Tatar Çölü

8,7/10  (58 Oy) · 
93 okunma  · 
46 beğeni  · 
1.581 gösterim
Tatar Çölü, 2. Dünya Savaşı sonrasında parlayan modern İtalyan edebiyatının ilk ve en usta ürünlerinden biri, çağdaş dünya edebiyatında da önemli yer edinmiş bir eser. Genç ve hevesli bir teğmenin, ilk görev yerini çevreleyen uçsuz bucaksız çölle "savaşı". Çöl, hem teğmenin muhtaç olduğu düşmanı ondan esirger hem bizzat "düşman"ın yerini tutar, hem de gizemli, tarifsiz varlığıyla genç teğmeni cezbeder. Gerçek dışı, soyut bir mekanda, zamanda, zeminde, olaysızlığın ortasında insana ilişkin en can alıcı sorular...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9789754701258
  • Orijinal Adı:
    Il Deserto Dei Tartari
  • Çeviri:
    Hülya Tufan
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Nina 
12 Tem 11:43, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitabın son sayfalarına geldiğim zaman bana Pablo Nerudo’nun şiirini aklıma getirdi. Tarif edecek daha iyi kelimeler bulamazdım bundan dolayı yazmayı düşündüğüm incelememden vazgeçtim.

Yavaş yavaş ölürler

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar.

Ümit güder 
31 Eki 18:14, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

#kitapyorum
Bazı kitaplar vardır okuyan herkesin anladığı aynıdır , kendinizden birşeyler bulamadığınız başı sonu belli bir olay örgüsü içinde gelişen ,romantik ,aksiyon ,polisiye macera kitapları gibi .
Bazı kitaplar vardır herkesin olay örgüsü haricinde bir yerinden başka birşeyler yakaladığı ,bir yerinden kendi hayatından benzerlikler bulduğu ,Hah işte bu o tarz kitaplardan .
Biraz konu ; genç bir teğmen ilk görev ataması olarak kuş uçmaz kervan geçmez bir sınır kalesine atanır ,ilk başlarda hemen bir şekilde şehre tayinini yaptırıp ayrılmak ister ama üstleri 4 ay beklemesi sonra gitmesi tavsiyesine uyar ve bir şekilde kaleye saplanıp kalır .
Bu ilk bölüm ki arka kapakta da yazan kısım .
Burada bence anlatımsak istenen ; çoğu insanda görürüz hep birşeylerden şikayet ederler eşinden ,işinden ,yaşadığı yerden ,hayatında ki bazı şeylerden ama bir türlü o değişimi yapamazlar ki yazar bunun nedeninin " alışkanlıklarımızın " olduğunu vurguluyor .
İkinci bölüm ki esas iç acıtan kısmı ,genç teğmen tüm kaledekilerle birlikte sürekli kuzeyden çölden gelecek ama bir türlü gelmeyen Tatar saldırısını bekleyerek geçen ömürlerini anlatıyor .
Ki burada da yazar herkesin hayatlarında hep birşeyleri ( ya da birilerini , ya bir mutluluğu ,başarıyı,bu dünyaya boş yere mi geldim birşeylerin baş rol oyuncusu ,kahramanı olmayı vs ) bekleyen insanların dramını Zaman içinde umutlarının hayatları gibi tükenişini anlatıyor .
Tamam bu kadar değil tüm kitabı anlatmayalım ama bir de hayatın son kazığı da var .
Bir de benim ara sıra çiziktirdiğim iki satır var ki bu kitap için uygun düştü
- ey zavallılar
Hayatın ....edip bir kenara attıkları
Hala büyük bir umutla ,iyi birşeyler olasını mı bekliyorsunuz .
Bekleyin hiç gelmeyecek o günü .
Der ama herkesin bu kitabı okumasını isterim moralinizi bozsa da ....koyayım böyle hayatın deseniz bile

Oblomov 
11 Nis 10:23, Kitabı okudu, 4 günde, 7/10 puan

Kitapta kahramanın hayatında hiçbir şey olmamasına rağmen hep bir şey olacakmış gibi umut ederek yaşama tutunmaya çalışması ve yaşamının hiç farkına varmadan nasıl tükendiği anlatılmakta. Aslında anlatılan sıradan insanın hikayesidir. Herkes kendinden bir şeyler bulabilir bu kitapta. Bu kitabı okurken sıkılan insan kendi hayatını gördüğü için sıkılmıştır bence.

Inci DERYA 
30 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Mence bu kitab asger heyatini butun cilpaqligi ile gozler onune seren en guzel bir numunedir... her an muharibenin baslayacagini gozleyen genc tekmen Droqo bu gunu cox gozleyir ve bir gun....

Esma Ünal 
18 Eki 19:49, Kitabı okudu, 6 günde, Puan vermedi

Genç yaştaki subay göreve başlama umuduyla yanıp tutuşur ve atandığı kaleye büyük bir hevesle gider. Kale umduğu gibi bir yer değil tamamen farklıdır. İlk fırsatta kaleden ayrılma umuduyla üsttüyle görüşür teğmende kendisinin ayrılmasının mümkün olduğunu ancak dört ay daha beklerse sağlık raporu ile kaleden ayrılabileceğini söyler, dört ay çok çabuk geçer subay Drogo alışmıştır kaleye ve benimsemiştir ayrılmak isteme düşüncesini süzgeçten geçirir ve kalmaya karar verir ve işte tam o zaman hayatındaki en önemli kararı verdiğinin farkında değildir.
Her zaman yaptığımız davranışlar alışkanlıktan öte hayatımız olursa işte o zaman monoton bu hayat bizim gençlik yıllarımızı ölüm döşeğine kadar götürebilir. Umut dahil olursa bitmek bilmeyen bekleyiş işte bu konuyu işleyen hayal ve hayal kırıklıklarının ortak payda da buluşturan eser şimdiye kadar okuduğum en farklı tarzdan oluşmakta oldukça akıcı anlatıma rağmen olaylar için aynı akıcılıktan bahsedemeyeceğim. Sürekli beklemenin, gururun, inat etmenin anlamını biraz sorgulamak için okuyun derim.

