Doğu'dan Uzakta

8,2/10  (84 Oy) · 
280 okunma  · 
67 beğeni  · 
1.613 gösterim
Geçmiş... bıraktığın yerde mi hâlâ?

Amin Maalouf’tan unutulmayacak bir “eve dönüş” romanı

Amin Maalouf’un merakla beklenen yeni romanı Doğu’dan Uzakta, kaderin ve tarihin acımasızlığında terk ettikleri yurtlarına dönen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatıyor.
Doğu’dan Uzakta, bir yüzleşmenin romanı: Gençliklerinin en güzel dönemlerini bir arada geçiren, ülkelerinde patlak veren iç savaştan sonra farklı yerlere dağılan ve yıllar sonra, eski arkadaşlarından birinin cenazesi için tekrar ülkelerine dönen bir grup arkadaş... Açıkça belirtilmese de Lübnan İç Savaşı’nın getirdiği yıkımlara ve Ortadoğu coğrafyasının kültürel, tarihsel ve toplumsal sorunlarına dair çok çarpıcı gözlemlere de yer verenDoğu’dan Uzakta’da Maalouf, yine en iyi bildiği şeyi yapıyor: Doğu’yu anlatıyor.

Kitaptan:

“Yenikler her zaman kendilerini masum kurbanlar olarak göstermek eğilimindedirler. Ama bu gerçeğe tam uymaz, hiç de masum değildirler. Yenildikleri için suçludurlar. Kendi halklarına, kendi medeniyetlerine karşı suçludurlar. Sadece yöneticilerden değil, benden, senden, hepimizden bahsediyorum. Bugün tarihin mağluplarıysak, hem kendi gözümüzde hem de tüm dünyanın gözünde aşağılanmış durumdaysak, bu sadece başkalarının değil, öncelikle bizim suçumuzdur.”
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    460
  • ISBN:
    9789750823848
  • Çeviri:
    Ali Berktay
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Vedat Baysal 
11 Tem 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Lübnan'daki iç savaş nedeniyle ülkesini terk ederek dünyanın çeşitli ülkelerine giden ve yerlerinde kalan bir grup üniversite öğrencisi arkadaşın, ayrılıktan çeyrek asır sonra içlerinden birisi olan Murad'ın ölümü sonrası, yine gruptan olan ve Fransa'ya giden Adam'ın tekrar ülkeye gelip diğer arkadaşlarını yeniden buluşturmak için verdiği uğraşı ekseninde devam eden bir eser.
Farklı inançlardan olmalarına rağmen bunu arkadaşlıklarının önüne hiç bir zaman geçirmeyen, fikri düzeyde tartışmaları olan ve yaşadıkları coğrafyanın aksine dünyayı idealize etmek isteyen ancak bunu başaramayan bir avuç insan.
Kitabı okurken -Âmin Maalouf'un kendisini Adam ile karakterize ederek aktardığı yönündeki değerlendirme eşliğinde- gerek ülkeyi terk edenlerin ve gerek ülkede kalanların bakış açılarının haklı olduğunu düşündüm. Ortadoğu'da yaşanan insanlık dramlarını düşünmeden edemiyorsunuz. Vatanlarını terk etmek zorunda kalan - devrim sonrası Mısır'dan Ayrılan Semiramis'in ailesi, Irak'a tekrar dönemeyen Hanım, Naim- ülkemizin kıymetini bir kez daha anlamama sebep oldu.

emine çelikbaş 
12 Oca 14:14, Kitabı okudu, 16 günde, Beğendi, 8/10 puan

1975 Lübnan iç savaşı sonrası dağılan arkadaşlıklar ve 2001 yılında içlerinden birinin ölümü sonrası farklı ülkelerden eve dönüş yoluna çıkanların hikâyesi.

Kitap, başkarakter Adam’ın Fransa’dan ülkesine dönüşünden büyük buluşmaya kadar ki 16 günlük süreyi, geçmiş-dün-bugün arasında hesaplaşmaları, ertelenmişlikleri, pişmanlıkları, keşkeleri anlatıyor. Kitap boyunca olması beklenen buluşmanın anlatımını öyle hayal ettim ki, öyle heveslendiriyor ki yazar, gözümde buluşma sahneleri canlandırdım ama ne yazık ki beklediğim gibi hasretin son bulduğu bir son olmadı. Acaba beklediklerini bulacaklar mı sorusu cevapsız kaldı. Son oldukça sönük kalmış. Oysa Adam’ın heyecanla arkadaşlarını bir araya toplamak için uğraşlarının neticesi okurun hak ettiği bir son olmalıydı. Aslında hiçbir kitap bu yorumumu hak etmez, yazar okurun beklentisini tabii ki karşılamak zorunda değil ama bu kitapta bunu çok şiddetle istedim. Galiba romanlarda bile Doğu’nun kaderi hep aynı, sanırım Doğu mutlu sonu hak etmiyor.

