01.42
"Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar."
Sayfa 51 - Doğan kitap·Kitabı okudu
Alıntı
İçler Dışlar Çarpımı "Ve her şey dönüştü işte, Kahverengi bir çarşambadan Sapsarı bir cumartesiye." Edip Cansever İçindeki sıkıntıyı saklarcasına bakımlı olacak Melda'nın elleri. Apartman kapısı arkasında kapanırken torbaları yere bırakacak. Atkısının ucu toz olacak. Posta kutusundaki zarfa uzanacak; üze­rinde yazılı ismi görünce ağlamaya başlayacak. Karşıdaki kapının deliğinde beliren gözü ve merdivenin ortasında donakalan kapıcıyı fark etmeyecek. O serin loşlukta hepsi, hıçkırıklar su sayaçlarının arasında yitene kadar bekleyecekler. Daha değil ama. Henüz vakti gelmedi. *** Murat Bey'in solgun fotoğrafı, yüzündeki on yıllık tebessümle, üçlü kanepenin ötesindeki gri binalara bakıyordu. Gözleri bi­raz kısıktı. Murat Bey sağken hep bu ifadeyle dışarı bakardı, o zaman dışarıda ağaçlar vardı. Elinde çay bardağıyla pencerenin önünde durur, uzaktaki tepeleri göstererek, "Ne güzelmiş şu çamlar Melda" derdi, "Seninle evlenmeden önce böyle güzel de­ğildi buralar." Senden sonra da güzel değil, diye düşündü Melda duvardaki fotoğrafa dalmışken. Televizyonun altındaki çekmeceyi açtı. Koca­sından kalan emekli maaşını, katlanmış dantellerin en altına koy­du. "Kiri belli etmez abla" demişti bohçacı bu danteller için, daha neleri belli etmezdi kimbilir? Melda çekmeceyi kapadı, televizyonu açtı. "Şampiyonluğa kanat açan kara kartalların yıldızı Metin, Tan'da parlıyor. Siyah beyaz gollere imza atan Sarı Fırtına'nın hayatı bu pazar Tan'da!" dedi televizyon. Bir maç kuyruğunda Murat Bey'le yediği is kokan köfteler geldi Melda'nın aklına. Dolmabahçe'den İnönü'ye hafif bir rüzgâr esiyor­du o gün, ikisinin de boynunda siyah beyaz atkılar vardı. Sarı Fır­tına, "Çocukluğumu, gençliğimi, hayatımı Tan'a anlattım" derken Melda kanalı değiştirdi. Tık. "Bazen Büdü bir sayı
Sayfa 7 - İçler Dışlar Çarpımı·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
01.42
"Deniz kızı olmak istiyorum." "Deniz kızı olmak kadar boktan bir şey yok." "Balık olmak çok sıkıcı. Deniz kızı olursam..." "Hiçbir halt olmaz. Orospu çocuğu bir prens, gidip ayakları olan bir fahişeyle evlenir. Sen ise okyanusunda aşk acınla kıvranır durursun." "Kim demiş bir prense aşık olacağım diye? Benim aklım okyanusta..."