M. ZAUR 
08 Kas 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

yene harb heyatı yene asger yaşamı.. ancaq Buzattinin yaklaşımı tam farklı onun mehz bu eseri demek olar ki, tamıtamına mümkün ola bilen bir heyatı eks etdirib...... gözlemek - gözlemek(beklemede keçen ömür) diger görkemli edibin "polkovnike mektub yoxdur" eserinde de var......

İnsan kaderinden kaçamıyor gerçekten. Dino Buzzatti' nin okumaya değer bir kitabı. Bir kaleye atanan Drogo adlı bir askerin hikayesi.Kale de Drogo nun kaderi.

Bekir KIRAÇ 
30 Haz 13:32, Kitabı okudu, 9 günde, Beğendi, 10/10 puan

Biliyorum size çok komik gelecek ama eğer ilk 200 sayfadan sıkılmadan son 30 sayfaya ulaşabilirseniz sonunda gerçekten büyük bir hediye ve sürpriz bekliyor sizi. UMAG'ın bir seminerinde Mehmet Eroğlu'nun "hayatımı değiştiren kitap" diye tavsiye ettiği kitap; işte bu kitap! Ben de onun bu tavsiyesi üzerine okudum, sene 1999... ŞOK oldum.
Bu kitabı okuyan her insanın hayatında öyle ya da böyle bir şey değişmiştir. Son derece tek düze, son derece sıkıcı, insanı bunaltan bir tarafı var ama sonu herşeye değer. Bu arada uyanıklık yapıp son 30 sayfaya bakmayı düşünenlere uyarı: İlk 200 sayfa sizi ruhsal ve düşünsel olarak son 30 sayfaya hazırlıyor. Her satır, her paragraf, her sayfa sürekli aynı noktaya ve aynı şeye konsantre olmanıza uğraşıyor ve sonunda GÜM!
Mutlaka okunmalı...

Nby Bklmz 
22 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

hayatımızın alışkanlıklarımızın esaretinde devam ettiğini, karar alamamanın insanı ne kadar (kendi hayatı üzerinde bile) pasifize edeceğini en keskin detaylarıyla öğrendiğim şahane roman.

baver 
08 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4/10 puan

felsefi derinlikten yoksun şekilde varoluşu sorgulayan kitap. bu derinlikten yoksun olduğu için sıradan bir roman gibi okunuyor. ve sıradan bir roman olarak gerçekten sıkıcı.

2 /

Kitaptan 43 Alıntı

Inci DERYA 
30 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"CƏSARƏTLİ OL, DROQO" . Və O, mübarizə aparmağı, təslim olmamağı, qorxunc fikrə gülməyi sınaqdan keçirtdi....... -

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 286 - kitap)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 286 - kitap)
Soner 
13 Ara 2014, Kitabı okudu, 7/10 puan

Dünle evvelsi gün birbirinden farksızdı, onları birbirinden ayırt edebilmesi olanaksızdı; üç gün önce olmuş bir şey de yirmi gün önce olmuş bir şey de sonuçta ona eskiden olup bitmiş bir şey olarak görünüyordu. Böylece, o ayırdına varmadan, zaman akıp gidiyordu.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 73)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 73)

Şehrin içinde eski arkadaşlarını bulmak için dolaşıp duruyor ama sonuçta kendisini hep bir kaldırımda tek başına buluyor, akşamın gelmesine daha bomboş ve uzun saatlerin olduğunun farkına varıyordu.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 149)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 149)

...zavallı kale basit sihrin çabuk çözüldü, kuzey çölü hep öyle bomboş kalacak, asla düşman gelmeyecek, asla hiç kimse gelip de senin zavallı surlarına saldırmayacak.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 146)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 146)

Şu anda, diye düşünde Drogo, güneşin ilk ışınları kalenin burçlarına ulaşmış, nöbetçiler soğuktan adeta uyuşmuştur. Kulağı boş yere bir boru sesi duymayı umut etti.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 151)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 151)
a leaf 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Fakat gene de yatağa girmeye hazırlanırken içinde acı bir şeyler, sanki bir zamanların sevgisi uçup gitmiş,sanki ikisi arasına zaman ile uzaklık, yavaş yavaş bir ayrılık perdesi girmiş gibi bir şeyler duydu.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 163)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 163)
a leaf 
09 Eyl 2015, Kitabı okudu, 7/10 puan

Yazık, iyi şeyler geride, çok geride kalmış ve o farkına varmaksızın geçmiştir önlerinden.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 53)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 53)

Tüm yaşamı, dünyadan tamamen tecrit edilmiş bir şekilde orada geçmişti; otuz yılı aşkın bir süre düşmanı beklemek için kendini her türlü zevkten mahrum kılmış, şimdiyse, tam düşman gelirken kovulmuştu.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 224)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 224)

Ama bir noktada, belki de içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasında bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını fark eder.

Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 49 - İletişim)Tatar Çölü, Dino Buzzati (Sayfa 49 - İletişim)
5 /