Zekamız veya aklımız gereği her şeyi anlayabileceğimize dair tuhaf ve doğruluğu havada bir düşünce söz konusudur.
Sayfa 188·Kitabı okuyor
İnsan ruhunun öyle üşengeç halleri vardır ki kendi konuşmaya isteksiz olduğunda başkalarının konuşmaları miskin kulağına pek hoş gelir
Reklam
Aklın mutlak gücüne karşı koyması için de iki hiddetli asi yaratmıştır; bunlar öfke ve şehvettir. İnsan hayatındaki yeri kolayca fark edilebilen bu iki gücün birlikteliğine Akıl ne kadar karşı koyabilir ki! Diğer ikisi gittikçe seslerini yükseltir, karşı koyarlar, Aklı yok etmeye çabalar, Aklın tek yapabildiği ise bağıra çağıra erdemli olmanın yollarını tekrarlamaktır, ta ki tükenene, vazgeçene ve boyun eğene kadar.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
"Çok yiyip içerek kalbi öldürmeyin. Çünkü çok sulanmış bitkinin kuruması gibi oburluk da kalbi öldürür." ... "Oburluk, anlayış ve bilgi azlığına yol açar, mide şişkinliği, zeka keskinliğini giderir."
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Genelde kabul gören, anlaşılan duygunun ruhumuz üzerindeki etkisi azalır. Dolayısıyla duygular değiştirilemez ancak duygunun neden olduğu davranışları denetlemek ya da değiştirmek pekala mümkündür. Bu nedenle duyguyu tanımlamak, adını koymak, o duygunun bir miktarda kabulünü sağladığından, duyguyla mücadele etme, onu bastırma, değiştirme gibi zihinsel mücadeleleri de dindirir. Hangi davranışın hangi duygudan kaynaklandığını anlamak, davranışı denetlemenin olduğu kadar, kişisel gelişim ve değişimin de önemli bir basamağıdır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
“İyi bir insan,”dedi Slim.”İnsanın iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.”
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Reklam