❝
İbrahim Edhem şöyle dedi:
Dünya ve âhiretten yana, hiçbir şeye rağbet yüzü gösterip isteme. Nefsini Yüce Allah için temizle ve boşa al; her halinle ona yönel.
❞
Namaza durduğun zaman, dünyayı ve içindekileri unut; kıyamet gününde
yöneleceğin gibi, yüce Allah'a yönel. Âhirette O'nunla senin aranda hiçbir tercüman olmadan Allah'ın huzurundaki duruşunu düşün; O sana yönelmiş hitap ediyor, sen de kimin huzurunda durduğunu biliyorsun. O, her şeyin sahibi ve hâkimi yüce Allah'tır.
"Senin (mutluluğun) için göğsünü açıp genişletmedik mi? Senden yükünü indirmedik mi? O, senin belini bükmüştü. Senin şanını yüceltmedik mi? Gerçekten zorluklarla beraber kolaylık var. Gerçekten o zorlukla beraber bir kolaylık var. O hâlde boş kaldın mı, kalk yorul. Sadece Rabbine yönel." (İnşirah Suresi)
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Ancak Rabbine yönel ve yalvar.
Zikirde asıl matlûb, kalbin zikredilenden haberdar olmasıdır. Zikir, ağızdan kalbe inmeyen lâfızların tekrarından ibaret değildir. Bu sebeple zikir esnasında bütün dikkati zikredilene teksîf etmeye çalışmak gerekir. Zira âyet-i kerîmede buyrulur:
"Rabbinin ismini zikret ve (mâsivâdan kesilerek) bütün varlığınla O'na yönel." (el-Müzzemmil, 8)