Kitapta hoşuma giden iki nokta var: Birincisi hepsi farklı dinlerin mensupları olan karakterlerin inanç çatışmaları neredeyse hiç yok. Bir zamanlar Doğu her dinden insanın bir arada mutlu yaşadığı bir yerdi düşüncesi oldukça güzel anlatılmış. İkincisiyse sanırım ülkesinden kaçan herkesin başka ülkelerde refah seviyesine, saygın noktalara ulaştığını görmek. Sanırım bunda da Maalouf’un Lübnan’dan Fransa’ya gitmiş ve başarılı olmuş olması yatıyor. Tabi yazarın bu durumu daha da gerçekçileştiriyor olayları.

Yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi sizi yoğun bir tarih konusu içine çekmiyor hatta uzunca bir süre dönemin, yerin neresi olduğunu anlayamıyorsunuz, başka kaynakları araştırırsanız hikâye tam oturuyor zihninizde.

İnsan savaş halinde ülkesini terk etse, gitse mi uzaklara pişman olur yoksa kalsa mı, burada belirsizlik hâkim ve karar okura kalmış.

Geriye dönüp baktığınızda görmek istediğiniz orada en son bıraktığınız insanlar, onlarla biriktirilen anılar. Anılar gerçekten sizi siz yapan, dünü var eden. Yoksa yaşanmışlığın, geçmişin izlerinin olmadığı ev neye yarar ki! Sizi çağıran ev değil, yuva.

Siz, Maalouf’un gözüyle doğudan uzakta “Doğu’dan Uzakta”yı okuyun.

Halil Yavuz KAYA 
11 Tem 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Amin Maalouf un zevk ile okuduğum bir başka yapıtı.
Adam, telefondan ki, "eski bir arkadaş" olarak yorumladığı, taaaa ! uzaklardan gelen, iç kargaşadan dolayı bırakıp gittiği kendince haklı sebeplere bağladığı, doğudaki , Akdeniz in en doğusundaki ülkesinden gelen bir çağrı üzerine kurulmuş mükemmel kurgu.
Dinler arası, toplumlar arası gerek dayanışması gerek çatışması, Orta Doğudaki çalkantının analizi, mükemmel bir anlatım yöntemiyle kaleme alınmış. Arkadaşlık bağlarının, çok uzaklara dağılsalar bile aralarından ecelle ayrılanlar olsa bile, zamanla nasıl yön değitireceğini, ama nasıl bir dayanışmaya gereklilik duyulacağını, anısal, hatırasal bir yazım tekniği ile; Bir nevi yazarın kendi hayatını özetlediği, ama beklenmeyen finali ile yazarın "ben olmayabilirim sevgili okurum " dercesine bitirdiği çok çok güzel bir kitap. tavsiyeye şayandır efendim.

seher 
26 May 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yazarın kendi hayat hikayesini yazdığını düşündüğüm kitap ta;Lübnan da iç savaşın başladığı yıllarda, birbirlerinden ayrılan bir grup arkadaşın, ülkede kalmış olan bir arkadaşlarının cenazesi dolayısıyla 20 yıl sonra bir araya gelip geçmişleri ile hesaplaşmalarının hikayesi anlatılmaktadır. Ortodoğu da yaşanan olayları da farklı hayatlar üzerinden görmek mümkün olmaktadır.

Meltem 
04 Ağu 19:53, Kitabı okudu, 11 günde, Beğendi, 8/10 puan

Amin Maalouf' un okuduğum ikinci kitabi. Gercekten sürükleyici ve insanı icine alan bir eser. Arkadaslar arasinda gecen her tartışmada "Ben olsam ne derdim ?" diyebiliyorsunuz. İnsanin iç dunyasina yolculuğa cikariyor ve kendisiyle basbasa kalmasini sağlıyor. Her arkadas farkli bir karakteri, farkli dunya görüşünü ele aliyor, boylece insanlarin yasantilarinin, gecmis yasantilarinin kisileri nasil sekillendirdigini gorebiliyorsunuz. Kitapsever arkadaslara tavsiye ederim .

