Dinle, bak hayat nedir: 1. Perde: Gökyüzü kurşun renginde. Canınızı yakarlar. 2. Perde: Gökyüzü kurşun renginde. Tekrar canınız yanar. 3. Perde: Hava kararır, yağmur başlar. 4. Perde: Karanlık çoğalır. Bir kapı görülür. 5.Perde: Gece, koyu gece, kapı kapalı. Dışındasınız. Kapının dışında.
Bakarsın bir daha yazmam, tek sözcük bile Artık bütün kağıtlar dolu, kalemler boştur Yıkılır yüreğimden beynime kurduğum köprüler de Bir kapı usulca örtülür, bir adam unutulur Belki o şeydedir mutluluk, o buruk dinginlikte.
Reklam
Daha 16. yüzyıl ortalarında, özellikle Şehzâde Mustafa ve Şehzâde Bayezid olayları sırasında, Anadolu'da şiddetli bir kaynaşma başlamıştı. Bir yandan askerî sınıfa geçme amacı ile rakip şehzâdeler hizmetine giren binlerce başıboş Anadolu köylü genci, yevmlüler, levendler adı ile bu kargaşayı desteklerken, öbür yandan timarı az veya timarsız eli-emirlü ve maʻzul sipahiler, bu kaynaşmanın ön safında ortaya çıkmışlardır. Öbür yandan, ilmiyye mesleğinin vergi bağışıklığı gibi ayrıcalıklarından yararlanmak isteyen, fakat soygunculuk ve hatta eşkiyalığa sürüklenen binlerce Anadolu delikanlısı, sûhte/softa adı altında medreselerin çatısı altında toplanıyor, yahut dağ başlarında kendi medreselerini veya çetelerini kuruyorlardı. Eskiden Anadolu'nun fazla nüfusu için Balkanlar, bir taşma ve göç bölgesi idi, uclar ise askerî hizmete girmek isteyenlerin gönüllü, garip-yiğit adı ile koşuştukları bir er meydanı idi. 16. yüzyılın ikinci yarısında, bir yandan Avrupa'da yayılma durakladı; yeni timar olanakları kalmadı ve uc akıncı kurumu çöktü; öbür yandan, yukarıda söylediğimiz gibi, büyük nüfus artışı nedeni ile çorak Orta-Anadolu yaylasında nüfus baskısı güçlendi. Bu nüfus taşmasının gerçek ölçüsü iyi bilinmiyor. Fakat birçok belirtiler, bu varsayımı doğrulamaktadır. Kıbrıs'ın fethinden sonra, 2 Eylül 1572 tarihli bir fermanlas Anadolu, Karaman, Rûm, Zulkadı-riyye (Dulgadır) vilâyetlerinde, toprak sıkıntısı çeken, vergi tahrir defterlerine yazılmamış olan, bulunduğu yerden kaçarak başka taraflarda yerleşen veya ırgatlık yapan, toprak davaları bir sonuca vardırılmamış olanlar, şehirlerde ve köylerde işsiz güçsüz dolaşanların Kıbrıs'a sürgün gönderilmeleri emredilmiştir. Böylece, yalnız dağlık Teke bölgesinden gidecekler, 5.720 hâne olarak saptanmıştır. Bunun yanında, kendi isteği ile
Sayfa 191 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
İnfilak
Ben gidince hüzünler bırakırım Bu senin yaşadığındır Bir ev sıkılır kadınlardaki Bir adam sıkılır kadınlardaki Seni sevmek bu kadar mı O benim yaşadığımdır. Bazan da bir yerde kuşlar vardır Ne uçmak, ne görünmek için Bir karanfil pencereyi deler Bir kapı kendiliğinden kapanır İstesek sevişirdik, ama olmadı Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır Hatırda zamansız bir plak Bir otel kapısı, biraz istasyon Vardır o seninle birlikte olmak Buluşur çok uzaktan ellerimiz Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilāk
Sayfa 215·Kitabı okudu
Yıkılır yüreğimden beynime kurduğum köprüler de Bir kapı usulca örtülür, bir adam unutulur Belki o şeydedir mutluluk, o buruk dinginlikte.
Sayfa 156·Kitabı okuyor
Alıntı
Felaketim olacakmış gibi gel ki sana olan beklentilerim azalsın. Öyle bir gel ki bu yıkımın içinde gözlerim seni arasın. Rızamı almadan çat kapı gel. Gel ki bu bekleyiş sona ersin.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Reklam
Reklam