"Yalnızca ikimiz, Elena," dedi Damon sertçe. "Sen benimsin. Ben seninim. Biz zamanın başlangıcından beri birbirimizi seviyoruz."
Sayfa 3 - Damon/Elena·Kitabı okuyor
"Korkuyorum," diye karşılık verdi Elena. "İyi ama neden?" Bu soru Elena'nın kafasını karıştırdı. Sonra yavaşça yanağını onunkine dayayarak "Bunun sadece bir rüya olmasından korkuyorum," dedi. "Sana bir sır vereyim prenses," diye fısıldadı Damon kulağına. "Sen ve ben buradaki tek gerçekleriz. Diğer herşey bir rüya."
Sayfa 2 - Damon/Elena·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Evlilik meselesi, onu ifade ettiğim şekliyle, şu ikileme sürüklenebilir: 1. Ya erkek ve kadın, fiziksel, zihinsel ve ahlaki düzlemde tüm yetileri bakımından değerlendirildiklerinde eşittirler; bu durumda, aile içerisinde, ekonomide, yönetimde, yüksek memuriyette ve savaşta da eşit olmalıdırlar; yani tüm kamusal ve yurt içi görevlerde. 1. Ya da yalnızca birbirlerine denktirler ve her birinin üstünlük hususunda kendisine özgü bir ayrıcalığı vardır: Erkeğinki güç, kadınınki güzellik. Bu durumda, haklarının ve her birinin kendi görev dengesi başka bir biçimde kurulmalıdır. Fakat öyle kurulmalıdır ki, sonucunda iki cinsiyet arasında esenlik ve onur eşitliği olsun. Iki varsayımda da kadının hakkı ve itibarı tanınmış vaziyette; kadın, özgürleştiğini, kurtulduğunu söyleyebilir. Üçüncü bir sistem mevcut değil: Dürüst olmak gerekirse, bu kadar zorlu bir meseleyi bu denli kolay bir seçeneğe indirgeyebildiğim için bana methiyeler borçlusunuz. Her ne olursa olsun, kanun koyucu, felsefeci, iktisatçı ya da ahlakçı bir aile babasının bir denklem sunması zorunludur, çünkü bizzat işaret ettiğim üzere, makul ve ahlaklı bir varlık ve erkeğin de yoldaşı olan kadına, cinsiyeti bir aşağılama ifade edermişçesine davranılması kabul edilemez. Bana hakaret etmek yerine, neden söylediklerime dikkat etmekle yetinmediniz?
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Günaydın Eyvallahı çok olanın Yarası da çok olur
Ey, kir içinde yüzenler, hayatı kirletenler Her devirde borusu ötenler! Ey, darbe kaçkınları, ortayolcular, dönekler, Ey, sümüklü böcekleri Ey, bölenler, bölüşenler, Kardeşi kardeşe kırdırıp kanla sevişenler! Ey, gençliğimizi harcayanlar, Ey, kağıttan kaplanlar, ey zavallı sıçanları Ey, ciğeri beş para etmezler, Sıkıyı gördü mü fellik fellik kaçanlar! Ey, fırsatçılar, cepçiler, hortumcular, tokatçılar, Vurguncular, voliciler, üçkağıtçılar Ey, sürüngenler, sülükler, bağırsak parazitleri, bitler, Ey kudurmuş itler! Ey, yüzü yırtılmış köçekler, fırıldak varyeteler, Ve ey, dinsiz-imansız çeteleri Beni tutmayın ulan, burama geldi dayandı, Beni tutmayın, çizerim o çirkin suratınızı 1 Yıllardır öyle çok sömürdünüz Ve öyle çok kan kusturdunuz ki; Ulan, şimdi bir şarjöre diz çöktürürüm alayınızı…
Alıntı
Kimsesizim, dalsızım, duraksızım şimdi Yaşamla aramda çözülmedik ne kaldı?
Alıntı
Her alanda ilkeleri, kuralları ve kanunları olan Allah'ın [duaya] icabet için de kuralları vardır. İşte icabeti celbedecek, sahibine kazandıracak ilkelerden beş tanesi şunlardır: 1. Kul duasına icabet edileceğinden şüphe duymamalıdır. .............. 2. Duayı özel bir ruh haliyle ve haşyet içerisinde yapmalıdır. .............. 3. Duaya icabet edilmesi için acele etmemelidir. .............. 4. Kavli (sözlü) duadan önce fiili duaları yapılmalıdır. .............. 5. Dua eden beden helâl lokmalarla oluştur(ul)malıdır. ..............
Sayfa 21-24, Siyer Yayınları, [Gözden Geçirilmiş] 16. Baskı, Ekim 2022·Kitabı okuyor