Hükûmetin ulu-orta para basma selâhiyetini kaldıracak;
onu hükûmet üstü bir müeyyideye bağlayacak ve resmî ağızlarda «enflâsyonla mücadele» lâfını hırsızın hırsızlıkla mücadelesi iddiası şeklinde yorumlayacak kanun...
1939-40’daki kıymetler muvazenesine göre tam 3000 misli artan para mevcudunu, 1300 misli yükselen altunu, 1000 misli kabaran et ve 300 misli pahalılaşan ekmeği ve bunların ardında 100-200-300-500 misline varan öbür maddeleri hizaya getirip pahılılığı muayyen bir nisbete oturtucu ve ücretleri ona göre belirtici kanun...
Millî geliri en yüksek haddine erdirici tedbirlerle yanyana, gideri kıt-kanaat seviyeye düşürücü kanun...
İkinci Dünya Harbi icadı gecekondu faciasını kökünden kazıyacak, şehirleri bir nevi moğol istilasına uğratan bu içtimaî vahşeti önleyecek, gecekondu âsilerini köylerine iade edecek ve gerekirse onlara toprak ve iş gösterecek kanun...
Bir aslandan kaçarken, bedeninizde gayet yerinde ve işlevsel bir tepki olarak ortaya çıkabilecek 180/100'lük kan basıncı, sabahları çocuğunuzun dağınık bıraktığı odasını gördüğünüzde de ortaya çıkıyorsa, artık hızla, kalp ve damar hastalığı geliştirmeye doğru yol alıyorsunuz demektir.
Düş kırıklığı anlam arayışına gerekçe oluşturur, anlam arayışı, mutlu olmak için yaşadığımıza inanmakla ilgili temel yanılsamadan bir kurtuluş biçimidir. Bizi mutsuz eden nedenler ortadan kalktığında, mutlu olabileceğimizi sanıyoruz; oysa acı yok olduğunda ortaya çıkan mutluluk değil, sıkıntıdır. Mutluluğun koşulları acıyla birlikte yok olur, insan yaşamının kısır döngüsü budur; acı ve sıkıntı, mutluluk yanılsaması ve acının gerçekliği arasında sürekli gidip gelmektir.
Düzen ve uyum nesnelerde değil, bunları bilen ve bunları nesnelere empoze eden zihindedir. Biz duyularımız aracılığıyla sadece bir şeylerin olup bittiğini gözlemleriz.