Sahip olduğum güzelliği ben seçmedim; onu bana olduğu gibi Tanrı bahşetti,ben istemedim,ben seçmedim.Tıpkı yılan,onunla öldürse bile,tabiat vermiş olduğu için,sahip olduğu zehir yüzünden suçlanamayacağı gibi,ben de güzel olduğum için azarlanmayı haketmiyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
* Dünyaya ve insan yüreğine ilişkin bütün öğretilerini unutmalarını
* Nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir yalan olduğunu
* Anıların dönüşü bulunmadığını
* Geçip giden hiçbir baharın yeniden ele geçirilemeyeceğini
* Aşkların en çılgınca ve en vazgeçilmez olanının ömrün sonundaki bir anlık gerçek olduğunu
Kim bilir Şimdi ne kadar güzeldir ölüm. Kahverengi toprakta huzur içinde uyumak, başının üzerinde hafifçe esen yelin kuru otlar arasında çıkardığı hışırtıyı dinleyip hoş bir seda bulmak. Ve her şeyden önemlisi, içinde bulunduğun anı unutmak, hayatı ve bu hayatta yaşayan günahkar insanları bağışlamak..”
Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.