ZİMANEKÎ OPORTUNÎST
8/10
·64 syf.··
2025 8. kitabı
Nivîskarekî piçîskek hedonîst, piçek pesimist, hindek nihilist û gelek nîvrealîstê klasîzma modernîst û xwedîyê zimanekî heta tu bixwazî oportunîst. Berhema Kurê Dêlê bi gotineke Hesenê Metê û gotineke Mo Yan a bi ne sentaksa kurdî dest pê dike (Li destpêka berheman çendek gotinên kesên namdar bûye klîşeyeke berheman.) û piştre bi hevokeke kompleks a nîvrûpel (9 KU, 9 Û, 9 BÊHNOK û xalebêhnokek -ne tesadûf e, mûcîzeyek e-) Û “Roja ku, arîşeyeke mezin, binçîneya rexneya hunera wênesazîyê, li gel” Ji destpêkê heya îro berhemên nivîskar û kesayîya nivîsbêjîya wî, bi teybetî/baldarî dişopînim, dixwînim. Nivîskarekî sereke ye, yê li nivîsbêjîya kurdî teknîka “herikîna hiş” zêde û serkeftî bi kar tîne. Heyecaneke ecêb (ne kelecan) heye li rihê wî. Ji kû dizanim? Ji xalbendîyan, ji bangexal/bengeşanan, ji kevanekan, ji tîrikan. Li qada sazkirina hevokên kompleks (Bi her du maneyan) zaf serkeftî ye. Mînak; li her berhema wî navên hûnermendên cîhanê miheqeq hene. Carcaran xwe zêde nawestîne, bi “û”, “ku” û “bêhnokan, komhevokan çêdike. Min li berhemên Bextîyar Elî dîtibû, hevokeke wî –bi zimanê orjînal(soranî)- Besam Mistefa li wergerê(kurmancî) kiriye neh hevok. Dwahemîn Henarî Dunya (orjînal/soranî) 1 Hevok (.) 7 bêhnok(,) Hinara Dawî Ya Dinyayê (werger/kurmancî: Besam Mistefa) 9 Hevok (.) 0 bêhnok(,) 1- Nivîskar, hemû herem/devok û versîyonên wan nola berhemên xwe yên din, li vê berhema jî bi kar anîye. Dilê ti hereman nehiştîye, ti devok j’ê kêm nemane. wek 18-31-32-38-39-47-53-53 wekî 16-25-28-29-40-40-44-47-49-49-51-57 weku24 seba16 mîna 24-27 mînanî 52 fena 27 -47-52-56 fenanî 42-49 49 Carinan di heman hevokê de: “Belkî dê nebûna fena Bîyanê, ne mîna wê…”27 Li rûpela 49ê, 2 caran fenanî 2 caran wekî… * wek, seb, mîn, fen… Ev tev dewlemendayîya zimên in
Edebiyat
Kurê DêlêŞener Özmen · Avesta Yayınları · 20229 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 13. kitabı
Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı. Lev Tolstoy Kitapları - Eserleri Hacı Murat İnsan Neyle
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2/10
·64 syf.·
2021 7. kitabı
İlhan Arsel’le cahiliye dönemine gidip dönem hakkında yanlış fikir sahibi olabilmek için çok ideal bir kitap. Alternatif tarih arıyorsanız el kitabınız olabilir. Birkaç iddiayı örnek olarak vereceğim. İlhan diyor ki, kız çocuklarını gömmek yaygın değildi kız çocuklarının doğuşunu talihsiz saymak gelenekte yoktu. Dakika bir gol bir. Evet her evde görülecek kadar yaygın değildi. Her çocuk gömülmüyordu. Kaç kişi gömüldüğüne dair sayı vermek mümkün değil fakat 7-8 kabilede uygulandığına dair bilgiler kitaplarda aktarılıyor. Kız çocuklarının doğuşunu gerçekten talihsiz sayıyorlardı. Bu konuda sayısız rivayet var fakat alternatif tarih oluşturmak için tamamını yok saymak lazım tabi. İlhan diyor ki, cahiliye Arapları İslam’ı kabul edenlerden çok daha olgun çok daha yardımsever kimselerdi. Çok olgunlardı tabi o yüzden kan davalarıyla