28 Haziran- Hayata Dair Bir Çıkarım:
Kültürün ve bilginin taşıyıcısı -adeta ayaklı bir kütüphane- olmak güzeldir ama ağırdır. Hatta bazen insanı kendi yalnızlığıyla baş başa bırakan bir ağırlığa dönüşür. Çünkü öğrendikçe, toplumun ezberlediği doğrulara aynı gözle bakamazsın. Sana kutsal diye sunulanların, makbul sayılanların, doğru ve yanlışların ardındaki tarihsel serüveni gördüğünde hiçbirini sorgusuzca sahiplenemezsin.
İşte tam da bu yüzden insan, öğrendikleriyle birlikte kendine yeni bir anlam dünyası kurmak zorundadır. Kendi değerlerini, kendi vicdanını ve kendi hakikatini inşa edemezse bilgi; bir nimetten çok omuzlarında taşınan görünmez bir yüke dönüşür.
Çünkü en ağır yük, insanın bildikleri değil bildiklerinden sonra artık eskisi gibi inanamayacak olmasıdır.
27 Haziran 22.35 "Seni seviyorum..." demenin Büşbüşçesi :)
Bakışlarımız buluşunca yüreklerimiz; aynı göğün altında, aynı kuşun kanadına dönüşüyor.
Birimizin çarpıntısı, ötekinin kalbine emanet ediliyor.
Sanki zaman, iki çift gözün arasından geçerken kendi nabzını unutuyor.
26 Haziran 23.42
Senin bir gülüşün var, gözlerimi yeşerten.
Sanki kirpiklerimin ucunda tomurcuklanıyor bahar.
Meğer insan, bir tebessümün gölgesinde bile bahar olabiliyormuş.
20 Haziran 20.52
İyi ki sevmişim mavi gözlerini.
Kalbimin en güzel hâline uyuyorum, uyanıyorum.
"Ömrümün en güzel tarafı..." diye kulaklarını çınlatıyor içim.
Ve ben,sana kavuştuğum bir anı değil, seni sevdiğim bütün zamanları özlüyorum.
09.06
İçimdeki boşluğu kimseyle doldurmaya çalışmıyorum.