Cehenneme Övgü

8,8/10  (66 Oy) · 
164 okunma  · 
48 beğeni  · 
1.771 gösterim
Totalitarizmin kendi kendini yeniden üretmesi, yalnızca baskıcı güçlerin değil, bireylerin de sınırlı bir özgürlüğe razı olmasıyla gerçekleşir. Yaratıcılığını zorlayarak özgürlüğünü zenginleştirme çabasına girmeyen birey, var olanla yaşamayı seçer. Bu noktada düzen, bireyin onayıyla ayakta kalıyordur artık. "Seçme Özgürlüğü" düzenin sunduğu çeşitlilik oranında vardır:" Ya şu ya da bu"dur. Gündüz Vassaf ise böylesi bir "seçme özgürlüğü" nün tutsaklaştırıcı yanlarına dikkat çekerek "ya hep ya da hiç"i önerir...Ve totalitarizmi ayakta tutan kimi kavramların ne denli kof olduğunu gösterir: Gündüze karşı geceden, cennete karşı cehennemden, konuşmaya karşı sessizlikten,akla karşı delilikten, anlaşmaya karşı anlaşmazlıktan yana olur. Kahramanlığa karşı çıkar, "hain"leri savunur...

"Cehenneme Övgü, gönüllü köleliliğimizin dayanaklarını ve onu yeniden üreten 'çağdaş demokratik' aygıtları önümüze seren, totalitarizmin rafine biçimlerine dikkat çeken, asla üstünden atlanıp geçilmeyecek bir kitap. Her şeyi yeniden ele almayı öneriyor. Akıcı, yalın ve üstelik gündelik bir söylemle..."
-Necati Sönmez, Özgür Gündem-

"Gündüz Vassaf, eserinde alışagelmiş, güncel yaşamımızın kaçanılmaz parçası olmuş, her an hepimizin kabullendiği kavramları amansız bir biçimde sorguluyor..."
-Zeynep Oral, Milliyet-

"Gündüz Vassaf'ı okurken hem heyecan duyuyor hem de yazdıklarına tepki duyuyoruz. Kıpırdayan duyularımız ile aklımız arasındaki mesafesel ilişki koparılıyor: Özgürcesine havalanıyor, bir boşlukta yere düşmeden evvel duyulan heyecanı, terleyerek taşıyoruz.
-Ali Akay, Varlık-

"Belkide bu dönemle başedebilmemiz, kültür tarihinin birçok geçmiş başarısına birden başvurmamızla olanaklı olacak. Vassaf'ın kitabı da bu başvuru için el altında tutmamız gereken bir kitap."
-Oruç Aruoba, Cumhuriyet Kitap-

"Şeytanın avukatlığı konusunda son derece içten olan bir yazardan, zaman zaman neredeyse edebi tatlar da taşıyan çarpıcı denemeler. Bu kitabı çok sevebilirsiniz ya da sinir olabilirsiniz; ama kayıtsız kalmayın."
-Murat Aykut, Aktüel-
(Arka Kapak)
birsel özbellek 
11 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bizlere kabul ettirilmeye çalışılan düşünceleri sorgulamayı sağlayan söylemler var . Bu kitap düşüncelerime inanılmaz coşku kattı. Totalitarizmi sorguluyor ve kişi olarak gerçekten özgür müyüz diye düşünüyoruz ( ! ) Kitaptan alıntı bir cümle :
'' İSTEDİĞİM GİBİ OLMAK İSTEMİYORUM ''

Ali Ünal 
 17 Şub 16:37, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ödül sistemini genel anlamda oldum olası sevmemişimdir. Kendimi sinefil olarak bile nitelendirebilecek iken oscar törenlerinden cüzzamlı gibi kaçarım, çok kurgusal ve amaçlıdır. Ödül (hatta adaylar bile) iyi olandan çok sistemi parlatanın olur, gücün haklılığına güzelleme yapılır genelde. Yapım şirketlerinin PR çalışması ölçü olarak daha belirleyicidir. Aynı toplum mühendisliğinin bir parçası olarak bazı nobel edebiyat ödülleri gibidir. Güçlünün "sahte" haklılığına kanıt yapılan "gerçek" harçtır, çimentodur. Artık egemenin sözel organıdır, ağzıdır o ödüller. Bu kitapta ödül sisteminin anti versiyonu gibidir.