Muhammed Işık 
03 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Batıda eğitimci olan doğulu bir aydının olaylara bakışını,arkadaşları ile ilişkilerini anlatan kültürü ve dinleri harmanlayan güzel bir kitaptı.

habibe kavak 
14 Ara 2015, Kitabı okudu, 25 günde, Beğendi, 7/10 puan

Kitabı sevdim sonu konusunda kararsızım çünkü böyle bir şey beklemiyordum resmen dumur oldum..
Ve kitaptaki Adam karakterinin israil ile ilgili düşünceleri Amin Maalouf'un kendi düşüncelerimi çok merak ettim

Maalouf dan yine tadına doyum olayacak bir yapıt son yıllarda dogu batı sentezini en iyi gerceklestiren yazarlardan biri olarak karsımıza cikiyor

Bir kitabın , hem içinde barındırdığı duygu olarak hem günlük hayatta kullandığımız 'dil' kuralları olarak bize kattığı bir takım artılar vardır.Bu kitap ta süslü kelimelere ihtiyaç duymadan ,yalın ve net bir dille karşınızdakileri ikna edebilmenin yollarını gösteren bir kitaptı benim için.

Çağrı 
30 May 18:55, Kitabı okudu, 12 günde, 8/10 puan

Dilini beğendiğim, dönemin Lübnan'ını güzel bir hikaye eşliğinde bize anlatan bir kitap. Çeşitli coğrafyaların farklı dönemlerine dair hikayeleri seviyorsanız, bu kitap da ilginizi çekecektir.

2 /

Kitaptan 83 Alıntı

Ferah 
26 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

''...eğer ikiniz de kitap okuyanlar alemine aitseniz paylaşılmış bir cennete el ele girmek üzeresiniz demektir.''

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf
Betül 
21 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

Kitapların büyüsünden sık sık söz edilir. Ama bu büyünün çift yönlü olduğu pek söylenmez. Bir okumanın büyüsü bir de kitaplardan bahsetmenin büyüsü vardır.

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf
seher 
25 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Ben bugün dinin her yere sokulmasına ve her şeyin onunla gerekçelendirmesine öfkeleniyorum. Böyle giyiniyorum, çünkü dinim böyle istiyor. Şunu veya bunu yiyorum, çünkü dinim böyle istiyor. Arkadaşlarımı terk ediyorum ve hiçbir izahat verme ihityacı duymuyorum, çünkü dinim çağırıyor. Dini her işe karıştırıyorlar ve ona hizmet ettiklerini sanırken, aslında kendi ihtirasları veya kendi delice hevesleri için dini kullanıyorlar.
Din elbette önemli, ama aileden, arkadaşlıktan, sadakatten daha önemli değil. Ahlakın yerine dini geçiren insanların sayısı durmadan artıyor. Sana caiz olandan ve olmayandan, mübahtan ve mekruhtan söz edip sözlerini alıntılarla destekliyorlar. Bence neyin dürüstlüğe veya adaba uygun olduğuyla uğraşsalar daha iyi ederler. Bir dinleri olduğu için ahlaka ihtiyaçları kalmamış gibi davranıyorlar

Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 241)Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 241)
Sadettin TANIK 
29 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

İnsanın kendi iç hesaplaşmalarıyla tamamen baş başa kalmak istediği anlar vardır ve o noktada en küçük bir dış müdahale bile saldırı gibi algılanır.

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf

İnsan geçmişin yok olması karşısında kolay avunur; asıl kaldırılamayan, geleceğin yok olmasıdır.

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf
Vedat Baysal 
11 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

"Ma sar chi, ma sar metlo." Bunu bazen öğrencilerime kendimce tercüme ederek söylüyorum. "Olup biten her şey daha önceden olup bitmiş bir şeye mutlaka benzer."

Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 262)Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 262)
seher 
26 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

Aynı anda hem şiddetle milliyetçi hem de kararlı bir şekilde evrenselci olunamaz.

Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 278)Doğu'dan Uzakta, Amin Maalouf (Sayfa 278)
Sadettin TANIK 
19 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Yüce gönülülük yüce gönüllülügü, umursamazlık umursamazlığı ve aşğılama da aşağılamayı doğurur.Özgür varlıkların anayasası böyledir ve ben de başka bir anayasa tanımıyorum.

Doğu'dan Uzakta, Amin MaaloufDoğu'dan Uzakta, Amin Maalouf