Zeynep

Zeynep
@zatimubarek
müyesser olmazsa cihanda vuslat, uzaktan cemâlin gördüğüm yeter.

Zeynep

, bir kitap okudu
10/10
·590 syf.··
2024 2. kitabı
İskender Pala
9.6/10 · 13,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·590 syf.··
2024 2. kitabı
" O'na doğru olanlar bulur yollarını, yollar nur olur. O'na varanlar yürür yolları ve sürur olur. Birinciler nur içindir elbette ama nurlar ikinciler için... Ey Mekke, nuruna koş Allah'ın. Haydi, yoluna gir Muhammed'in..." Eserde olaylar 40 ayrı bölümde kronolojik sıraya göre; peygamber aşıklarını simgeleyen, Hz. İbrahim döneminde onun duasını almış bülbülün diliyle anlatılmış. -Bülbül hep gülü arar, bülbül hep O'nu anar.- Bazı zayıf rivayetlere de yer verilmiş ama roman tadında çok akıcı ve duygu dolu bir siyer-i nebi olmuş. Zaten roman türünde İskender Pala dili diye bir gerçek var ve efendimizin hayatına da bu hassasiyetle anlatması ayrı bir okuma zevki katmış. Bazı bölümler o bölümde adı geçen, anlatılan sahabelere atfedilmiş. Ve her bölüme başlamadan divan edebiyatında yazılmış naatlardan bir beyit okumak İskender Pala'nın Efendimize (sav) övgüleriyle birleşince insanın içinde hoş bir coşku oluşturuyor. Şimdi islam aleminin bölünmüşlüğünü ve kardeşlerimizin çektiği ezayı gördükçe hep birlikte "Medet ümmetlerin hali hep kandır ya Rasulallah/ Medet zira zaman ahir zamandır ya Rasulallah" diyoruz...
Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 201513,5bin okunma
Ey kutsal ağrı! Biz böyle olsun istememiştik. Canımız yanmasın diye ektiğimiz haşhaş tarlalarında binlerce çıngıraklı yılanın dolaştığı, ama çıt çıkmayan saraylar inşa ettik. Ağrımayan başlarımıza, ışıldamayan binlerce gözle süslenmiş taçlar giydik! Mazlumların seslerini yalıtmak için, ahşap pencerelerimizi plastik pencerelerle değiştirdik. Ey kutsal ağrı, sor: En son ne zaman ağladık! Her gün, ama her gün gazetelerimizin sayfalarını yakmayan o soğuk ateşlerle, bedenimizin ve ruhumuzun duyarlılığını nasıl kundakladık! Artık hiçbir cinnet, cinayet, gasp, tecavüz ve işkence etkilemiyor bizi. Komşumuzun evinden yükselen alevler dokunmuyor evlerimize. Madenciler yerin yüzlerce metre altından cevherleri çıkaradursun, hiçbir haksızlık gözümüzden bir damla yaş çıkartamıyor!
Sayfa 20·Kitabı okudu
Alıntı
"Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar da vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez... Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!.."
Sayfa 183·Kitabı okudu