Puan vermedi·224 syf.··
2026 6. kitabı
·
119 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:06
Erol Güngör'ün İslam Tasavvufunun Meseleleri adlı eseri, tasavvufu hem tarihî hem de fikrî yönleriyle anlamama yardımcı olan önemli bir kitap oldu. Yazar, tasavvufu ne aşırı şekilde yüceltmekte ne de eleştirmektedir; bunun yerine konuyu objektif ve akademik bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Kitapta tasavvufun ortaya çıkışı, gelişimi ve İslam düşüncesindeki yeri ele alınırken ilham, keşif, zikir, nefis terbiyesi ve velayet gibi birçok konu açıklanmaktadır. Özellikle Gazâlî'nin bilgi anlayışına dair bölümler benim için oldukça dikkat çekiciydi. Tasavvufun sadece duygusal bir yöneliş değil, aynı zamanda insanın kendini tanıma ve olgunlaştırma çabası olduğunu daha iyi anlamamı sağladı. Genel olarak, tasavvuf hakkında sağlam bir temel edinmek isteyenler için okunması gereken, düşündüren ve ufuk açıcı bir eser olduğunu düşünüyorum.
İslam Tasavvufunun MeseleleriErol Güngör · Ötüken Neşriyat · 1996138 okunma
Puan vermedi·
Gazali'nin İhya adlı dev eserinden bir kısım, Dua ve Zikir. İçinde Muhammed Aleyhisselam'ın duaları var ki sadece bunun için bile okunmalı. Dua etme adabına dair bilmediklerimi öğrendim, mesela dua ederken edebi, süslü sözlerden kaçınmak, duada net olmak. Tavsiye ederim. Rabbimizin de buyurduğu gibi, duamız olmasa ne önemimiz var?
Dua ve Zikirİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2018879 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·320 syf.··
2025 13. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 14:28
#kitapyorumu ALLAH'IN ARSLAN'I VE EVLİYALAR SULTANI HZ ALİ RADIYALLAHU ANH MUSTAFA NECATİ BURSALI O Haydar'ı Kerrar Gül efendimin damadı İslam'a ilk inanan Hz. Fatıma'nın eşi Hz . Hasan, Hz.Hüseyin ve Hz. Zeyneb'in babası Hz . Fatıma'yı misvaktan kıskanan mübarek eş Cephede müşriklere kılıç sallayan Eşi Hz. Fatıma'yı taşıyamayan mübarek eş Ehl'i Beyt'in en güzel örneği Hz. Ali radıyallahuanh Alıntılar Nedir bu can, nedir bu ten? Anlarsın bir an düşünsen... «Ben hikmetin eviyim, Ali de onun kapısıdır» – «Fâtıma, Cennet kadınlarının efendisidir»
Hz. Ali ( Radıyallahu Anh )Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2013595 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 12:11
Çöl J.M.G. le Clézio Hepimiz çocuk olduk...ve hepimizin yalnızlık anlarında mırıldandığı tek sözcüklü şarkıları oldu...dikkatimizi celb eden bir sözcük...-itiraf edelim hadi- anlayabildiğimiz o bir tek sözcüğün üzerine inşa ettiğimiz çocukluk şarkılarımız oldu...bir oyunun derinliğinde kaybolduğumuzda mesela...okuldan eve dönerken tek sözcükten oluşan bir şarkının teskin ediciliğini hissettik...bir narkoz haliydi bu, arzulanan bir uyuşukluk hali...bugün buradan bakınca bu şeklide açıklayabiliyorum çocukluğunuzun tek sözcüklü şarkılarını... *** "In Désert, a novel written in the third singular person form" kitapla ilgili İngilizce bir makaleye bakarken basit ama tanımlayıcı biraz da etkileyici bulduğum bir ara cümleyi alma ihtiyacı duydum. (Desert aslında kitabın ismi ama kitabın yazıldığı metafizik mekan ve imkan olarak kabul ediyorum burada.) Çölde...yani üçüncü tekil şahıs ağzıyla yazılmış bu romanda... çölde ne zaman üçüncü şahıs olmayı başarabilir insan? Çölde insan -belki de- kılçıksız birinci tekil şahıstır. Ben'in 'ben' olarak ben'in içine yerleştiği belki biraz da ben'in sınırlarından taştığı, zaman eğrisinden uzaklaşan bir izlektir. Bu yüzden anlatıcının üçüncü tekil şahıs olmasına bu kadar takıldım. *** Yazacaklarım kitabı anlatır cümleler olmayacak... kitabı kişisel anlamlandırma çabam olarak okumasını isterim... *** Hikaye -aslında iki var kitapta ama ben Lalla'nın hikayesini tercih ediyorum. Nur'un hikayesindeki zikir sahnesini ise sanırım hiç unutamayacağım- çölde başlar ve çölde biter. *** Çöl bir uzam, bir zaman, bir yaşam...fizik olmanın yanısıra fizik ötesini de kurcalayan... her insanın içinde önemli bir kısmı işgal eden, her insana bir işgal vaat eden bir kelime: çöl. Güzergâhsız, yolsuz, zamansız...ama ışıklı: gündüz ve gece...ay ve
ÇölJean-Marie Gustave Le Clezio · Can Yayınları · 2020115 okunma
Kitaba dair...
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
MâşâAllah, bârekâllah… Merhûm ve pek muhterem Es’ad Coşan hocaefendi, pek mâhir, bilgili, asaletli, dolu dolu, her satırda yazdıkları kıymetli, ömrünü aksiyon adamı olarak değerlendirmiş ilim, fikir, zikir, tasavvuf ve dâvâ insanı… Çok istifade edilesi eserlerini okumak lazım. Allah ona gani gani rahmet etsin. Bizleri de manevi feyzinden müstefîd kılsın.
Sosyal Hizmetlerde HanımlarMahmud Es'ad Coşan · Seha Yayınları · 19951 okunma
Kitabı okuduktan sonra buraya bakmalı...
Puan vermedi·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:34
Yazmadan edemedim... Bendeki etkisini paylaşmam gerektiğini düşündüm. Üzerine çok farklı yorumlar gördüm, hemfikir olduklarım da elbette var ve bazı noktalarda direkt aynı şekilde düşündüklerim... Geleyim kitaba... Kitap, yazara şans verme gayretimde bana sadece kapı araladı ama anahtarı da kapının ardında kaldı. Kapı kapansa bir daha aralamaya ne kadar gayret ederim, bilemiyorum. Olumsuz eleştiri yapsam... Elim, dilim, gönlüm çok varmıyor ve kalbim buruluyor ama güzel birkaç şeyden fazlası da gönlüme düşmüyor açıkçası. Beni bu kadar arafta bırakan nadir kitaplardan biri oldu. Çok büyük beklentilerle ve esrarlı bir şeyler okuyacağım düşüncesiyle okuma listeme almıştım. Aslında fena da başlamamıştı ama beklentim peyderpey hüsrana dönüştü. Öncelikle kitabın adı, anlatılanlarla benim için yeterince en azından kitaba ad olacak kadar bir bağ oluşturmadı. Kitap adı benim için çocuğa isim koymak gibi önemlidir. Burada o bağı kuramadım. En rahatsız olduğum şeyse bana dervişlik ve şeyhlik kavramlarının heybetinin hafifletildiğini hissettirdi. Yakın zamanda sezon sezon Vefa Sultan seyretmiş birisi olarak (usulü elbette dizilerden öğrenmeyiz sadece burada kitap ve dizide bu meselenin ele alınış biçimlerindeki farklılıklardan bahsediyorum) burada ister istemez o hürmeti, hikmeti ve dirayeti ilk (başkarakterin babası) şeyh dışında kimsede göremedim. Şehyliği rüyalarca malum olmuş ve halka halka zikir meclisi olan bir dergâhın (ikinci) şeyhi, dergâha arkadaşını ziyarete gelen kızın elini sıkamaz efendim. O dergâhın içinde çay ile beraber sigara içilemez efendim. Sigara, hoş karşılanan bir şey değildir. Nefsini kendi eliyle öldüren insanların böyle sufî meclislerde sigara içmeleri, o satırlar arasında gözlerim sıçrarken içimi acıttı açıkçası. Başkarakterin babasının her anında ve
Edebiyat
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma