Kör Baykuş'un eylemi, olayları, zaman ve mekan dışında kalır. Olayları bölüşenler tipik kimselerdir, daha doğrusu bir tipin değişik kişilerdeki varyasyonlarıdır, bu kişiler mitik bir psikolojik kanunlarına göre birbirlerine dönüşürler. Baba, amca, arabacı, mezarcı,ihtiyar hurdacı ve romanın "kahramanı", aslında tek kişidir; esrarengiz genç kız, bayeder ve karısı. Normal zamanın kalkışı da bununla bağlantılıdır; şimdiki zamanla geçmiş zaman; anı, rüya va hayal olarak birbiriyle kaynaşmıştır. Sebeple sonuç arasında bir nedensellik yoktur, onları birbirine masallardaki mantık bağlar.
.
.
.
''Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığını artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilemezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum...''
.
.
•
İran edebiyatının önemli yazarlarından biri Sadık Hidayet. Kör Baykuş kitabı edebiyatta kendi alanında önemli bir yer edinmiştir. Bir defada okunup bir kenara bırakılacak bir eser olmadığını daha ilk sayfada gösteriyor. Kısa gözüken hikayede, sürekli size hitap eden paragraflar bulacaksınız.Hayal ile gerçek arasında gidip gelen bir anlatımla birlikte yazarın halet-i ruhuyesine bir anda bürünüyorsunuz. Yalın ve akıcı bir dille sayfalar akıp gidiyor. İnsanı tekrar tekrar okumaya iten şey, yazarın hissettirdiği duyguları daha çok özümsemeye çalışmak olacak. Kitabın özetini çıkarmak ya da ne bileyim kitap hakkında derin bilgi vermek insanı zorluyor. Bunun nedeni ise yazarın imgesel anlatımının güçlü olması. İnce gibi görünen