Sayfa 95 - -balık
Alıntı
Yine Orkun dergisi 03 Temmuz 2016 68 sayı çıkan bir dergiyi bir yazıda anlatmak kolay değil. Milliyetçilik tarihinin bazı önemli olayları da aynı zamana denk geliyorsa dergiyle ilgili daha çok söylenecek şey var demektir. Orkun dergisi çıktığı sırada Türk Milliyetçiler Derneği kurulur. Orkun Ekim 1950'de yayın hayatına başlar; dernek Nisan 1951'de kurulur. Türk Milliyetçiler Derneği, Türk Ocağı'ndan sonra en önemli milliyetçi kuruluştur. Çok kısa zamanda birçok şehir ve kasabada şube açan dernek, Demokrat Parti iktidarını ürkütmüş ve 23 Ocak 1953 tarihinde genel merkez ile bütün şubelere eş zamanlı baskın yapılmak suretiyle tedbirli olarak kapatılmıştır. Açılan dava sonunda, 04 Nisan 1953 tarihli duruşmada da derneğin kapatılmasına karar verilmiştir. Derneğin ilk genel başkanı Halûk Karamağralı, ikinci genel başkanı Sait Bilgiç'ti. Orkun, 01 Haziran 1951'de çıkan 35. sayısından itibaren Türk Milliyetçiler Derneği ile ilgili haberlere yer vermeye başlar. Bu sebeple de Orkun, milliyetçilik tarihinin önemli dergilerinden biridir. Hemen hemen her şubenin kuruluşu, kurucularıyla birlikte dergide yer alır. Mesela Ankara şubesinin kurucuları arasında Mustafa Hacıömeroğlu, Sami Yavrucuk, Mehmet Ateşoğlu, Mehmet Altınsoy; İstanbul şubesinin kurucuları arasında Nurettin Özdemir, Erdoğan Okçu, Abdülmecit Doğru gibi isimlerin olduğunu 35. sayıdaki haberden öğreniriz. İzmir Türkçüleri için önemli bir isim olan Hüsamettin Gülcür de Menemen Şubesi kurucuları arasındadır (42. sayı). 55. sayıda Nevşehir şubesi kurucuları arasında Veli Soysaldı'yı, Malatya'da henüz öğrenci olan Orhan Türkdoğan'ı görürüz. Türkdoğan'la yaşıt bir Türkçü daha var aramızda: Necmettin Sefercioğlu. Derginin 33. sayısında yer alan Nevşehir'le ilgili küçük inceleme belki de
TARİHLER VE OLAYLAR (1960-1975) 13 Ocak 1960: Atsız, Falih Rıfkı Atay'a yayın yolu ile hakaretten İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde yargılanıyor. 27 Mayıs 1960: İhtilal. 38 subay ve general iktidara el koyuyor. İhtilal bildirisini, 27 Mayıs sabahı 04:36'da, 1944 sanıklarından Alparslan Türkeş okuyor. Cemal Gürsel Devlet Başkanı, Türkeş Başbakanlık Müsteşarı. 1960 Yazı: Alparslan Türkeş Türk Kültür Derneği'ni kurduruyor. Başkan: Şahap Homriş (Daha sonra Türkeş'in dünürü). 30 Eylül 1960: Türkeş'in teşebbüsüyle Devlet Planlama Teşkilatı kuruluyor. 05 Kasım 1960: Nejdet ve Reşide Sançar'ın oğlu (Atsız'ın yeğeni) Afşın'ın vefatı. 13 Kasım 1960: Türkeş ve 13 Millî Birlik Komitesi üyesi (141er) tasfiye edilip hükümet müşavirliği göreviyle yurt dışına sürülüyor. Türkeş Yeni Delhi'ye gönderiliyor. 11 Şubat 1961: Adalet Partisi'nin kuruluşu. 09 Temmuz 1961: Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa halk oylamasıyla kabul ediliyor. 07 Eylül 1961: Türkeş'in Cemal Gürsel'e mektubu. Menderes ve arkadaşlarının idamının ülke için zararlı olduğunu yazıyor; infazın yapılmamasını istiyor. 15 Ekim 1961: 27 Mayıs ihtilalinden sonraki ilk genel seçim. 20 Ekim 1961: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü kuruluyor. Başkan: Prof. Dr. Ahmet Temir. 26 Ocak 1962: Millî Yol dergisinin ilk sayısı. İmtiyaz sahibi: Necati Bozkurt, yazı işleri müdürü: İsmet Tümtürk. Türkeş'in Gürsel'e mektubu kamuoyuna açıklanıyor. Şubat 1962: Orkun dergisinin ilk sayısı. Kurucusu: Atsız. Sahibi: Yılanlıoğlu İsmail Hakkı. Atsız'ın "Türk Milletine Çağrı” başlıklı "temel program" yazısı bu sayıda çıkıyor. 22 Şubat 1962: Talat Aydemir'in birinci darbe teşebbüsü.