"Suçlar için yasalar var, ama suçlular öyle korunuyor ki,
Yasalar öylece kalmış berber dükkanına asılan levhalar gibi,
Okunuyor ve gülüp geçiliyor yalnızca."
Altını çizmelere doyamayacağınız bir Shakespeare eseri olan Kısasa Kısas, tahmini 1602-04 yılları arasında kral I. James'in huzurunda sahnelenmesi için kaleme alınan trajik öğelerle örülmüş bir komedyadır.
Shakespeare bu eserini İtalyan öykü yazarı Cinzio Giraldi'nin "Hecatommiti" adlı 112 romantik öyküden oluşan kitabından ilham alarak kurguladığı bilinmektedir.
Kitabın Türkçe çevirisine malesef ulaşamadım, hangi öyküsünden esinlenildiği hakkında da net bir bilgi yok.
Kısasa Kısas, din ve çözümsel ahlak konularının irdelenmesiyle alt metninde ülkeyi yöneten bir lider, yasaların bireylerin özgürlüğünden çok, toplum ahlakını oluşturan adaletin daha ön planda olması konusunda ne kadar hassas davranmasını çok güzel anlatarak güldürürken bir yandan da düşündürüyor.
Aslında bize çok tanıdık gelen bir konu, ismi her kaynakda değişse de bir Osmanlı sultanı kılık değiştirerek geceleri halkın arasına karışıp sokaklara iniyor, kahveleri geziyor ve halk, sultanları hakkında ne düşünüyor diye bilgi topluyor. Kısasa Kısas'da ise dük, vekil olarak seçtiği bir adama yetkilerini devrederek uzak bir yere ziyarette bulunacağını söyleyerek ülkeden bir kaç günlüğüne ayrılacağını söylüyor. Bu sırada bir rahibin kılığına girip halkın arasına karışarak dük hakkında insanlar ne düşünüyor diye sorguluyor ve vekil olarak seçtiği adamın bir suçluya vermiş olduğu idam kararının haklı yere mi yoksa haksız yere mi verilmiş olduğunu araştırıyor.
Shakespeare'in oyun için yaratmış olduğu hiç bir karakter boş değil, hiç bir dialog laf olsun, komiklik olsun diye yazılmamış. Kitabın her dialoğunda, her satırında bir gönderme, bir toplum