bunca kaleleri ve memleketleri fethedip, âlemi süsleyen seslerinin dünyâya velvele salması, zeâmet ve tımar erbâbının desteği ile olup, etraftaki hükümdârlardan bac4 ve haraç almışlardı. Aslında din ve devlet uğruna can ve baş veren seçme, başkalarından ayrı, cesur, benzerlerinden üstün olan, itâatli, boyun eğen onlardı. Onlar mükemmel iken yapılan gazâlarda, savaşlarda asla kapıkullarına ihtiyaç olmazdı. Devletin iyiliğini isteyen temiz ve inzibatlı bir taife idi. Aralarında bir tek yabancı yoktu. Hepsi ocak ve ocak-zâdeler, baba ve dedelerinden kalma pâdişâh dirliğine sahip kimselerdi.
Alıntı
Son
Eğitim alanında kullanılabilecek yönetim fikirlerinin ve inovasyonların çoğu zaten dünyada veya ülkenizde bir yerlerde sizi bekliyor. Bir eğitimcinin görevi de bunları bulup öğrenmek ve işe yarayacağını düşündüğü takdirde uygulamaya koymak.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Kuran yönetimle ilgili genel prensipler vermiş, her dönem ve şartta geçerli bir yönetim sistemi emretmemiş ve önermemiştir.
Sayfa 476 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Belki daha önce de söylediğim üzere, geri dönmeliyiz ve eğitimin özellikle iki niteliğe, yalınlığa ve tutarlılığa ihtiyacı olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Yalınlık, son onyıllarda pedagogların yarattığı eğitimsel kuramların Külkedisi'dir; masaldaki üvey kız kardeşlerin yaptığı gibi tavan arasına kapatılmıştır ve çıkmasına izin verilmemektedir. Yalınlık, insan doğasının yüzüne bakmak, bu doğanın uyum içinde gelişebilmek için neye gereksinmesi olduğunu anlamaktır. Yalınlık hayatın her şeyden önce politically incorrect¹ olduğunun anlaşılmasını sağlamaktır; insan olmanın huzurun renkli bayrağının her zaman dalgalanamadığı günümüzde çatışma ve çelişkilerle ilişki kurabilmek anlamına gelir. İçinde çalıştığımız alan hangisi olursa olsun en basit yol en zor olanıdır, çünkü bizi savunmasız bırakır, gerekli olmayan, sorunun merkezinden uzaklaştıran her şeyi makasla biçer. İyi niyetin, politically correct'in cilası yüzünden önemli konuları yani içimizdeki şerri ortaya çıkarmayı, onun bizim olasılıklarımızdan biri olduğunu ve gelişmek için onunla nasıl bir ilişki kuracağımız konusundaki kararı gözden kaçırırız. Söz konusu olan bireysel seçimdir ve bu da vicdan ile sıkı bir ilinti içindedir. Ve vicdan insanı kendine özgürlük yeteneği sağlayan gizemli özüne götürür. Bizi etolojik kodlama bakımından pek çok ortak noktamız bulunan insanımsı maymunlardan ayıran da budur. Her ikimizin genlerine yerleşik bir topluluk kurmamıza ve yardımlaşmamıza izin verecek davranışlara ilişkin mühürler vurulmuştur; farkımız ise onlar grubu birlikte tutabilecek olan en mahir yetişkinin yönetiminde yaşarlarken, bizde ne yazık ki yaş ve yönetim bilgeliğinin her zaman eşit adımlarla ilerlememesidir.
Sayfa 70 - politically incorrect¹ Farklı dil, din, kültür ve cinsiyetten kişileri incitmemek amacıyla özenle kulla nılan ifade ve düşünceleri tanımlamak için kullanılır·Kitabı okuyor
Kemalizm, demokrasiye uygun mu?
Ünlü siyaset bilimci Maurice Duverger'nin Kemalist "tek parti" yönetimini özenle incelediğini biliyoruz. Duverger, bu yönetim biçiminin, mutlak baskı rejiminden ulus egemenliğine geçişi sağlamak, demokratik rejimin gerektirdiği ortam ve ko­şullan hazırlamak ve sonunda tam bir demokrasiyi gerçekleştir­mek amacına yöneldiği görüşündedir. Kemalizmin, demokrasi geleneği bulunmayan gelişmekte olan ülkeler için, demokrasiye hazırlanma ve geçiş yolunda "en uygun ideoloji" olduğunu sa­vunmaktadır.
Tüm yurdu bir ağ gibi saran halkevleri ve halkodaları, olduk­ça bağımsız ve demokratik bir yapıya sahiptiler. Köy Enstitüleri, bugünün yükseköğretim kurumlarında bile olmayan "katılımcı"ve demokratik bir ortam yaratmıştı. TRT' den üniversiteye kadar özerkliğin savunuculuğunu, hep Kemalizm geleneğini sürdüren­ler yaptılar. Eli sopalı devlet özlemi ile askersel yönetim dönem­lerini değerlendirmeye çalışanlar ise hep Kemalizm karşıtlarıydı.
Reklam
Reklam