Birinci Tablet
Birinci Tablet 1 . Henüz yukarının adı gökyüzü değil iken, 2. Aşağıya yeryüzü denmez iken, 3. Apsu vardı. [Tanrıların] ileri geleni, babasıydı o. 4. Ve onların hepsini doğuran Tanrıça Tiiimat vardı. 5. Ve [Apsu ile Tiii.mat] sularını birbirine karıştırdılar. 6. Henüz [tanrılar için] bir gipiiru-evi1 bile yapılmamıştı, kamış-evler kurulmamıştı. 7. Tanrıların hiçbiri ortada yok iken, 8. Esamileri okunmuyor iken, kaderler yazılmamış iken, 9. Suların içinde tanrılar yaratıldı. 1 0. Tanrı LaQmu ve Tanrıça LaQamu göründü, [onlar] adlarıyla çağrıldılar. 1 1. Büyüdüler, boylu poslu oldular. 12. An5ar ve Ki5ar yaratıldı, onlardan [tanrılardan] daha üstün oldular. 13. Günü güne eklediler, yılı yıla eklediler, 14. [An5ar ve Ki5ar'ın] oğlu Anu, ana babasıyla aynı ya- ratılmıştı, 15. An5ar, oğlu Anu'yu kendisiyle eşit kıldı. 16. Ve Anu kendi suretinde yarattı Nudimrnud'u,2 17. Nudimmud, babasından ve dedesinden üstündü, 18. Zekiydi, bilgeydi, çok güçlüydü, 1 9. Dedesi Ansar'dan çok daha güçlüydü, 20. Tanrı kardeşleri arasında benzeri yoktu, Gipa.ru: 1 . Tapınak evi. 2. Otlak alan. Destanda tanrıların yaptıkları evlere verilen bir ad (Birinci Tablet, 77). Nudimmud: Ea'nın diğer adı. 3 21. Bir araya geldi kardeş tanrılar,
1000Kitap
02.38
Ama onun bana değil, kendine ağladığını anladım. İnsan karşıdakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar. Televizyondaki dizilere de öyle az ağlamam ben. Bilmiyor muyum sanki onların yalan olduğunu? Biliyorum. E, peki neden ağlıyorum? Kendime.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Curt Schilling ve HEVESLERİ, 38 Studios
Curt Schilling ise tasarımcılara karışmadan duramıyor gibiydi. "Curt gece 02:00'de bana e-posta atıp God of War'ın yeni fragmanını görüp görmediğimi falan soruyor" diyor Quadara. "Hey sence biz bunu yapabilir miyiz?" diyordu. Quadara da birkaç saatini dikkatlice e-posta yazmaya ayırıyordu ve kibarca ona vazgeçmesini söylemeye çalışıyordu.
Sayfa 220·Kitabı okudu
Şimdi gelin, eğitim alanında, Osmanlı Türkiye'si ile tek parti hâkimiyeti altındaki Türkiye Cumhuriyeti'ni karşılaştıralım... ••• Yıl 1895: Türkiye sınırları içinde yaklaşık 25 bin 800 ilkokul, 2 milyon ilkokul çağında çocuk ve 1 milyon 200 bin öğrenci vardır: Okuma oranı yüzde 60 seviyesindedir. Yıl 1938: Bu tarihte 6 bin 700 ilkokul, 2 milyon 335 bin ilkokul çağında çocuk ve 765 bin öğrenci vardır. Okuma oranı ise yüzde 33'tür. 1925-38 arası Türkiye'de sadece 173 yeni ilkokul açılabilmiştir. ••• Yıl 1895: Türkiye'de 835 ortaokul ve lise, 2 milyon 550 bin ortaöğretim çağında çocuk, 98 bin öğrenci mevcuttur. Okuma oranı yüzde 3,08'dir. Yıl 1938: 208 ortaokul ve lise, 3 milyon civarında ortaöğretim çağında nüfus, 95 bin civarında öğrenci vardır. Okuma oranı yüzde 3,02'dir.
