Çekilip nur-u hidayet yine zindan olacak, Yine firkat, yine hasret, yine hüsran olacak. Yine sen, yaş yerine kan akıtıp ağla gözüm, Çünkü hicran dolu kalbim yine hicran olacak.   Yine göç var diye Mecnuna haber verme sakın! Yine matem, yine zâri, yine efgan olacak. Açılan ol gül-ü tevhid, sararıp solsa gerek, Kapanıp kâbe-i irfan, yine viran olacak.   Haber aldım ki yarın yad olacakmış bize yâr, Ne büyük yâre ki, kimler buna derman olacak? Bu büyük derd-i elemden kime şekva edeyim? İşiten nâlemi, hep ben gibi nâlân olacak.   O şifa-bahş olan envarını sen çeksen eğer, Bana kim nur verecek, kim bana Lokman olacak? O temiz pak nefesin, âb-ı hayatı bu çölün, Onu dûr etme ki her fert ona reyyan olacak.   Hele ol nur-u şerifin kime değmişse eğer, Küçücük zerre de olsa, meh-i tâbân olacak. O lütufkâr, o keremkâr eli öptükçe benim Bu küçük kalb-i hazînim yine handan olacak.   Bab-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem, Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak. Nazarın erse garip başıma ey nur-u Hüdâ, Bugün artık bu hakir bendede umman olacak,
Şiir
Ne kadar rezil olursan ol; sana müstahak. İnsan içine çıkamayacak duruma düşsen bile zerre kadar üzülmem.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Son Şerefe
"Şahsen ben bir vejetaryenim," diye belirtir Bir-İçim-Su. "Aslında hayvanlar zerre kadar umrumda değil." Sadistçe sırıtır. "Ama bitkilerden nefret ediyorum..."
Sayfa 523·Kitabı okudu
Ama neyi teselli edecekler ki? O sözler boşlukta süzülüp kayboluyor. Ne zaman geleceği belirsiz ama geleceğinden zerre şüphe olmayan o korkunç an, bir gün ortaya çıkacak. Ve o, bu anı beklemeye zorlanmış, beklemeye alışmış. Beklemek belki de işkencenin kendisinden daha ağır, daha yıpratıcı bir ceza; evet evet, kesinlikle öyle.
Sayfa 46·Kitabı okudu
"Kısmetten ötesi laf-ı güzaf. Ne kadar koşarsan koş, payına düşenden bir zerre fazlasını alamazsın."
Alıntı
Hem tebliğ-i risalette ve nâsı hakka davette o derece metanet ve sebat ve cesaret göstermiş ki; büyük devletler ve büyük dinler, hattâ kavim ve kabîlesi ve amucası ona şiddetli adavet ettikleri halde, zerre mikdar bir eser-i tereddüd, bir telaş, bir korkaklık göstermemesi ve tek başıyla bütün dünyaya meydan okuması ve başa da çıkarması ve İslâmiyeti dünyanın başına geçirmesi isbat eder ki; tebliğ ve davette dahi misli olmamış ve olamaz.