uğraşıyorlardı sürekli. Yardımseverliğe verilecek bir iki örneği de var kitapta. Yekpare olarak vahşet devri olarak görünmüyor zaten. Peygamber sonradan müslümanlara şöyle sesleniyordu: “Ey Sâib! Câhiliyye çağında yaptığın faziletli şeylere İslâm devrinde de devam et; misafiri ağırla; yetime ikram et ve komşuna iyi davran!” Yine “İnsanların câhiliyye devrinde hayırlı olanları İslâm devrinde de hayırlıdır” buyurması da câhiliyye döneminde hayırlı amellerde bulunan insanların var olduğunu göstermektedir. Ancak bunları cahiliyye zamanında yapmalarının sebebi kibir, övünme, kabilelerini yüceltmektir. Zaten cahiliyye denmesinin sebeplerinden biri de budur. Bir de peygamberlikten önce Hz.Muhammed’in Hilfü’l – Fudul adlı grupta olduğu biliniyor. Bu grubun amacı ne peki? Toplumda haksızlığa uğrayan insanların, zulüm görenlerin hakkını aramasına yardım etmek. Mekke’de çatışmaların yaygın olduğunu gösteren bir örnektir bu. Ayrıca her gelene de yardım
Cahiliyyeİlhan Arsel · Kaynak Yayınları · 2016136 okunma
8/10
·484 syf.··
2021 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 10:28
Nazi Almanya'sından kaçarak Türkiye'ye gelmiş ve bir süre İstanbul'da hocalık da yapmış bir hukuk profesörünün, aldığı bir davet ile 59 yıl sonra tekrar Türkiye'ye gelmesini ve rektörlük çalışanı Maya Duran'ın onunla ilgilenmesi için görevlendirilmesi ile bu iki kişinin arasında gelişen olayların anlatıldığı bir roman Serenad. Kurgusu başarılı olsa da dilini biraz yavan bulduğumu itiraf etmeliyim. Serenad, Livaneli'den okuduğum ilk eser oldu. Eşim, başlarının biraz sıkıcı olduğunu ama kitabı bırakmamam gerektiğini söylemişti, o yüzden kitabın 3'te 1'ine hakim olan tekdüzeliğe hazırlıklıydım. Bir kitapta giriş ve hazırlık kısımlarının olması gayet doğal ama bana kalırsa biraz fazla uzun tutulmuş bu kitapta. Yüzde 20'lerde kalsaydı çok daha iyi olurdu. Kitabı sanırım şu şekilde bölümlemek uygun görünüyor: 0-40: Tekdüze 40-60: Acıklı bir aşk hikayesi 60-90: Tarihsel gerçekler 90-100: Çok güzel bir son Ben aslında daha önce hiç Livaneli okumadığım için sulu-göz bir aşk hikayesi okurum diye bekliyordum ama gördüm ki Livaneli aşk hikayesini, asıl anlatmak istediği görüşleri okuyucuya aktarmak için bir araç olarak kullanıyor. İyi ki de böyle yapıyor. Bahsettiğim görüşler, onun politik kimliği ile şekillenmiş tarihsel gerçeklerden oluşuyor. Irkına ve milliyetine bakılmaksızın acı çekenlerin ve insanların zalimliklerinin örneklerini okuyoruz kitapta. Yakın tarihle ilgili verdiği çarpıcı bilgiler okuyanı düşünmeye itiyor. İnsanca yaşamanın vurgulandığı ve iktidarların insanlık dışı kararlarının eleştirildiği bir roman olarak karşımıza çıkıyor Serenad. Özellikle Maya tarafından önerilen ve savaş kararları alanların bu kararı almadan önce tutulması gereken teste ben de destek çıktığımı belirtmeliyim. Kitabı sevdim, kurgusu başarılı ve çok zarif bir sonu var ancak temposu ve
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015164,2bin okunma
İnceleme değil özettir.
