Mustafa Kemal'den aziz corinne'e on sekiz mektup..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 254. kitabı
Melda Özverim in Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü adlı kitabını ilk okumamın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra 17 nisan 2023te bu kitabı tekrar okudum.. kitabı tekrar okumam sonrası bu kitap özelinde buraya inceleme yazacaktım, farklı sebeplerden yazamadım.. kitap özelinde inceleme yazma düşüncem sadece düşünce olarak kaldı.. daha sonra ise Con Sinov un yazdığı yarının adamı kitap serisinin ilk kitabını okudum.. bu kitabı farklı nedenlerden sebep bitirmem uzun sürdü.. (kitabı okuma başlangıç tarihim: 24.01.2024, kitabı okumayı bitirme tarihim: 09.06.2024 - i.hizliresim.com/cy8ed1a.png -) con sinovun bu kitabını okumamın ana nedenlerinden biri, kitabı okuduktan sonra bu kitaba inceleme yazmak ve bu incelemeyle Mustafa Kemal hakkında böyle bir seri yazmaya başlayan con sinova düşüncesi ve emeği için teşekkür etmek, burada yer alan uygulama kullanıcılarının ilgi ve dikkatlerini yazdığım inceleme ile kendisinin bu kitabına ve diğer kitaplarına yönlendirmekti.. bu kitabı -görece- uzun bir süre içerisinde okumamdan sebep derli toplu inceleme yazamayacağımı düşünüp kitap özelinde inceleme yazmayı erteledim.. benim kitabı okuduğum süreç içerisinde con sinov, yarının adamı serisinin üçüncü kitabını yazmayı sonlandırıp kitabı yayımlamıştı bile.. bu kitabı okumamdan yaklaşık iki ay sonra kitaba yazmayı düşündüğüm inceleme daha bir derli toplu olsun diye kitabı tekrar okumaya başladım.. sonra araya giren farklı nedenlerden sebep bu incelemeyi yazmam yine ilk seferinde olduğu gibi düşüncede kaldı.. sonrasında ilerleyen süreçte con sinov serisinin dördüncü ve beşinci kitaplarını çıkarıp yarının adamı serisini sonlandırdı ve Atatürk adlı yeni bir kitap serisi yazmaya başladı.. derken -bu yazıyı yazdığım tarih itibariyle- yakın bir zaman önce –sanırım 9 nisan 2026- con sinovun Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup
Mustafa Kemal Atatürk
Corinne & Mustafa Kemal - Son MektupCon Sinov · Masa Kitap · 052 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·276 syf.··
2025 437. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2025 14:36
türkçü karakter üzerinden, türkçü karakter gözüyle yazılmış bir istiklal harbi romanı.. çoğumuzun Eylül adlı kitabıyla kendisini tanıdığımız, kendisiyle tanıştığımız servet-i fünun döneminin önemli temsilcilerinden olan Mehmet Rauf kitaplarını okuyanların bileceği üzere genelde kitaplarında aşkın farklı türlerine, kadın-erkek arası ilişkilere, kadın-erkek arasındaki ilişkilerin yarattığı hayal kırıklıklarına yer vermiş, yaşadığı dönemin toplumunun sorunlu yanlarını kitaplarına taşımamıştır.. mehmet raufun eserlerine hakim olan yukarıda sayılanlara kendisinin son iki romanında pek rastlanmaz, rastlansa da roman bu yukarıda sayılanlar üzerine oturtularak oluşturulmaz.. bu iki roman; Define ve Halas adlı romanlardır.. 1926 yılında vücudunun sağ tarafına felç inen mehmet rauf; sağ kolunu, sağ ayağını ve kısmi olarak dilini dilediğince hareket ettirmekten mahrum kalır.. doktorların kendisine evinde istirahat ederek dinlenmesini tavsiye ettikleri mehmet rauf halas adlı romanını -zaman zaman eşine dikte ettirerek- şubat 1927den nisan 1928e kadar 14 aylık dinlenme süresi içerisinde tamamlar.. mehmet raufu tedavi eden doktorlar kendisini değil sağ kolunu kullanarak yazı yazmak, düşünmekten bile kesinlikle men etmişlerdi. ancak mehmet rauf, doktorların kendisine yönelik bu önerilerini dikkate almamış ve halas adlı romanı kah kendisi yazmış kah eşine dikte ettirmiştir.. mehmet raufun doktorların kendisinin hastalığına yönelik önerilerini dinlememe nedeni halas adlı romanın girişinde söylediği/yazdığı bir cümlenin bir bölümünde kendisini belli eder; 'en hakiki ve en sade manasıyla bir mucize
Türk Tarihi
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020975 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 13:27
İhtiyacım olan ve keyifle okumayı geri kazanabileceğim kitap kesinlikle bir Vi Keeland kitabıydı. Nasıl mutlu ve keyifliyim anlatamam. Vi Keeland kitapları genelde seri olmaz, bu kitap da seri değil zaten. Tek ve bağımsız bir kitap. Yazarı hiç okumadıysanız bunu alıp okuyabilirsiniz yani. Ancak her ne kadar aşkı çok güzel anlatsa da içeriğinde yetişkin içerik diyebileceğimiz smut içerikler olduğu için kesinlikle +18 bir kitap dolayısıyla da bunun bilincinde okunması gerekiyor. Sonrasında sadece bu detaylara odaklanıp da kitabın altında yatan subliminal mesajları görmezden gelmeyin. Çünkü kitabın ana detayı, vermek istediği mesaj bambaşka... o kadar da haklı ki... Neyse... ben direk yorumuma geçeyim ve detayları orada anlatayım. Detaylı yorum için: illekitap.blogspot.com/2025/06/vi-keel...
