Anladık Türklerden nefret ediyorsunuz sayın Amin Maalouf:) Bu kadar çok okunan bir kitabın küçücük bir aralıktan bakarcasına yazılmasına şaşırdım. Ben de böylesine okunuyor diye çok 'tarihî' bir kitap olduğunu düşünmüştüm halbuki. Neyse, lale devrini âlem devri görenlerin keyifle okuyacağı bir kitap:) Bir güzel yanı başlarda akıcı bir dili olup bunca yanlış bilgilere rağmen kendini okutmayı başarması. Fakat ilerleyen sayfalarda kurgu o kadar abes bir hâl alıyor ki sıkıldım ve bir an önce bitmesini istedim. Ayrıca tarih okumayan bir insanın zihni fevkalade kirlenebilir.
Kitap roman olduğu için kurgu haliyle. Ama bu kadar da olmaz dedirten cinsten. Çünkü tarihi gerçeklikler abartılacak derecede saptırılmış.. Selçuklu desek aman Allah'ım! Koskoca Selçuklu'nun istikbâli kurgu karakterimiz Cihan adlı hizmetkâra bağlı:) O olmasa ne yaparmış, nasıl hâl çare bulurmuş, nasıl düzlüğe çıkarmış devlet:)
Yazar Hayyam'ın yazması bahanesiyle bir taşta iki kuş değil beş on kuş vurmak istemiş ve nefret duyduğu Türk hükümdarlarını yermiş de yermiş.
Hasan Sabbah ile ilgili bahsettikleri tarih yazımlarındaki gibi, hatta davasına sadakatini süslü ve ılımlı cümlelerle anlatıyor. Ömer Hayyam rubailerinde şarap geçirmese onu da adamdan saymayacak. Nizamülmülk desek tam bir musibet, onun davasına sadakatini ise zalim bir adamı anlatır gibi anlatıyor. Sırasıyla yazınca amaç anlaşılıyordur sanırım.
Bu kısım epey komik:D Seyyah olacak yaşa gelmiş adam İranlı bir hanım ablamızın göğsünden emerek süt oğlu oluyor:D Halbuki İslam fıkhına göre süt annenin emzirdiği çocuk 2.5 yaşını geçemez. Bu kısmı okurken yazarın hayal alemine güldüm ama bu yazılanlara inanan insanların olma ihtimali akla gelince öfkeleniyorsun haliyle. Yazar muhtemelen neyin nolduğunu biliyor fakat onu da anlıyoruz. Bir
"Bugün Müslümanlar, en çok İslâmi bilince sahip olmaya muhtaç görünüyor." kitaptan, kitabı anlatan en iyi cümle bu olabilir.
Bütün Müslümanların, Müslüman olduğunu iddia edip; yerine getirmesi gereken farzları aklına bile getirmeyen, faize bulaşan, putçuklar edinen, 'izm'lere kapılan, Batı'ya hayranlık duyan, İslâm dışı yaşamı ve akımları benimseyen, İslâm'a dogma deyip başka bir dogma olan bilime tapan, Müslüman olduğunu unutan ve Müslümanın kafa yapısını anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir şaheser. Tefekkür ettiren, Müslümanlığımızı sorgulattıran, bir kere değil defalarca okumaya ve düşünmeye sevk ettiren dolu dolu bir kitap. Okumama vesile olana sonsuz teşekkür. Okuyun, okutun.