5/10
·138 syf.··
2026 25. kitabı
Depresif bir ruhla aşka ve yalnızlığa yönelik söylemlerin yer aldığı bu kitapta yer yer hissettiğiniz duyguları bulabilir yer yer de anlatılmak istenenin boşluğuna düşebilirsiniz.
ZinZal Barlin · İzan Yayınıclık · 20224 okunma
Maddeden manaya tefekkür
10/10
·152 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 23:22
Mem û Zin, Kürt edebiyatının dünyaya bıraktığı en büyük miraslardan biri. 1393 civarında Cizre’de yaşanan bu olay, beşeri aşkın nasıl ilahi bir aşka dönüştüğünü anlatıyor.Ahmed-i Xani' nin bu eseri mesnevi tarzında yazılıyor. Daha sonra romanlaştırılıyor. Maalesef dünyada bir Romeo ve Juliet veya Leyla ile Mecnun kadar bilinmiyor ama hak ettiği değer çok daha fazla. Birçok dilde şerh edilmiş olan bu eser, benim için, dünyevi olandan kopup manaya ulaşmanın bir yolu oldu. Kavuşma ümidinin müjdelendiği an, acıyla harmanlanmış bedenlerin bu müjdeye tutunamayıp teslim oluşu, acının sürekliliğinin insanı getirdiği farklı bir mertebeyi gösterir. Uzun süre acıyla yoğrulan ruh için, acının yok olma ihtimali bile sarsıcı bir sondur. Çünkü insan, bazen acısıyla var olduğunu hisseder ve o acı çekildiğinde ruhun bu dünyadaki dayanağı da yok olur. Günümüzün günübirlik, sığ duygularının gölgesinde kalanlar için bu imkansız bir muamma olsa da, gerçek aşka talip olanlar için yok oluş değil ,aslında hakikate kavuşmadır. Şu an hissettiklerimi kelimelere sığdıramam. Gökyüzü ve yerküre, insan elinden çıkma bunca acı, mazlumların bunca feryadı karşısındaki bu dimdik duruşunu nasıl koruyabiliyor anlayamııyorum. Doğanın bunca beşeri acıya, yıkıma, karşı bu vakur duruşu yanında, insanların bu kadar zalim , merhametsiz ve madde dünyasına hapsolmuş olması gerçekten çok acı. Bu kitabı bitirdikten sonra içimde öyle bir yangın oluştu ki, bazı çaresizliklerin tek tesellisinin gözyaşları olması insanoğlu için ne büyük acziyet oluyor ve bu teselliyi sadece küçük bir esinti gibi hissediyorsunuz. Bu eser, günümüzün gelgeç aşklarının anlayamayacağı kadar derin bir şaheser. Özellikle aşıkların mana alemine yükseldiği o son yirmi sayfa gerçekten tarif edilemezdi. Hele Ahmed-i Xani’nin kalemle olan
Duygu ve Düşünce
Mem u ZinMuhammed Said Ramazan el-Buti · Kent Işıkları Yayınları · 20221,022 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 20:54
"hızlı tüketilen" aşklarının yanında, Mem u Zîn’deki o ağırbaşlı, acıyla yoğrulmuş ama asla teslim olmamış sadakat, insana gerçek duygunun ne olduğunu sorgulatıyor. Beko’nun fitnesi her devirde var, ama Mem ve Zîn’in o saf ruhu da her devirde yeniden doğuyor. Eğer bu kitabı okuyorsan, sadece bir hikaye okumuyorsun; bir halkın ruhuna, kadim bir coğrafyanın kederine ve insan kalbinin en yüksek mertebesine misafir oluyorsun.
