YS 2 SPOİLER
Neden kanıyordum? Alaz niye yenilmişlik içinde gözlerini kaçırmıştı? Hissettiğim bu acının sebebi neydi? Peki, dudaklarımdan süzülen bu kanlar? Acıyor, tek söyleyeceğim bu... Çok acıyor.
Olur ki, bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur. Ve bir başka şey de sevdiğiniz hâlde o, hakkınızda şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz. Gerçekten de bazen insan bir şeyi çok ister, bilmez ki o şey ilerde ona zarar getirecektir. Bazen de nefret ettiği bir şeyin içinde hayırlar, güzellikler gizlenmiştir. Bunu aciz insan ne bilsin? Bedenin ölmesi, onlara acı gelmez, çünkü onlar kuyudan, zindandan çıkıyorlar; çiçekli çayırlığa, çimenliğe gidiyorlar. Bu kederlerle, ızdıraplarla dolu dünyadan kurtuluyorlar. Bir hiç olan, yok olan bir şeyin elden çıkması için kimse ağlamaz. Ölmeden evvel ölen ve ölümü korku ile değil, zevkle karşılayan, hattâ ecel kendilerine şeker gibi tatlı gelen ârif insanlar servete, şehvete, yüksek makamlara karşı ilgisiz görünürler. Dünya müminin zindanıdır. Ölüm bu zindandan kurtuluş demektir. Dünya zindanından kurtulup âhiret sarayına giden mümin me'yûs değildir. Halbuki dünyayı, maddî hayatı seven, dünya kendisine zevk yeri, neşe yeri gibi gelen insanlar için, ölüm bir felakettir. Kur'ân-ı Kerîm'de şiddetli, çetin azaba uğrayan ümmetler hakkında dedin ki: "Onlar, tevbe ve istiğfardan geri kaldılar, ağlayıp sızlanamadılar ki,belâ onlardan yüz çevirsin, savuşsun gitsin." Ağlayamadıkları için gönülleri katılaştı. İşledikleri günahlar, kendilerine ibâdet gibi görünüyordu. İnatçı kişi, kendisini suçlu bilmedikçe, nasıl olur da gözleri yaşarır?
Reklam
Bilmem ki, bugün, ye'se nasıl oldu da, düştün? Çoktan beridir bekledi... Bekler... diye, millet, A'sâra mı sürsün bu sefâlet, bu mezellet? İslâm ilinin sâde esâret mi nasîbi? Sen, yoksa, unuttun mu o mâzî-yi mehîbi? Etrâfa bakıp sarsılacak yerde ümîdin, Vicdânını, îmânını bir dinlemeliydin. Garb'ın ebedî gayzı ederken seni me'yûs, «İslâm'a göz açtırmayacak, dersen, o kâbûs;» Mâdâm ki Hakk'ın bize va'dettiği haktır, Şark'ın ezelî fecri yakındır, doğacaktır. Hiç bunca şehîdin yatarak gövdesi yerde, Deryâ gibi kan sîne-i hilkatte tüter de, Yakmaz mı bu tûfan, bu duman, gitgide,Arş'ı? Hissiz mi kalır lücce-i rahmet buna karşı? İsyan bize râci'se de, bir böyle temâşâ, Sığmaz sanırım, adl-i İlâhîsine, hâşâ!
Alıntı
En korkulu cânî gibi ye'sin yüzü gülmez!
Ye's öyle bataktır ki: Düşersen boğulursun. Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümîdiyle yaşar hep yaşayanlar; Me'yûs olanın ruhunu, vicdanını bağlar,
Sayfa 407 - Başlık alıntıya dahildir·Kitabı okuyor
Şiir
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
1000Kitap
They have Won
“We’re done being squashed by the House of Morgan and their goldsoaked nobles,” Brados says, “while we starve. We’re taking power for ourselves.” At my side, Malleus draws his sword. “Just try.” Talan raises his hand. “Enough. Put your sword away. You look like an idiot.” Malleus flushes and sheathes his sword. Talan meets Brados’s stare. “You’re right. This country shouldn’t be ruled by the House of Morgan. In fact, the House of Morgan has never ruled this kingdom.” Brados stares at him. “What the fuck are you talking about?” “Auberon lied. The throne was never his. Mordred is not his father. He descends from Merlin.” “Do we really need to worry about old history?” Aedan blusters. “It’s true,” I say. “Mordred, son of Morgan, is still alive on Avalon. I am his daughter. He told me this himself.” “You’re lying,” Brados says coldly. “Ask your advisor,” I say calmly. “She saw Mordred only yesterday. They got along very well, actually.” Brados turns to Nivene in shock. She purses her lips and gives him a tiny nod. “Well, then this makes it even clearer,” Brados says. “We’re not going to let Mordred, whom none of us has seen in over a millennium, rule over us. And we definitely won’t let a family of liars rule, either.” “Neither will we,” Aedan says, his oily voice sharp and dangerous. “Clearly, the strongest noble family should take charge. Farmers and peasants don’t know how to run a kingdom.” “The most powerful noble family?” Malleus raises his voice. “And who would that be? My father holds the largest army—” “Your father has the plague, boy,” Aedan spits. “He’s already getting better—”
Sayfa 329 - Talan-Nia·Kitabı okudu
Reklam
Reklam