Teknoloji, okuma faaliyeti sırasında beynin hangi bilgiye önem vereceğini etkiliyor. Pulitzer Ödülü finalisti Nicholas Carr "kitaptan" okumayı denize dalış yapmaya benzetiyor. Dalgıç sessiz, görsel alanı sınırlı, hareketlerin yavaş, dikkat dağıtan şeylerin az olduğu denizin altına iner ve kısıtlı görüş alanında gördüğü şeylere odaklanıp düşünür. 🤿🌊🙂
Buna karşıt olarak "ekrandan" okuma ise jet-ski yapmaya benzer. Jet-ski yapan insan yüzeyde, yüksek hızda, çevresindeki birçok şeyi görerek gider ancak hızından ötürü, herhangi bir şeye ancak kısacık anlarda odaklanabilir.
Dijital Çocuk
en büyük problemin ne biliyor musun?
kendi kendine engel oluyorsun.
böyle yaparsan hayattaki en güzel şeyleri kaçırırsın.
günün birinde de artık çok geç olur,o zaman da,‘ah,keşke...’dersin.
sırf cesaret gösteremediğin için.
öyle olsun istemezsin,değil mi?”
Hele karşımızdaki insanları bir bütünlük içerisinde değil de, organlar, hücreler ve parçalar halinde algılıyor olsaydık, kimse kimseye yaklaşamazdı. Algıda bütünleme nimeti bahşedilen insanoğlu, gider de yaşadığı musibeti parçalarına, atomlarına, organlarına, detaylarına ayırmaya çalışarak, çekilebilecek basit bir kederi, kaldıramayacağı büyüklüklere ulaştırır.