Kader, adeta Nuh'un Gemisiymişçesine, tepelerinde beya­ zın hiç eksilmediği, yakınlardaki yüksek dağlardan kaynayan nehrin kıyısına attı bizi. Kentin ortasından akan nehir güneyde­ ki sınırı geçip yakınlardaki denize dökülüyordu. Annem, elinde tuttuğu Balkan anahtarları destesinde yer alan, denizin kıyısını mesken tutan atalarımız tarafından çok­ tan terk edilmiş evlerimizin çok eski anahtarlarından biriyle, nehir kenarındaki evin kapısını açtı. Babam için, Annemin Balkan anahtarlarından biriyle açıla­ bilecek o hayal edilen kiJidin bulunabileceğine beslenen umut kapısı ilelebet kapanmıştı. Ailemizin mutluluğunun, kaderinin devamlılığı, Babamın ve Annemin hayallerinin kibarca ve göze batmayacak şekilde sürekli değiş tokuşu ile sağlanıyordu. Babamın hayalleri, dönü­şü olmayan gidiş mitinden kaynaklanıyor, Annemin hayalleri ise ailemizin kök salma, dönüş mitinde zemin buluyordu.
Sayfa 25 - YKY yayınları 2008
Edebiyat & Roman
Özgüven Yanılsaması
Yapılan çalışmalar, özgüvenin genetik yatkınlık, aile desteği, sosyal çevre gibi unsurlara bağlı olduğuna işaret ediyor. Eğer bu unsurları tek tek düşünürseniz konu, yine olanaklara ve bu bağlamda aileni zin sizi nasıl yetiştirdiğine bağlanıyor ne yazık ki. Yani büyük ihti malle oluşturduğunuz özgüven seviyesinin doğrudan ilk aşamada sizin yaptıklarınızla bir bağı yok. Her girişimi ''Aman dur, bizi rezil etme" ile "El alem ne der" aralığında tepkilerle karşılanan bir çocuk la, "Sen harikasın, her şeyi başarabilirsin" telkinleriyle büyüyen bir çocuk arasında böyle bir farkın olması normal elbette. Ama size güzel bir haberim var: ÖZGÜVEN TAMAMEN BİR YANILSAMADAN İBARET. Bu yanılsama hepimizde belli oranda var. Örneğin "Ne kadar zekisiniz?" sorusunun cevabı, %80'lik gibi büyük bir çoğunluk için "ortalamanın üzerinde" şeklinde karşımıza çıkıyor. Aynı eğilim "Ne kadar iyi bir insansınız?", "Ne kadar ahlaklısınız?" gibi sorular için de geçerli. Oysa büyük çoğunluğun ortalamadan yüksek olması matematiksel olarak mümkün değil. Dolayısıyla kendine muazzam özgüvenli görünen insanlar da bu yanılsamanın birer parçası.
Sayfa 110 - Kronik Yayıncılık
Reklam
-Zaten bu Türk kızları gülmek nedir bilmiyorlar ki... -Hatta erkekleri de... Fakat Van-zin-şan sözünü bitiremedi. Çünkü Ötüken'e geldiklerinin ertesi gününde ok atılırken Türklerin Şen-king'e nasıl güldükleri aklına gelmişti.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Belki de psikozların psikoterapiyle tedavi edilmesinden söz etmek için henüz çok erkendir. Bu arada ben psikolojik faktörün psikozun etyolojisindeki ve seyrindeki rolünü ve etkisini incelemenin önemine dikkat çekmeye devam edeceğim. İncelediğim psikozların çoğu son derece karmaşıktı, dolayısıyla bunları tek bir konferans çerçevesinde anlatmam mümkün değildir. Ancak zaman zaman kaynağı açıklanabilen nispeten basit vakalarla karşılaştığımız da vakidir. Örneğin anne babası köylü olan genç bir kız vardı. Bu kız erken bunama hastalığına yakalanmıştı. Pratisyen olan doktoru kı-zın her zaman sakin ve çekingen biri olduğunu anlattı. Semptomlar aniden ve beklenmedik biçimde ortaya çıkmıştı ve hiç kimse böyle bir şeyi tahmin etmiyordu. Kız bir gece aniden Tanrı'nın kendisiyle konuştuğunu duymuş. Tanrı ona savaştan ve barıştan ve erkeklerin günahlarından bahsetmiş. Tanrı'yla uzun uzun konuştuklarını söylemiş. Aynı gece İsa da görünmüş kendisine. Kızı gördüğümde son derece sakindi ama çevresiyle hiçbir ilişki kurmuyordu. Bütün gün sobanın yanında ayakta durdu ve ileri geri sallandı, ama soru sorulmadıkça kimseyle tek bir kelime konuşmadı.
Her yetişkinin yaşamına iki ayrı büyük aşk öyküsü egemen olur. İlki cinsel aşka ulaşma yolundaki arayışımızın öyküsüdür; bu bilindik öykü toplumsal olarak kabul görür, alkışlanır, iniş çıkışları ve fırtınaları ise edebiyatın ve müziğin çıkış noktasını oluşturur. İkinci öykü ise dünyanın sevgisini kazanma yolundaki arayışımızın öyküsüdür; daha gizli saklıdır, daha bir yüz kızartıcıdır. Onu bir şekilde ifade etsek bile çok nüktedan ya da alaycı ifadeler kullanmaya çalışırız
Mem nelere garkolmadı Zîn'in ateşi için Ferhad dağlar delmedi mi şirin'in aşkı için Kusur ise her saniye her yerde seni anmak Mecnun az mı yemin etti leyla'nın başı için
Sayfa 10 - Öz-Ge Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam