Bir İdam Mahkumunun Son Günü

8,5/10  (236 Oy) · 
649 okunma  · 
166 beğeni  · 
6.044 gösterim
Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis'e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l'Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852'de Louis Bonaparte'ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859'da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı, 1870'de Fransa'ya döndü. 1871'de Paris Komünü'nü desteklemese de komüncüleri savundu. Victor Hugo 1829 yılında yayımladığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı romanıyla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıktı. Klasik edebiyatın şaheserleri arasında yer alan Notre-Dame'ın Kamburu ve Sefiller adlı romanlarıyla dünya edebiyat tarihine geçti.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053609902
  • Orijinal Adı:
    Le Dernier Jour D'un Condamne
  • Çeviri:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mahmut Çayır 
21 Kas 15:36, Kitabı okudu, 1 günde, 3/10 puan

Victor Hugo’nun, görüşlerini insanlara empoze etmek için yazmış olduğu bir eser. Benim okuduğum yayınevinde mahkumun suçu belirtilmemişti, başka yayınlarda, ailesi için yanlışlıkla birini öldürmüş olduğu yazıyormuş. Bu önemsiz bir ayrıntı çünkü mahkum ne kadar suçlu ya da masum olursa olsun, tasfirler mahkumun “suçsuz” olduğuna inandırıyor okuru. Suçsuz birinin idam edilmesi elbette zulümdür. Eserin bıraktığı etkinin sebebi de budur.

“Hugo çocuk yaşta, İspanya’da idama götürülen bir mahkumun yoldan geçişini izlemiş ve 16 yaşındayken, bir kızın, Adalet Sarayı önünde kızgın demirle cezalandırılışı sırasındaki dayanılmaz feryatlarını unutmamıştı.” Yazıyor önsözde. Bu olaylar üzerine idama karşı çıkan bir görüşe sahip olduğu düşünülüyor. Aklıma şu soru geldi; acaba Victor’un 19 yaşında boğularak ölen kızı, bir cani tarafından katledilseydi ve Victor kızının dayanılmaz feryatlarını duymuş olsaydı yine de idama karşı çıkar mıydı?

“En iyi kural, kuralsızlıktır.” Sloganı ile hareket ederek, anarşiyi göz ardı eden Romantikler’in öncüleri arasındaki Victor Hugo, hümanizminde savunucularından. Ölümünden sonra yayımlansın istediği 5 cümle arasında; “Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum. Tanrı’ya inanıyorum.” var. İyi de Hümanizm’in temellerinde Tanrı’yı reddetme de var. Bu ne yaman çelişki Victor?

“Ne olursa olsun idam olmamalı.” Sözü Müslüman için çok tehlikelidir, zira Şeriatta idam var. Lütfen bunu göz önünde bulundurarak yorum yap Ehli İslam. Hümanizm, içinde Sekülerizme büyük yer ayıran, İslam düşmanı tuzaklardan biridir. Sakın bu tuzağa düşmeyin!

İdamını isteyecek kadar nefret ettiği biri olmayan şanslı insanlar, görüyorum ki empati eksikliği çekenlerdensiniz. Şansınız daim, empatiniz bol olsun.

Hümanizimi sağlığa uyarlarsak, kangren tedavisini cinayet ile bir tutmuş oluyoruz. Ne suç işlerse işlesin kimse ölmemeli. Ya ne yapılmalı? Ömür boyu hapis işkencesi ile mi cezalandırılmalı? Ölüme onay yok ama işkenceye var öyle mi? Ya da en iyisi hiçbir şey yapmamak. Güçlü güçsüzü ezsin.

Kendi içinde bile tutarlılık barındırmayan bir akıma kapılmak için fazla zorlanmış olmalılar…

“Sanki haftalar değil de yıllar önce, ben de herkes gibi bir insandım. ” sözleriyle başlayan roman, hümanizmin en önemli eserlerinden bana göre. Mahkum, mahkemede cezasına karar verilirken, kürek mahkum olması için direnen savunma avukatını sert biçimde durdurur: “ Yüksek sesle haykırarak yinelemek istiyordum! Yüz kez ölmeyi tercih ederim!” der. Victor Hugo, mahkumun durumu için bizi karar hakimi pozisyonuna da sokmuyor. Mahkumun suçlu ya da suçlu olmaksızın durumuna bakılmaksızın, verilen cezanın her koşulda insanlık dışı olduğuna dikkat çekiyor. Ben zevkle okudum, dönem şartlarıyla birlikte değerlendirdiğim de gerçekten kaliteli bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Ülkü Ciner 
08 Şub 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Kitabı okurken bir yerden sonra mahkumun yerine geçiyorsunuz. Üzülüyor, korkuyor, kızıyorsunuz. İdamın berbatlığını, insanların acımasızlığını düşünüyorsunuz. Suçun ne olduğunun anlatılmaması tüm duygu yoğunluğunu mahkum üzerine topluyor. Madalyonun diğer yüzü aklınıza gelmiyor. Yazar tam da istediği mesajı vermiş. Bildiğim kadarıyla Fransa'da idam cezasının kaldırılmasında bu kitabın katkısı var. Beni asıl dehşete düşüren halkın sanki eğlence izleyecek gibi idamı beklemesi hemde giyotini. İnsanı etkileyen tavsiye edeceğim bir kitap.

kitap Dostoyevskinin de dediği gibi "ölüm mahkumunun son gününe , son saatine, hatta son dakikasına kadar anılarını yazdığı şekilde bir yöntemle anlatılmıştır." insanlaştıran duyguların mekan zaman yer farketmeksizin olduğunu yazar çok güzel anlatmış tarih boyunca uygulamada eksiklik gösteren ceza hukukuna, bir devrimin olduğu Fransız yıllarında anlatılması ayrı bir tamamlayıcılık olmuş. bu arada kitabın önsözünü muhakkak okuyun

Aysel 
17 Eki 2015, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Kendimi mahkumun yerine o kadar koymuşum ki, elim sürekli boynuma gitti.
İçimde sürekli mide bulantısı baş kaldırdı.
(Yine baş yazmışım. Uzun süre baş sözünü duymak istemiyorum.)

"Ne geçecek ki" diyor " benim başımı alınca insanların eline." mahkum. (yine baş dedim :(( )
Bazen af etmek lazım.

Mutlaka okumalısınız.

mustafa tamer akder 
24 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

bu kitap insanların genelinin empati kuramayan vicdanı görse tanımayacakların ne kadar acımaz olabileceklerini çok güzel bir şekilde tasvir edilmiş idam mahkumunun duyguları gelgitleri çok iyi yansıltılmıştır hata yapan insanların tekrar topluma adaptasyon eğitimi verilmemesi ve düzgün bir gözetim altında toplumla kaynaştırılmamasını ince bir şekilde eleştirilmiş herkesin bir kere okuması gereken bir kitap

Esra Uyar 
 21 Kas 17:17, Kitabı okudu, 10/10 puan

Adım adım ölüme doğru..

Üzüntü ile okudum bu romani biz hayatta bi cok şeye hazir olamazken romandaki karakter kendini ölmeye alıştırır ,hazirlar .

Ölüme hazırlıklı olunur mu?” roman bunu sorar okuyucuya. Adını bilmediğimiz mahkumun idam cezası aldığını öğrendiğinden, idam zamanına kadar geçen sürede ki değişimi, duyguları, ölümü kabul etme ve hazır olma çabası… bunları idam mahkumu yaşıyor ama acısını okur hissediyor.

Hakan TEKİN 
 04 Tem 23:51, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 9/10 puan

Attığı her adımda, geçen her saniyede, düşlediği her anıda ölür mü insan? Bir insan yaşarken ölür mü? Yaşayan birine ölü denir mi? Bir İdam Mahkumu ise...

Kitabı okumaya başlamam zaten ayrı bir hikaye bunu okumam için bana vesile olduğun için sana ayrıca teşekkür ederim.Şu an çok karmaşık duygular içerisindeyim bir insanın ölüme giderken yaşadığı acılar çektiği psikolojik baskıyı an ve an yaşadım sanırım.Yaptığı tasvirler.bu acıları çektiği yerler,çamura bulanmış yağmurda ıslanan ve bir insanın ölümünü izlemeyi heyecan içinde bekleyen insanlar an ve an gözümde canlandırdım.
Korku,acı,umut ile dolu bekleyiş içerisindeki bir mahkuma her ne yapmış olursa olsun bir insan olarak içimde çok büyük bir merhamet duygusu gelişti.Ama bazende diğer pencereden bakmak lazım olaylara.Yine de bir insana ölüm cezası vermek ve bunun ağırlığını taşımak çok zor bir baskı olsa gerek.Çok ince bir çizgi.İnsan bazen çok sevdiğiniz birine zarar veren için bile bunu yapamaz diye düşünüyorum.Benim için en zor okuduğum satırlar çocuğu ile geçirdiği anlardı ki burda göz yaşlarımı tutamadım.Bence mahkum orda ölmüştü zaten...............

Pelin Tunç 
22 Eyl 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kitabın önsözü... Beni fazlasıyla sarsan kısmı. Dönemin yaşantı biçimini özellikle ceza sisteminin yapısı, bu doğrultuda halkın idama karşı tepkileri, Krallıkla yönetilen sistemin ceza sistemine yönelik aldıkları kararlar... Beni derinden sarsan özellikle bu saydıklarıma tekabül edecek yaşanmışlıklar. İdam sahnesinde görmek ve duymak istemediğiniz ayrıntıların hepsi önsözde. Geçmişin ilkelliği yaratıklara mahsus ceza yöntemlerini okumak ister istemez bilincinizde belli görüntülerin oluşmasına vesile oluyor ve bundan kurtulamıyorsunuz bir de sabah okumaya başlayınca modunuz düşüyor.

Hükümet tarafından oluşturulan idam hükmü, kelimelerle oyun yapılarak mantıklı bir algılayış yaratmaları bir de süslemeler eklenerek halkı tesir altına alması, kitleleri peşinden sürüklemesi... günümüzde de değişik türevlerini görüyoruz.

Keyifle okuyamacağınız mutlaka okunması gereken kitaplardan...

Kitaptan 124 Alıntı

Ülkü Ciner 
 08 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Unutulmak
Yaşamak istediğim tek hafızadan çoktan silinmiştim bile!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 133 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 133 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)
Ülkü Ciner 
 07 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Sıradanlık
Etrafımdaki her şey tekdüze ve renksiz diye, benim içimde bir fırtına, bir mücadele, bir trajedi yok muydu?

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 42 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 42 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)

''İdam mahkumu! Peki neden olmasın? İnsanlar -buna hangi kitapta rastladığımı bilemiyorum- fakat yalnızca güzel şeylerden bahseden bir kitapta, bütün insanlar, günü meçhul bir infaza mahkumdurlar diye okuduğumu hatırlıyorum. Peki, o halde benim durumumda değişen ne vardı ki?

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 38)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 38)
Hakan TEKİN 
04 Tem 21:37, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Kalbimin öfke ve acıyla dolduğunu duyumsuyorum. Safra kesem patlamış gibi. Ölüm insanı ne kadar da hırçın yapıyor...

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 121 - Can)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 121 - Can)
Ülkü Ciner 
08 Şub 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Masalar, sandalyeler, iskeleler, el arabaları kiralanıyordu. Her yer seyirci doluydu. İnsan kanı tüccarları çığlık çığlığa bağırıyorlardı:
- "Kim yer ister?"
Halka karşı büyük bir öfke hissettim. Onlara "Benimkini isteyen var mı?" diye bağırmak istedim.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 144 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 144 - Kültür Bakanlığı Yayıncılık)

Kendi deyişleriyle bana ağır muhabbeti, argo konuşmayı öğretiyorlar. Bu, genel konuşma diline iğrenç bir tümör, bir siğil gibi eklemlenmiş bir dil. Bazen ilginç bir tutarlılığı, bazen de ürkütücü bir özgürlüğü var.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor HugoBir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo

Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek!sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 107)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 107)

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız