur:-
Reklam
Geçmişinden şimdisine —'şu an'ına— uzanan bir yolu katetmiş olmanın bilinç içeriği; bulunduğu bu 'şimdi'den ileriye, bilinmeyen bir yönde, bir yola açılmakta olmanın bilinç içeriğine, bitişmiştir. Gelmiş; durmakta; gidecek, olması —üç ayrı bilinç boyutu—, bu yoğun noktada çakışmıştır. Hic et nunc : bu çok yalın görünen formül aslında, yaşamın tam bir çözümlemesinin verebileceği son/en temel ögedır: Her yaşam, belli bir anda belli bir yerde bulunmalardan oluşur: "Şimdi, burada" nitelemesi, içeriği ne olursa olsun, her yaşam anında eşit geçerlilik taşıyan bir saptamadır. Ama bu demek değildir ki yaşam hic-nunc 'atom'larının bir top-lamıdır; tabiî ki, süreler, aşamalar, dönemler vardır yaşamda — bir noktadan bir noktaya katedilen yollar, belirli sayıda yıllar süren oluşumlar, ancak bir aşamanın tam olarak katedilmesiyle açılabilen yönler — bir sürekli yürüyüş... Ama, böyle bir yürüyüş olan yaşam içindeki bilinç anları, yürüyüşün soluklanma anları, araları, duraklarıdır — durulduğunda bilinçlendirilir yaşam yürüyüşü ancak...
İşığı bizə beş min ildən sonra gəlib çatan ulduzlar mövcud olduğu halda, ən uzağı əlli ildən sonra kitabxanalarda çürüyəcək və beş yüz ildən sonra adları belə unudulacaq əsərlər yazmaq, ədəbiyyat haqqında düşünüb çalışmaq, yaxud üç min ildən sonra əlsiz-ayaqsız bir heykəli muzeydə nümayiş etdirsinlər deyə ömrünü palçıq yoğurmaqla, mərmər ovmaqla keçirməyi, məncə, heç də çox ağıllı bir iş hesab etmək olmaz...
" İnsanın olgunlaşabilmesi için acılarla yoğrulması gerekir. Çünkü o acılar hem taş, hem heykeltraştır." Bonapart
Sayfa 323·Kitabı okudu
basitliklerine rağmen onu heyecanlandıran kimi teşebbüsleri oluyor; günden güne artan naifliğine şaşırıyor, endişeleri her geçen gün daha çocuksu. yıllar geçse de karamsar ruh hali ona eşlik etmeyi sürdürüyor ama yoğunluğunu kaybediyor, artık daha cılız ve daha tahammül edilir; sırf rahatlamış hissetmek için, çok enteresanlığı olmayan ve önceden olsa reddedeceği kimi maceralarla yetiniyor. ''devam etmeye değer mi?'' diye kendine soruyor. belki de hâlâ bir sürpriz bekliyordur. bazen, sürecin geri dönüşü olabileceğini ve eskiden olduğu kişiye geri dönebileceğini düşünüyor.
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam