Zikir alışkanlığı kazanmanın ilk şartı, düzenli bir ibadet hayatı alışkanlığı kazanmaktır. Namaz en büyük zikirdir.Kur'an okumak, onu anlamaya çalışmak ve öğrendiklerini hayata taşımak da zikrin bir parçasıdır. Zikir, insanın hem Allah'a hem de mahlûkata karşı duyarlılığını artırır. Kur'an'da bütün varlıkların Allah'ı tesbih ettiği ifade edilir. İnsan zikre yöneldiğinde, kâinatın büyük tesbihine katılmış ve evrenle senkronize olmuş olur
Zikir kalpte bir nurdur. Ne zaman o nur parlasa, gafletin sisi dağılmaya, karanlığı sönmeye mahkûm olur. Bu sebeple zikir ehli olduğun kadar uyanık, gafil olduğun kadar
ise karanlıktasın, demektir.
Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz? Elinizde nimet olarak ne varsa Allah'tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı geldiğinde O'na yalvarırsınız. Allah sizi sıkıntıdan kurtardığında içinizden bazıları, gariptir ki, hemen Rablerine ortak koşarlar. Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yiyip için bakalım, ama yakında anlayacaksınız! (Nahl Suresi)
Çünkü huşûun gereği, kulun Rabbini gereğince tanımasının bir göstergesi ve işareti olmasındandır. Kul Rabbini gereğince tanıyacak, O’nun Celal ve Azametini bilip takdir edecektir.
Âlimlerden biri der ki; “Yüce Allah şöyle buyurur: Kalbine nazar atfettiğim zaman benim zikrimin orada baskın olduğunu gördüğüm kulun, bütün karar ve davranışlarına yön vermeyi üzerime alır, onun sözdaşı ve yakını olurum.”