Nev'i-zâde Atâyî'nin on altıncı yüzyıl sonunda ve on yedinci yüzyılın ilk yarısında kaleme alınmış beş mesnevisinden oluşan hamsesinde yer alan erotik hikayelerde de oğlanlar karşımıza kolayca kandırılıp tecavüze uğrayan figürler olarak çıkar. Atâyî, Sohbetü'l-Ebkar'da oğlanları erişkin erkeklere karşı uyarır; özellikle şaraptan uzak durmalarını, bu adamlarla yalnız kalmamalarını, babacan tavırlarına kanmamalarını söyler.
Mektubatın ilk cildi üçyüz onüçe ulaşınca, Hazreti Şeyhimiz (Imamı Rabbani) dedi ki, şu sayıda bitirelim, zira bu, nebiler ve resullerin adedine uygundur.
(Peygamberimiz ve diğerlerinin üzerine Allahın salavatları olsun.)
Aymı şekilde Bedir ehli (Allah hepsinden razı olsun) adedine de uygundur. Bu
yüzden bunlarla bereketlenmek ve teyemmün için şu sayıda bitirdik.
Bundan sonra kudsi mektuplar yazıldı. Hazreti mahdum-zade marifetler sahibi, hakikatler menba-ı, ilahi feyizler mazharı, nihayetsiz sırlar masdarı, zahiri ve batıni ilimleri cem eden Şeyh Mecduddin Hoca Muhammed Ma'sum -Allah'u Teala onu salim kılsın, baki edip temenni ettiğinin son haddine ulaştırsın- şu mektupları toplamaya sebep oldu.
Bu kapının hizmetçilerinin en değersizi, Bâri tealanın zayıf kulu, Abdu-l Hay ibni Hoca Çâker-il Hisarî, Allah'u Teala günahlarımı affetsin, ayıplarını örtsün, sonunu iyi yapsın; şerefli işaretleri gereğince şu mektubları cem etmeye girişti.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ya Muhammed bize nakıs diyorlar
Nedendir erlerin bu hataları
Ehl-i beyte karşı düşkün olurlar
Çünkü doğru değil iddiaları
Vâlidemiz Havva bacı değil mi?
Hadicetü’l- Kübrâ bacı değil mi?
Fâtımatü’z- Zehra bacı değil mi?
Kur’an’da hepsinin var senâları
Ezvac-ı tahirat nakıs olur mu?
Nakıs diyen erler hakkı bulur mu?
Böyle kem söz eden hiç umulur mu?
Kim doğurdu bunca enbiyaları
Abes şey halk etmemiştir Huda
Nakıslığı kabul etmeyiz asla
Bacılar büyüttü işte esselâ
Bu dünyaya gelen evliyaları
Sanmayın ki ersiz olmaz dünyayı
Düşünün bir kere Meryem Ana'yı
Pedersiz doğurdu koca İsa'yı
Bacıların yoktur müdaraları
Ey erler biz sizden dünyada eriz
Çünkü size hürmet hizmet ederiz
Gittiğiniz yolda hep beraberiz
Gütmeyiniz böyle boş davaları
Yeniçeri kışlasını topa tutan II. Mahmut, ulemayı tarihî: müttefikinden mahrum bırakarak, düşünceyi felce uğratır Ülke mukadderatına intelijansiya hükmedecektir artık: Avrupa'nın zade-i melaneti olan ufuksuz ve köksüz intelijansiya. İslamî tefekkür ciyadet ve hayatiyetini kaybeder, Batı'nın ve Batıcıların taarruzu karşısında kalıplaşır, katılaşır, yığınların vicdanında bir hatıra ve bir ümittir artık. Vaka-yi Hayriye'den bu yana ülkemizde tek büyük İslam mütefekkiri yetişmemiştir. Bu acı hükmü tekrarlarken ne Cevdet Paşa'yı unutuyoruz ne Tunuslu Hayrettin'i. Ama birkaç şimşek pırıltısı cehaletin kesif bulutlarını dağıtamaz, zamanla küfür daha da koyulaşır mabetin bekçileri susarlar. Küfrün amansız hücumları karşısında islam'ın ezeli hakikatlerini haykıracak korkak ve kararsız, fildişi kulelerine çekilirler. " Asrın idrakine söyletmeliyiz kur'an-ı" diyen Akif zehirli oklarını milletlerarası küfrün boy hedefi II. Abdülhamit'e fırlattıktan sonra Hıdiv'in davetine koşar.
Sigara paketlerine resmini çizdigim
Körpe fidanlara adını yazdıgım
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
ılgıt ılgıt buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü derdden topyekun ôzade
Hani şu ekmegi elden, suyu gölden.
Durup dururken yorulan
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız san' at çıkmazlarında başını kaşıyan
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
Netmiş neylemiş nolmuşum.
Cömerd ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun.