N

N
@zamangemisi

N

, bir kitap okudu
7/10
·148 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“… birisi giderse, diğeri de peşinden gider.”
Nizamülmülk Alp Arslan’ın da veziri olması hasebiyle bir anlamda Selçuklu idaresinin temel taşlarından birisi gibi görüyor kendisini. Bu bir bakıma doğrudur da. Ama bu gücünü, zamanla akrabalarını devlet kademelerine yerleştirerek, gelirlerini çok fazla artırarak daha da genişletmek istiyor. İşte vezir ile Sultan Melikşah arasındaki çekişmenin temel nedeni bu. Hatta, kaynaklarda bu konunun geldiği noktayı göstermesi bakımından önemli bir olaydan söz edilir. Rivayete göre, Melikşah vezire: ‘Sendeki vezirlik mührünü alırım’ demiş, Nizamülmülk de Sultan’ın bu tehdidine mukabil ‘Benim elimdeki mühür ile sizin başınızdaki sultanlık tacı birbirine o kadar bağlıdır ki, birisi giderse, diğeri de peşinden gider’ cevabını vermiş. Gerçekten de öyle oluyor bir bakıma. Nizamülmülk öldürüldüğü zaman ilk bakışta Sultan Melikşah’ı bu durum pek sarsmıyor, hatta Sultan, siyasi bir rakipten kurtulmuş oluyor. Ancak diğer yandan şehzadeliğinden beri en büyük destekçisi olan tecrübeli bir devlet adamını kaybetmiş oluyor. Onun ölümünden çok kısa bir süre sonra Sultan Melikşah da zehirlenip öldürülüyor.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Tarih
Bazı yöntemler değişmiyor
Hasan Sabbah, ‘Yeni Davet’ dediği tebliğ ile adeta kurduğu devletin anayasasını belirliyor. Eğitimi yasaklıyor. Amaç, insanların sorgulamasını önlemek. ‘Akılla hakikate varılmaz, masum imamın sözleriyle varılır’ diyor.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Tarih
Malazgirt Savaşı önceden planlanan bir savaş değildi
Tuğrul Bey, 1055’te Bağdat’ta Selçuklu hakimiyetini tesis ettiği zaman kendisine halife tarafından tevcih edilen, ‘Doğu’nun ve Batı’nın Sultanı’ unvanı sadece Selçuklular’ın İslam dünyasının liderliğini ele aldığının değil, aynı zamanda bundan sonraki dönemlerde, temsil ettikleri gücü pekiştirmek ve alanını genişletmek adına Şii dünyanın artık en kudretli yegane gücü olarak hakimiyet süren Fatımî ülkesine dönük politikalar geliştireceğini de göstermekteydi. Tuğrul Bey’in vefatından sonra yerine geçen Alp Arslan amcasının benimsediği bu politikayı devam ettirdi. Onun Bizans İmparatoru Romanos Diogenes ile yaptığı, Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesiyle neticelenecek Malazgirt Savaşı, önceden planlanan bir savaş değildi. Alp Arslan’ın bu savaş öncesindeki asıl niyeti Mısır’a gidip Şii Fatımîler ile savaşmaktı. Ancak onun bu hareketini haber alan Bizans İmparatoru Diıgenes’in, Selçuklu ülkesine yürümesi rüzgarı farklı bir yöne çevirmiş, Alp Arslan hızlı bir şekilde geriye dönerek kendi ülkesini savunmak zorunda kalmıştı.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Tarih
Kerbelâ Hadisesi
Kerbela hadisesi gerçekleştiğinde Emevi kadınlarının, ‘Bugün biz Bedir’in intikamını aldık’ dedikleri rivayet edilir. Yani, Emevi ailesinin mensupları Kerbela’yı Hz. Peygamber’in risaletinden önce ve İslamiyet’in ilk yılarında yaşanan Emevi-Haşimî mücadelesinin bir devamı olarak görüyorlar. Kerbela hadisesinde Hz. Hüseyin’in bir buçuk yaşındaki oğlu Ali Asgar’dan başlamak üzere, Hz. Hüseyin de dahil yetmiş ili Ehlibeyt mensubu acımasız bir şekilde katledildi. Hz. Hüseyin’e yardıma gelenlerle birlikte bu sayı yüz yirmi. Kerbela aynı zamanda Şia ile Emevi hanedanında, siyasi üstünlüğün Emevilerin eline tam manasıyla geçtiği bir olay olma özelliğine de sahip. Bu olaydan sonra Emevi hükümdarları, Cuma hutbelerinde Hz. Ali ve evladına karşı aşağılama, hakaret etme ve toplum nezdinde itibarsızlaştıröa gibi bir politikayı da benimsediler.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Tarih