Mem u ZinEhmedê Xanî · Kuşak Yayınları · 20142,705 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
bir insanı yaratmaya nasıl bir duyguyla başlarsı nız?? Tanrının tek görevi yaratmak mıdır??? Yoksa Tanrı yarattığı şeyin kaderinden sorumlu mudur? Peki sorumluluklarını reddederse ne olur? Ya da sadece Tanrı mı yaratabilir? veyahuta yarattığımız inşa ettiğimiz bedenin veya varlığın veya şekillendirdiği mız herhangi bir duygu veya vaddetigimzi bir oluşun sorumluluğunu ne surette karşılayabileceğimiz söz konusu mudur.... bunun gibi verebileceğimiz birçok cevap ve nihayetinde sayısız örnek vardır .. bunu en çokta gündemimize oturan birçok çocuğu dünyaya getiripte sorumluluğunun bilincinde olmayan ve sorumluluğunu bırak varlığını veya yokluğundan bile habersiz olan toplumsal ilişkilerimize değinmek istedim yaşantımızda ki ilişkiler veya yaşamımızda yerin edinen bireyler veya dahil olacağımız bir toplumun bizi o ne derecede o bağa dahip edip var gostericek kadar içerisine alabilir. ve burdan yola ciakrak birazda uzun zamandan sonra ilk defa soluksuz derin çokça katmanlı ama bir o kadar da akıcı bu güzel yapıtın içRine çekmek isterim öncelikle basarki sorularıma geri dönerek bir insanı yaratmaya nasıl bir duyguyla başlarsınız??Peki Tanrı'ya öykünmenin cezasız kalacağını mı zannettiniz? Ya da başka bir deyişle yaratmanın cezası nedir?Ne demek Modern Prometheus? adını duyarken bile merak uyduran bir kavram olmuştu bende Prometheus; Yunan mitolojisinde insanın yaratıcısı ve ona ilim, irfan, koruma sağlayacak olan ateşi Olympos'tan çalıp insana veren ve bu yaptıkları ile Zeus'un gazabı ile tanışıp sonsuza kadar sürecek olan ceza ile cezalandırılan bir Titandır. Peki ya Frankenstein? birçoğumuzun bildiği üzere Frankenstein adının duyulduğu zaman korku filmlerinin en meşhur yaratıklarından biri gelir aklımıza ama hepimiz tam da bu noktada yanılırız. Çünkü aslında
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
7/10
·106 syf.··
2025 27. kitabı
Xanî, bu aşk hikâyesini, Kürt halkı arasında oldukça yaygın olan ve sözlü gelenek yoluyla yüzyıllarca dilden, dile dolaşan 'Memê Alan Destanı'ından esinlenerek yazmıştır. Mitolojik bir nitelik kazanan bu destan M.Ö.'den bu yana halk arasında, daha çok 'Dengbêj' 'ler tarafından ve özellikle uzun kış gecelerinde art arda uzayıp giden gecelerde manzum ve bazen de anlatıcı durup mensur (hikaye edici bir dille) anlatırdı. Uzun soluklu bu dengbêjleri, halk âdeta büyülenmiş bir şekilde ve kendinden geçercesine saatlerce dinler ve onu takip eden gecelerde hikâyenin sonunu büyük bir sabırsızlık ve merakla beklerdi. Halkın ilgisini göre anlatıcısı da hikâyenin kısa veya uzunluğunu belirler. Xanî, 'Mem û Zîn' ' i XVII. yüzyılın sonlarında yazmıştır. O dönemde yazılmış olan bütün eserlerde Arapça ve Farsça'nın etkisi altında kalıp bu dillerden kelimeler mevcuttur. Buna rağmen bu eser, Kürt dilinin ve zengin kültürünün ispatıdır. Bu eser, ilk olarak Ahmed Faîk tarafından (1143 Hicri-1730 Miladî) yılında Azeri Türkçesine çevrilmiştir. Sırrı Dadaşbilge, 1969 yılında nesre çevirip, beyitlerini sadeleştirmiştir. 42 yaprak 83 sayfadan meydana gelmiş bu çevirinin ilk sayfası zayidir. Faîk, Ehmedê Xanî'den 35 yıl sonra çeviri yapmıştır. iki ayrı yerden kendisinden bahsetmekte olan Faîk ayrıca gazellerin son beyitlerinde mahlas kullanmıştır. 1968 yılında M. Emin Bozarslan tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Leyla ile Mecnun, Romeo ve Juliyet gibi Mem û Zîn'de dünyanın ölümsüz edebi eserleri arasında yerini almıştır. Ve yine bu eserlerdeki gibi Mem û Zîn'de de beşeri aşktan ilahî bir aşka yükseliş vardır. Bu aşk etrafında Xanî, çağın sosyal, kültürel, dini ve idari durumunu güçlü bir şekilde tasvir etmiş, bölge (Botan bölgesi)'nın törelerini, bayramlarını (burada newroz bayramının yeri
Kurdî
Mem u Zin MasalıEhmedê Xanî · Otto · 20202,705 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 08:22
Mem û Zîn ' in hikayesini araştırınca Cizre'de 1450/1451 yılında yaşanan ve 17. yüzyıl sonunda Ahmed-i Hani tarafından manzum bir eser olarak yazıya geçirilen destansı bir aşk öyküsü olduğunu öğrenebiliriz. Hem dizisini izlemiş hem de kitabını okumuş biri olarak biraz fazla basit buldum. Mesela zamanın zorlu şartlarına yer verilmeliydi. Özetle: Asıl hikâyeyi Ahmedê Xanî yazdı, daha sonra Muhammed Said el-Bûtî gibi yazarlar eseri yorumladı veya modernleştirdi diyelim. Bu da hikayeyi basitleştirdi bence. Halk arasında da farklı anlatımları illa ki vardır yani bu öykü tek bir kalemden çıkmış klasik bir roman değil, kültürel bir mirasın ürünü haline geldi. İlk defa okuyacak olanlar etkilenebilir tabi. Her ne kadar kalem inci gibiyse de Kıymetsiz olur fazla sündürülürse. Ehmedê Xanî
Duygu ve Düşünce
Mem u ZinMuhammed Said Ramazan el-Buti · Kent Işıkları Yayınları · 20221,022 okunma
Reklam
Reklam