00.37
Haziran 1991 "Üzüm buğusu yazdım, sakla bu kağıdı." "Neden ki?" "Birbirimizi kaybedersek buradan buluruz. Ben seni saçlarından hatırlarım. Üzüm Buğusu derim, anlarsan bulmuşuzdur birbirimizi. Kağıdı sakın atma, sakla. Unutursan bakarsın." Dedi. Ben hiç unutmadım. İkimiz de sırılsıklam halde birbirimize bakıyorduk. Gülümsedi, gözlerden sonra bir parça daha doğru yere oturdu. Bu gülümsemeyi de biliyordum. Tekrar etti. "Bunu mu arıyorsun... Üzüm Buğusu?"
Sayfa 49 - üzüm buğusu
Alıntı
"Ölümün Soğuk Yüzünü Isıtan Bir Aşk: Elifnur ve Gülali"
"Sen uyanırsan... bahar başlar." Bir tarafta hayatın en keskin gerçeğiyle, ölümle her gün yüzleşen bir Gassal Hoca: Gülali. Diğer tarafta, kaderin onu bir hastane odasında sessizliğe mahkûm ettiği, her nefesi bir dua olan Elifnur. Bu sadece bir roman değil; sabrın, tevekkülün ve helal dairesinde yeşeren bir sevdanın imtihanı. Bu hikâyede sizi neler bekliyor? İlahi Bir Tevafuk: Tesadüf sanılan anların ardındaki o muazzam kader planına şahitlik edeceksiniz. Hüzün ve Umut Arasında: Bir hastane koridorunda yankılanan "Sen Uyanırsan Bahar Başlar" şiirinin hıçkırıklarını kalbinizde hissedeceksiniz [00:35]. Sonsuz Bir Bekleyiş: "Daha nefesin avucumdayken nereye Elifnur?" diyen bir yüreğin, sevdiğini kadere emanet edişini okuyacaksınız [01:37]. Gök yarılırken, dünya devrilirken ve saatler bozulmuş gibi geri akarken; bir insanın sevgisi ölümü bile nasıl güzelleştirebilir? [00:14]. Ruhun derinliklerine yapılacak bu samimi yolculukta, aşkın bir duygudan öte, sarsılmaz bir tevekkül olduğunu göreceksiniz. Ruhunuza dokunacak bu mucizevi aşk hikâyesini keşfetmek için sayfaları aralamaya hazır mısınız? Hemen Sipariş Verin: kitapyurdu.com/kitap/carsafli-... Kitabın Duygu Yüklü Fragmanını İzleyin: youtu.be/GiH6iRJMrHs #OğuzhanŞevik #BirAşkRomanı #SenUyanırsanBaharBaşlar #YeniKitap #KitapÖnerisi #AşkınGücü #Tevekkül #Roman #Edebiyat
Sayfa 25·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kürtlerle Ermenilerin yoğun biçimde yan yana yaşadıkları Diyarbekir, Harput, Bitl is, Van, Erzurum vb. bölgelerde ticaret ve zanaatlar genellikle Ermenilerin denetiminde idi. Örneğin Van' da ticaretin %98'i, tarla tarımının %80'i ; 18 itha lat ve ihracatçının tamamı, 50 tefecinin 30'u, 1 1 00 zanaatçıdan 1 020'si, 80 sebzeciden 50'si, 200 meyvecinin yarısı ; doktor, eczacı, avukat gibi serbest meslek sah iplerinin tamamı Ermeni idi. Ermeni lerin şehir nüfusunun %35'ini oluşturdukları Sivas'ta da duru m benzer şekildeydi. Toplam 1 66 tüccarın 1 25'i, 37 bankacıdan 32'si, 1 53 i malathanenin 1 30'u Ermeni lerindi. Ermeniler yalnız doğu ticaretinin egemeni değil, Avrupa'nın büyük kentlerindeki ticarette de büyük pay sahibiydiler.
Alıntı
KİTABIN ÖZETİ
Boğaziçinin kıyısı nda k i büyük kent. tarihi boyunca çeşitl i adlar almıştır. Slavlar buraya Carlgrad, yani lmparatorun Kenti, derlerdi ; Kuzeyl iler Myklagoard veya M icklegarth derlerdi ki, Büyü k Kent anlamına gel ir. Yunanlılarla Roma'lılar, burasını, eski yerleşme bölgesinin adıyla, Byzantium olara k bil i rlerdi; bir de yen i Roma, ve özell ikle, imparatorluğunun yeni başkentini M .S. 330 y ı l ı nda burada kurmuş bulunan Konsta ntin'in sitesi, Konstantinopol is olarak da a narlardı. Bu ilk Orta Asya ' l ı Türkler, barbar değildiler. Yazıl ı bir dilleri vardı ve içlerinden kalaba l ı k gruplar, Budizm, Manişeizm (veya Mani'ci l i k) ve Nestor Hıristiyanlığı (16). 1190 da kaleme alınmış bir Haçlı ta rihinde, «Türkiye» adı i l k kez Küçük Asya 'daki yen i Türk topraklarından söz etmek üzere kendini gösterm iştir (19). Bu yasayı ne değ iştirebil ir, ne ka ldıra b i l i r çünki ancak Ta nrı yasa koyar v e a n c a k Tanrı buyruğunun yetkili yarumcuları -yan i lslôm dinbilg inihukukçuları- onu yorumlaya b i l i r. Eğer hü kümdar, Şeriata aykırı bir buyuruk verecek olursa, ona uymak görevi a rtı k geçerl i olamaz çünki M üslüman hukukçuların deyi m iyle, «güna hta itaat olamaz» ve «Yarada nına karşı çıkan bir ya ratığın buyruğunu dinleme.» Bozkır halklarının b u dengeye bulunduğu önemli bir katkı, sağlanı bir haneda n geleneğ inin kurulnıası olmuştur. Türkler ve Moğollere göre hükümdarlık bir aile mülkü idi ve Han veya Sulta n ı n t ü m a ilesinin h ü kü mdarlığa katıl maya hakkı vard ı . Selçuklular beyliğinde bu i l kenin işlediğ i n i görüyoruz: h ü k ü mdarın kardeşleri ile kardeş çocu kları, h ü k ü m.darlı kta pay sahibid irler. Moğollerde fetih lerin kaza n dığı o koskoca imparatorluk, aile tımariarına böl ünmüş ve bunla rdan her biri Cengiz Hanın b i r
her gün %1 değişim
Minik bir ilerlemenin zaman içinde yaratabileceği fark şaşırtıcıdır. Hesap şöyle: 1 yıl boyunca her gün yüzde 1’lik bir iyileşme kaydetseniz, yıl sonu geldiğinde 37 kat daha iyi olursunuz. Tam tersi şekilde, 1 yıl boyunca her gün yüzde 1 daha kötüye gitseniz, neredeyse 0 a kadar inersiniz. Küçük bir kazanç ya da önemsiz bir engel olarak başlayan şey, sonunda birikerek çok daha fazlasına dönüşür. HER GÜN %1 DAHA İYİ Bir yıl boyunca her gün %1 daha kötü. 0,99 üzeri 365 = 00,03 Bir yıl boyunca her gün %1 daha iyi 1,01 üzeri 365 =37,78
Sayfa 17·Kitabı okudu
3 Nisan 00.37
“Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, kurumuş bir damla kandan ibarettir. Adına sevda denir, siyaha çalan rengi yüzünden ona sevda derler. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk ve ihtiras fırtınaları işte o bir damla kanın içinde dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa parçaları bütün vücuda dağılır.”
Sayfa 120
1000Kitap