Anlıyorsun aslında, evet eşit değiliz, Cezasını çekiyor insan hisli olmanın. Kaldı mı bilmiyorum senin de arkanda iz,
Yolunda ömür verdim bense Kızıl Elmamın.
.......
Evet eşit değiliz ve sen de anlıyorsun,
Aklından çıkarma hiç, hatırla ara sıra. Mezar taşımda bile yazacak biliyorsun; Önce Türkçü Turancı ve sonra Caner Kara...
24.09.2020
Kor eder gözlerin ve avuçların,
Gülüşün, affıdır bütün suçların,
Her teli omuzuna düşen saçların, Cennetten dünyaya uçmuş gibiler.
.....
Kah süslemek için bir gül dalını,
Kah tatlı söz için tatlı dilini,
Bazen de göklere iki elini,
Açanlar hep sana açmış gibiler.
26.09.2013
"...Millet de meşru bir hükümet başa geçinceye kadar İstanbul Hükümeti ile olan idari bağını, her telgraf ve posta haberleşme ve mektuplaşmayı tamamen kesmeye karar vermiştir."
12/09/1919
Umumi Kongre Heyeti
Abdülhamit'in kendisi de bir ölme ve öldürülme korkusundan yaşamı boyunca sıyrılamadığını itiraftan kaçınmamıştır. Anılarında "Öldürmek kadar öldürülmekten de korkarım; nedense benim için hayat boyunca bir nefret ve korku kaynağı olmuştur" dediği ileri sürülür. 26.09.1909 tarihli, Selânik'ten "Devlet, millet, mebusan ve askere" dilekçesinde "Can korkusu insan için her an ölümdür, hayat ise kutsaldır, ondan güvensizliğe düşmek gibi bir felaket olmaz" diye yazmıştır.
Elli bin şiir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatır
Elli bin film seyrettim yaprakların dökümünü gösterir
Elli bin kere gördüm yaprak dökümünü
düşüşlerini sürünüşlerini çürüyüşlerini yaprakların
Elli bin kere duydum ölü hışırtılarını kunduramın altında
avucumda ve parmaklarımın ucunda
06/09/1961—-Laypzig