Genelin normalleştirdiği kavramların sorgulanması gerektiğini, sizin çoğu seçiminizin adınıza çok önceden yapıldığını, sadece önünüze konan kısıtlı (ve zararsız) alternatiflerden seçim yapıyor olduğunuz yanılsamasına düşmemeniz gerektiğini anlatır. Gerçeklerle (doğrularla değil kasıt) yüzleşmenin keyifsiz mutluluğunu yaşatır. Monte edildiğiniz sistemden ne kadar koparılamaz durumda iseniz o kadar rahatsız olacağınız ve başarısız bulacağınız bir kitapla karşı karşıyasınız.

Gündüze karşı geceyi savunur, cennete karşı cehennemi anlatır. Uslu ama sahte çocuklar haline getirilmeye izin vermeyin der. Sorgulayan, yaramaz ama gerçek çocuklar olun der. Kısaca yaratılan sahte cennetlere inat "Cehenneme Övgü"dür.

Ronidar Yüce 
11 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Klişeleşmiş anlayışa karşı hayata yeni bir bakış açısıyla bakıyor. Deneme niteliğinde ve tamamen eleştirel bir kitap. Ben çok beğendim. Akıcıydı ve hiç sıkılmadım.

Kitabı ilk yarısında elimden düşüremedim. Her cümlesiyle beni etkiledi. Fakat 2. yarısında çok düşünüp her şeyden anlam çıkarılmaya çalışılıyor hissi verdi. Yine de günümüzde gözden kaçırdığımız birçok şeyi farketmemizi sağlayacak bir kitap.

Ben bir an sonunu getiremeyeceğimi diye düşündüm.

Cidden bazı yerlerde ‘Abicim biraz abartmadın mı ya? Nerden nereye bağladın.'' diyesim geldi. Ama genel itibariyle büyük bir eleştiri vardı. Aslında bunlar yeniden söylenen sözler değil, zamanında Voltarie çıktığında da ''bu sözler yeni değil ama Voltarie güzel söylüyor'' demişlerdi, şimdi yazar da bunu uygulamış. Yeni sözler değil ancak yeni üslup. O yüzden sadece psikoloji değil sosyoloji alanındakilerde ilgilenmeliler kitapla.

Kitabın en çok ‘’Sanatçıdan Sakının!’’ kısmını beğendim. Haklı ve yerinde bir değerlendirmeydi.

Yazarda biraz Avrupalı filozof adaylarının yaptığı ‘’Hristiyanlık’a atıf’’ havası gördüm. Yani Musevilik, Budistlik, Müslümanlık dururken sıklıkla Hristiyanlık’a gelmesi Aydınlanma yazarları gibi davranıyor hissi verdi. Birkaç kısım yakalayabildim oraları da geçiştirmiş ;

‘’ insan, en azından kitabi dinlerin (Musevilik, Hıristiyanlık, İslam) gözünde öylesine masum bir yücelikte ki onun düşüşü bile yılanın aldatmacası yüzünden oldu.’’


Homo Sapıens Blues kısmı bana biraz Cesur Yeni Dünya’yı anımsattı. İlginç.

Kitabın istisnasız en vurucu en etkili kısmı çocuk yapmakla alakalı olandı.

Muzaffer Akar 
27 Nis 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Aslında çok ilginç bularak heyacanla okumaya başladım tam bir hayal kırıklığı oldu, Yazar sırf yazmak için aklından o an da neler geçiyorsa yazmış konu, anlatım,herhangi bir sonuç yok.

Kitaptan 42 Alıntı

Ferah 
25 Tem 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu halde o kadar sıkışıp kaldık ki, ne zaman yürüyüp ne zaman duracağımızı gösteren ışıklara muhtacız.”

Cehenneme Övgü, Gündüz VassafCehenneme Övgü, Gündüz Vassaf
Ferah 
01 Mar 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Geceleri âşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. Gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. Gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. Ama geceler bizi yeniden âşık eder, bize “seni seviyorum” dedirtir. Gündüzleri söylenen “seni seviyorum’lar geceye gönderme yapar."

Cehenneme Övgü, Gündüz VassafCehenneme Övgü, Gündüz Vassaf
Ferah 
25 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

''Birbirimizi anlayamayacağımız korkusuyla, sözcükleri gereğinden çok fazla kullanıyoruz. Konuşmamanın , iletişim kurmayı reddetme anlamına çekilmesinden, kabalık olarak görülmesinden korkuyoruz. Ayrıca çok fazla konuşuyoruz. Sessizlik bizi ürkütüyor. Sessizliği denetleyemiyoruz. Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımadığımız dürtülerin, özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır.''

Cehenneme Övgü, Gündüz VassafCehenneme Övgü, Gündüz Vassaf

Sırf günü huzurlu geçirmek için "evet" der, ama aslında "hayır"ı kastederiz.

Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 176)Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 176)

Oysa gündüz ve gece kişileri aynı kişiler. Gün ışığı içimizdeki teslimiyetçiliği ortaya çıkarır, ama geceleri kendimizi özgür hissederiz. Gün boyunca hayatta kalmaya, geceleri yaşamaya çalışırız. Gün ışığı bir tuzaktır. Işık bizi kör eder. Ama geceleri, gözlerimiz faltaşı gibi açılır. Gün boyunca dikkatimiz, gözlemin hizmetine sokarız.Gündüzleri uydusuyuzdur dışımızda olup bitenin. Oysa gece artık izlenecek bir şey yoktur. Sadece, yaşamın belirgin sesi duyulur içten içe. "Yaşamın anlamı" gece duyumsanır ve sorgulanır.Yaşam gecenin konusudur.

Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 18)Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 18)
şengül şahin 
06 May 14:57, Kitabı okudu, Puan vermedi

Gazeteler, radyo ve televizyon, bize dünyada olup bitenler hakkında bilgi verir. Enformasyon güçtür, der bir özdeyiş. Haber aldığımız oranda gücümüz artar. Çağımızın eğilimi de, giderek daha çok bilgi sahibi olmak yönünde. Ancak bu da bilgi içinde boğulmamıza yol açıyor. Aşırı haber ve bilgi bolluğu, bizi her türlü bilgi ve habere karşı duyarsızlaştırıyor.

Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 37)Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf (Sayfa 37)

Ingiliz madenci oğlunun klasik oykusü: Anne üşüyorum, sobayı yakamaz misın?
- Kömürümüz yok.
- Neden?
- Çünkü baban işsiz kaldı.
- Neden?
- Fazla kömür olduğu için.

Cehenneme Övgü, Gündüz VassafCehenneme Övgü, Gündüz Vassaf
Ferah 
22 Ara 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

'Kahraman yaratma özlemi, hepimizin içindeki totaliter eğilimi, güçlü bir kişiye gönüllü olarak boyun eğme ihtiyacını gösterir. Kahramana duyduğumuz gereksinim, kendi içimizdeki güvensizlikten doğar.'

Cehenneme Övgü, Gündüz VassafCehenneme Övgü, Gündüz Vassaf
5 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Gündüz Vassaf.
Gündüz Vassaf. Siyasi olaylar nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi'ndeki öğretim üyeliğinden istifa eden yazarın Amerika'dayken yazdığı Cehenneme Övgü kitabının, yine aynı okulda, derslerde okutulduğunu biliyoruz. Bu ne kadar ironikse bir o kadar da Gündüz Vassaf'ın önemini vurgulamalı bize.