"şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: "gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."
"Azizim, siz görmüş olmak için bakmamışsınız, ondan göremediniz. Duymak için baksaydınız o zaman görürdünüz. Fakat sizi bir noktada teselli edebilirim. Üzülmeyin bir siz değilsiniz yıldızları görmeyen. Şaşıracaksınız; ama artık ben de görmüyorum. (Ama) benim durumum sizinkinden farklı. İnsan, yıldızları ne zaman görmez, biliyor musunuz? Ya hiç bakmamışsa ya da çok bakmışsa. Ya açlığındandır göremeyişi ya da artık doymuş, kanıksamış olmasından! Gençliğimde çok baktım, gördüm çünkü! Şimdi artık gözlerimi kapayınca onları içimde buluyorum. Dışımda gördüklerim, yalnız astronomi, kozmografya yıldızları."