Puan vermedi·595 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
205 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 01:02
Neler öğrendik?  İLK ÖNCE: İHLAS VE  NİYETTEN başladık. Bu bölümdeki hadisi şeriflerle anladık ki: - eğer niyetimiz samimi değilse ve yaptığımız işte İhlas yoksa elimize hiçbir şey geçmeyecek..  Ama  diğer taraftan da anladık ki: niyetimiz hayır olsa ama amel olarak dökülemese bile elimize sevap olarak geçecek.  -kalbimizi sürekli kontrol etmemiz gerektiğini ve bir işe başlarken ki niyetlerimi, işe başladıktan sonra bile sürekli sabit tutmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğrendik. İKİNCİ BÖLÜMTÖVBE idi. -Tövbe kısmında öğrendik ki: gerçek bir tövbe için : yaptığımız şeyi önce terk edeceğiz. Sonra ondan pişman olacağız ve bir daha asla yapmamaya karar vereceğiz.  Hatta ve hatta biz de o işi anımsatacak yerlerden, olaylardan, sözlerden bile uzak kalacağız. -Ve öğrendik ki Efendimiz bile Günde 70 yahut 100 defa tövbe ediyormuş.  Bizde günlük istiğfar saygılarımızı arttıracağız ve ihmal etmeyeceğiz.  Ayrıca İhlas da yapılan bir tövbenin bütün geçmişi kapatacağını da öğrendik. -Tövbe kısmında beni en çok etkileyen olaylardan biri Kab Bin Malik ve onun hakkında Tevbe suresinin ayetlerinin inmeseydi. 
Din
Riyazü's Salihin 1. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 20102,121 okunma
7/10
·144 syf.·
2018 27. kitabı
Es-Selam.. Kitabı okudum ve özellikle hadis bölümüne geldiğimde en büyük eksikliğin sahih olup olmama noktasında ''Tahrîc'' yapılması gereğini hissettim. İncelemelere baktığımda da arkadaşlarımız teknik bakımından gerekli bilgileri vermişler, bu yüzden içeriğe hiç dokunmadım. Şu şekilde bir yöntem izledim; Önce hadisleri klasik kaynaklarda tarama yapıp sahih olup olmadığına baktım, varsa değişik varyansları kaynaklarda olduğu gibi aldım, hadis zannı ile yazılan ayetlerin metinlerini yazdım, açıklama bölümünde mümkün mertebe bilgi vermeye çalıştım, ve çalışmayı 'usul olmadan esas olmaz' prensibi doğrultusunda usul-ü hadis ilkeleri kapsamında değerlendirdim. Dil sürçer, Kalem de , göz de bakış açısı da... İnsan gibi. Var ise bir hatamız affola. Keyifli okumalar... -"Hurma ağacının altında uyumuş olan Hz. Muhammed uyanınca, elinde bir kılıçla habersizce başucunda dikildi ve; "Ey Muhammed, seni benden kim kurtaracak?" dedi. Hz. Muhammed: "Allah!" diye cevap verdi. Dü'sûr'un kılıcı yere düştü. Onu Rasülullah aldı ve; "Asıl şimdi seni benden kim kurtaracak?" dedi. Dü'sûr, "Hiç kimse!" dedi. Rasülullah onu serbest bıraktı ve "Kalk işine git" dedi. Dü'sûr giderken, "Sen benden daha hayırlısın" dedi. Resul-i Ekrem: "Ben buna senden daha hak sahibiyim" dedi. Dü'sûr: "Ben de Allah'tan başka ilâh olmadığına ve senin Allah'ın Resulü olduğuna şahadet ediyorum" diyerek Müslüman oldu. Hz. Muhammed'in de en sadık arkadaşlarından biri oldu."(l).( Ahmet Davutoğlu, Sahih-i Müslim tercüme ve şehri. ) AÇIKLAMA: Bu rivayet Asım KÖKSAL ın İslam Tarihi isimli meşhur eserinde de geçmesine rağmen hadis literatüründe böyle bir hadise şerife rastlamadım. Bu yüzden sahih bir kaynaktır diyemiyoruz. -Allah'ım! Sana olan sevgimi, bana bağışla. Sevdiklerinin sevgisini de kalbime koy. Öyle yap ki,
Din
Hazreti MuhammedLev Tolstoy · Çalıkuşu Yayınları · 20225,6bin okunma