Sayfa 103
Alıntı
TARİHLER VE OLAYLAR (1960-1975) 13 Ocak 1960: Atsız, Falih Rıfkı Atay'a yayın yolu ile hakaretten İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde yargılanıyor. 27 Mayıs 1960: İhtilal. 38 subay ve general iktidara el koyuyor. İhtilal bildirisini, 27 Mayıs sabahı 04:36'da, 1944 sanıklarından Alparslan Türkeş okuyor. Cemal Gürsel Devlet Başkanı, Türkeş Başbakanlık Müsteşarı. 1960 Yazı: Alparslan Türkeş Türk Kültür Derneği'ni kurduruyor. Başkan: Şahap Homriş (Daha sonra Türkeş'in dünürü). 30 Eylül 1960: Türkeş'in teşebbüsüyle Devlet Planlama Teşkilatı kuruluyor. 05 Kasım 1960: Nejdet ve Reşide Sançar'ın oğlu (Atsız'ın yeğeni) Afşın'ın vefatı. 13 Kasım 1960: Türkeş ve 13 Millî Birlik Komitesi üyesi (141er) tasfiye edilip hükümet müşavirliği göreviyle yurt dışına sürülüyor. Türkeş Yeni Delhi'ye gönderiliyor. 11 Şubat 1961: Adalet Partisi'nin kuruluşu. 09 Temmuz 1961: Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa halk oylamasıyla kabul ediliyor. 07 Eylül 1961: Türkeş'in Cemal Gürsel'e mektubu. Menderes ve arkadaşlarının idamının ülke için zararlı olduğunu yazıyor; infazın yapılmamasını istiyor. 15 Ekim 1961: 27 Mayıs ihtilalinden sonraki ilk genel seçim. 20 Ekim 1961: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü kuruluyor. Başkan: Prof. Dr. Ahmet Temir. 26 Ocak 1962: Millî Yol dergisinin ilk sayısı. İmtiyaz sahibi: Necati Bozkurt, yazı işleri müdürü: İsmet Tümtürk. Türkeş'in Gürsel'e mektubu kamuoyuna açıklanıyor. Şubat 1962: Orkun dergisinin ilk sayısı. Kurucusu: Atsız. Sahibi: Yılanlıoğlu İsmail Hakkı. Atsız'ın "Türk Milletine Çağrı” başlıklı "temel program" yazısı bu sayıda çıkıyor. 22 Şubat 1962: Talat Aydemir'in birinci darbe teşebbüsü.
1960-1975 YILLARI ARASI 1960'ta ilk ihtilal. Türkçülerde yine ümit ve hareketlenme var. İhtilalin içinde yer alan Alparslan Türkeş ve arkadaşlarının tasfiyesine rağmen ümitler kırılmamış. Türk milliyetçileri siyasete giriyor. Atsız ve Türkçüler, Türkeş'in arkasında. 1970'ler, soğuk savaşın en şiddetli rüzgârlarının estiği yıllar. Ülkücüler Türklüğün son kalesinin düşmemesi için can veriyor. Hareketin fikrî önderi Atsız 1970'lerde Ötüken dergisi ile baş başadır. Kalemini bir kılıç gibi kullanmakta, bölücülere ve siyasi İslamcılara karşı, olabilecek en açık ve şiddetli bir üslupla yöneticileri ve milleti uyarmaya çalışmaktadır. Uyarılarının ve görüşlerinin isabeti yıllar sonra daha geniş kitlelerce anlaşılacak; savunduğu Türk ve Turan ülküsünün büyüsü geniş bir gençlik kitlesini tesir sahası içine alacak ve 1970'lerin yalnız Atsız'ı, 2000'den sonra milyonların Atsız Ata'sı hâline gelecektir. Şimdi ayrıntılara geçebiliriz. 1960 yılına girilirken Atsız'ın Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki görevi devam etmektedir. Üzerinde bir dava da bulunmaktadır. Büyük Doğu'da tefrika edilen hatıraları dolayısıyla Falih Rıfkı'nın açtığı hakaret davası. 13 Ocak 1960'ta İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde davanın ilk duruşması yapılır. 27 Mayıs 1960: İhtilal: Türkiye 1960 yılına şiddetli siyasi tartışmalar ve sokak gösterileriyle girmiştir. Bazı gazeteler sansürleniyor ve beyaz sayfalarla çıkıyordu. Ana muhalefet partisi lideri İsmet İnönü'nün 02 Nisan'da Kayseri'ye, 27 Nisan'da Uşak'a girişi engellenmeye çalışılmış, Uşak'ta taşlı saldırıya uğrayan İnönü başından yaralanmıştı. Demokrat Parti, basının ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkı ve orduyu ihtilale kışkırttığını ileri sürerek muhalefetin ve basının faaliyetlerini tahkik etmek üzere 18 Nisan 1960 tarihinde, TBMM'de Ahmet Hamdi Sancar