Mutsuz evlilikler yok, yetersiz evlilikler var ve yetersiz olmalarının sebebi, onları yetersiz insanların yapmış olması, gelişme çağında takılıp kalmış insanlar, hasadın önce tarladan sökülüp atılması gereken insanlar. Bu tür insanları evlilik yoluna itmek, ilkokul birinci sınıf öğrencilerine cebir ödevi vermek gibi bir şey. Bu dersi alabilecek kadar ileri sınıfta cebir, ilkokul birinci sınıfta çarpım tablosunun öğrenilmesinden daha kolay öğrenilir; evet işte, bu buradaki birinci sınıfın gerçek çarpım tablosu ama öğretilmesi imkânsız, bütün çocuk dünyasını ve belki başka dünyaları da karmakarışık ediyor.
Arkadaşları soruyorsun. Arkadaş mefhumu? Tuhaf bir sual. Arkadaş ne demektir, onu bile unuttum. Arkadaş demekle Cevdet, Nihat, Ferit, Kenan ilh. gibilerini mi kastediyorsun?Eğer öyleyse suallerine cevap vereceğim! Cevdet'i sen gideliden beri ya iki kere veya üç kere gördüm. Fakat bu görüşler gayet resmi idi. Beylik elfazla bir iki kelime konuştuktan sonra ayrıldık. Sözlerinde derin bir istihzanın izleri okunuyordu. Bana eminim ki hasut" nazarlarla bakıyordu. Sanki evvelki Cevdet değildi bu Cevdet, bilmem başka bir Cevdet'ti sanki. O laubali Cevdet şimdi ortada yok. Hallerine bir resmiyet gelmiş, vakarlı bir resmiyet!Onu çok tuhaf buldum. İşte bu. Eğer tekrar görürsem, görmek lütfuna mazhar olursam, aramızdaki resmiyete rağmen selamını tebliğ ederim.Bizim ev halkına yolladığın gurbet selamlarını tebliğ ettim. Teşekkür ve bilmukabele selam ederler.İşte böyle Talat, mektubuna layık olduğundan pek fazla cevap verdiğimi sanıyorum.
"biliyorum aşka kimse yok
aşkın karanlık metali
soğuyor yüreğimin derinliklerinde
aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım
dağılıp gitti herkes
içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde"