... onların umutsuz olmalarına karşı hala hayata gülümseyip, zarifçe eğilerek selam vermeleri ve geçip gitmeleri... Ama Scarlett bunu yapamazdı. O, hayatı görmezden gelemezdi. Bu hayatı yaşamalıydı ve sertliğine gülüp geçemeyeceği kadar zalim ve düşmancaydı hayatı.
Sayfa 483 - Artemis Yayınları, 3. Basım/ 2013, Çeviren: Yeliz Üslü·Kitabı okuyor
Zarifçe işlenen bir günaha nasıl da hoşgörüyle yaklaşılıyor! Manevi işkencelerin neden olduğu cinayetler nasıl da aklanıyor!
Sayfa 258·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üniversitede sayıları arttı abilerimin. Perec, zarifçe meydan okumayı; Calvino, büyüdükçe çocuk kalabilmenin güzelliğini; Tanpınar, anlaşılamamanın o kadar da kötü bir şey olmadığını öğretti bana.
Eğer yüksek sosyetede sevilmiyorsa, bunun nedeni aradığı gerçeklerin zeki insanların görüş ufkunun üstünde yer alması ve büyük zekâların gerçeklerinin yeryüzünde saçma yanlışlar olmasıydı. İyiliği ise, tıpkı güneşin yüksek tepeleri zarifçe renklendirmesi gibi, bütün bunlara bazen büyüleyici bir şiirsellik katıyordu.
Sayfa 43 - Yapı Kredi Yayınları, 2.Baskı·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Sanatın asıl emeli, kendisine olan gereksinimi azaltmak olmalıdır. Sanatın değindiği şeylere; güzelliğe, anlam derinliğine, iyi ilişkilere, doğanın takdirine, ömrün kısalığının idrakine, empatiye, merhamete vs. olan sadakatimizi günün birinde kaybedeceğiz anlamına gelmez bu. Aksine, sanatın sergilediği idealleri özümsedikten sonra, sanatın, ne kadar zarifçe ve dikkatlice olursa olsun, yalnızca simgeleştirdiği şeyleri gerçeklikte kazanmak için mücadele etmeliyiz. Sanat sevdalısının nihai hedefi, sanat eserlerinin biraz daha az gerekli olduğu bir dünya inşa etmek olmalıdır.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Genel olarak. Her şey için.
Bunu hak etmek için ne yapmışlardı? Neden onlara bu kadar cömertçe, bu kadar zarifçe verilmiş, kendi halkına neden bu kadar az, çok az verilmişti?
Sayfa 174·Kitabı okudu