Son Bir DilekVi Keeland · Pukka Yayınları · 2025314 okunma
SEBEPLERE SESLENEN ŞAİR:ERDEM BAYAZIT
Puan vermedi·90 syf.··
2025 10. kitabı
Ali Haydar Haksal’ın son kitabı olan Erdem Bayazıt 2024 mayıs ayında Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları arasında yayımlandı. Kitap Adil Erdem Bayazıt’ın anlatıldığı monografik bir çalışmadır. Monografi türünde yapılan çalışmalar ele alınan kişiyle birlikte, onun dönemini, temsil ettiği topluluğun çeşitli yönlerini de ortaya koymaktadırlar. Bu tür çalışmaların bahsedilen özellikleri nedeniyle edebiyat tarihimiz açısından taşıdıkları önem edebiyat dünyasındaki herkesin malumudur. Adil Erdem Bayazıt’ın kitabının ismine atıf yapılarak aynı başlıkla kaleme alınan “Sebeb Ey” kısmında Ali Haydar Haksal, “Şiiri bir ey uyarısıyla anımsatan şair,sana selam olsun.İçimizin hazin seslenişini yüksek sese dönüştüren şair. Şiir sesiyle karanlığa keskin yıldırımlarla şavkıyan güçlü ses,sana selam olsun.Sebeplere seslenişine selam olsun.”(s.4) şeklinde şair Adil Erdem Bayazıt’ı selamlar. Kitap “Sebep Ey” girişinden sonra yer alan “Poetikası”,”Psikolojisi”,”Erdem Bayazıtlı Günler”,”Fotograflar” ve “Kaynakça” bölümlerinden müteşekkildir. ADİL ERDEM BAYAZIT : BİR ŞİİR İŞÇİSİ Poetikası İlk bölüm olan poetikası kısmında dört başlığa yer verilmiştir. Kitabın en uzun bölümü olan bu kısımda yazar, Erdem Bayazıt’ın şiir görüşü,niçin şiir yazdığı,şiirini meydana getirirken nelere dikkat ettiği,kimlerden etkilendiği,kimleri etkilediği…gibi konuları derinlemesine anlatır.Ali Haydar Haksal’ın sağlığında onunla tanışmış,onu yakınen bilen biri olması ve Erdem Bayazıt’la ilgili kişisel görüşlerine de yer vermesi yazıları daha değerli hale getirmektedir. Kimi şairler yalnızca şiir yazarlar, kimisi de şiir yazarken aynı zamanda şiirlerinin felsefesini,tezlerini de ortaya koyarlar tespitinde bulunan Haksal’a göre Erdem Bayazıt çok şiir yazan biri değildir,fakat şiir üzerine sıkı düşünen şairlerden
Erdem BeyazıtAli Haydar Haksal · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20246 okunma
Aziz Bey Hadisesi – Ayfer Tunç
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 00:00
“Bazı insanlar hayatı sessizce terk eder. Çığlık atmazlar ama içlerinden fırtınalar geçer.” Bu sabah gün doğmadan uyanıp okumaya başladım Aziz Bey Hadisesi’ni. Gözlerimi açar açmaz ilk işim kitabın kapağını aralamak oldu. Sessizliğin, şehrin henüz uyanmadığı o erken saatlerin, Aziz Bey’in iç dünyasıyla mükemmel bir uyum kurduğunu fark ettim. Sayfalar ilerledikçe, ben Aziz Bey’e doğru, o da kendi iç sessizliğine doğru yürüyordu. Bir solukta bitirdim; ama etkisi, sanki sabaha bıraktığım uykudan çok daha ağırdı. Aziz Bey, eski İstanbul’un kibarlığını, zamana ve hayata karşı gösterdiği incelikli direnişiyle taşıyor üzerinde. Gençlik yıllarında âşık olduğu Maryam’ın Beyrut’a taşınmasıyla başlayan kırılma, onun bütün hikâyesinin eksenini değiştiriyor. Bir mektupla başlayan umut, Beyrut yolculuğunda ağır bir hayal kırıklığına dönüşüyor. Hayatın tam ortasında, kendi dünyasından dışarı fırlatılmış bir adamın, içine kapanışını izliyoruz. Sanki hayat, tam da en çok umutlandığımız yerden kırılmakta ısrar ediyor. Beyrut’tan İstanbul’a dönüşüyle birlikte Aziz Bey’in içindeki boşluk derinleşiyor. Ne evliliği ne işi ne de toplumsal kimliği, onu yeniden hayata bağlamaya yetmiyor. Geçmişe tutunmaya çalıştıkça elinde sadece nostaljiyle örülmüş bir yalnızlık kalıyor. Bir zamanların saygıdeğer Beyefendisi, tamburuyla meyhane köşelerinde yaşam mücadelesi veren, gururla yoksunluk arasında sıkışmış bir adam hâline geliyor. Ayfer Tunç bu dönüşümü öyle büyük laflara başvurmadan, öylesine sade bir anlatımla kuruyor ki, insan kendini Aziz Bey’in yerine koymaktan alıkoyamıyor. Beni en çok etkileyen, Aziz Bey’in yüksek sesle yakınmaması oldu. İçten içe çürüyen bir hayatı anlatıyor Tunç; ama ne Aziz Bey ne de yazar tek kelimeyle dert yanmıyor. Sadece gösteriyorlar. Sessizce, tane tane, insanın
Edebiyat
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma