Zayıf, öyle kaslı kolları ve iyi bir vücudu yok ama bir sarılsa dünyanın en büyük gücünü yine onun kollarında bulurum: Sevgiyi. Ondan büyük bir güç var mı ki?
Ve yorulursun çünkü insanı yoran şey hayatın kendisi değil hayatın artık sana ait olmayan yerlerinde ısrar etmektir bir yük sırtında taşırken ağırlaşır ama yere bırakınca aslında senin taşıyamadığın değil onun sana ait olmadığı ortaya çıkar.
Kontrolü bırakırsak hayatın bizi düşüreceğinden korkarız oysa bazen hayat bizi elimizle tutmaya çalıştığımız şeyler yüzünden düşürür.
Hayat da böyledir bazen ilerlemek için çabayı değil direnci bırakmayı seçmen gerekir çünkü insan dirençten vazgeçtiğinde önünde daha önce görmediği bir yol belirir savaşmayı bıraktığın yerde aslında kendinle yeniden karşılaşırsın.
Bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta. Sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. Eğer çarkttan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. İnsanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmektten kaçınmazlar. Psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. En acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. Kurtulmuşlardır senden çünkü
En ağır yük karşılığı olmayan emektir insan bazen ömrünü atar ama adı bile anılmaz işte görünmeyen emek ve öz değerimizi en derinden sınayan sessiz bir sınavdır.
Kendine söz verdiğin ama yapmadığın her şey ruhuna yük olacak. Ve bir gün her şey bitmeye yaklaştığında yaşanan pişmanlıkların eyleme hiçbir katkısı olamayacak.