10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 184. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 18:24
Kemiklerime işleyen bir kış günü dizlerime kadar kara batmış, unutulmuş bir ormanın kıyısındaydım. Hayvan yolundan sapıp beni bulmaya mı geldi, yoksa çağırıldım mı, bilmiyorum. Yürüdüğü yeri dolduran göz kamaştıran bir iradeyle kendinden başka hiçbir şeyi içermeyen tastamam bir varlıktı. Altın ışıkların parladığı kürkünde, hareket ettikçe devinen kara benekler yü- zünden aklımı kaçıracaktım. Kuyruğun bilinci, havada salınırken kurduğu denge, bildiğim hiçbir yasaya ait değildi. Kuyru- ğun bağlı olduğu kalp bir tek ormana açıktı. İstesem de leoparın evreninde yoktum. Ondan çıkan bütün imgeler tekrar ona dönüyordu. Ama yaklaştıkça biri daha belirdi fazladan. Bir kadın. Ya benden taşıyordu ya da leopardan. O ormanın sınırında günlerdir yolunu gözlediğim bir kadındı hayvanla aramızdaki gizli sözleşme. Leoparın değil, benim artığımdı. 11 11/145
Hayata Dair
Saf CanavarSema Kaygusuz · Metis Yayınları · 202643 okunma
10/10
·413 syf.·
2025 16. kitabı
youtu.be/AL2Nlt1Yezo?si=... Bugün sizlere sadece bir devrin, bir dönemin, bir kuşağın değil benim de içinde bulunduğum X Kuşağının ve hatta Alfa Kuşağının dahi melodisine aşina olduğu, Yeşilçam’ın en kült filmlerinden biri olan Selvi Boylum Al Yazmalım filminin esinlendiği, Kırmızı Eşarp romanının yazarı Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel adlı o eşsiz eseri, dilimin döndüğü, yüreğimin ve dimağımın yettiğince anlatmaya çalışacağım. Eserimiz adından da anlaşılacağı üzere tek bir günden bahsetmektedir. Öyle bir gündür ki bu asra bedeldir. Tek bir günü, ana karakter olan Yedigey’in dilinden anlatır Aytmatov. Sık sık geçmişe dönütler olan bu eserde bazen geçmişi mi yoksa şimdiki zamanı mı okuduğumu karıştırmadım değil fakat eseri bitirdiğimde dimağımda buruk bir lezzet kaldı. Kitabı okumadan önce kitabın özetine bir bakıp beni nelerin beklediği hakkında fikir sahibi olmak istedim fakat hiçbir yerde kitabın detaylı bir özetini bulamadım. Kitabı okurken fark ettim ki kitapta geriye dönüşlerin sık sık yapılması, tıpkı benim gibi diğer okurları da zorlamış ve kimse eseri kronolojik bir sıralama ile özet halinde sunamamış. Ben bunu kısmen de olsa yaparak bir ilki başarmayı deneyeceğim. Bir yandan da kitap hakkında spoiler vermek istemiyorum ki böyle eşsiz bir eserden kimse mahrum kalmasın. Her ne kadar yazarımız Kırgız olsa da hikayemiz Kazakistan’da geçer çünkü Aytmatov’a göre bütün Türk yurtları birdir. Sıkıntıları, dertleri, özlemleri, hevesleri, istekleri hep bir bütündür. Tren yolu kenarında aç bir tilkinin yemek araması ile başlar hikayemiz. O kadar güzel betimlemiş ki yazarımız bu kısmı o tilkinin açlığını resmen ben de yaşadım. Bu betimle sonrasında asıl olaylar başlar. Başkarakterimiz olan Yedigey, Boranlı Tren İstasyonu’nda çalışmaktadır.
Alıntı
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biyoloji Evrim Kitabı
Puan vermedi·%24 (145/592 syf.)·
Yorumlarda birçok konuya değindiği söylense de temelde evrimi anlattığı için biyoloji ağırlıklı bir kitap diyebiliriz. 12 bölümden oluşan kitabın hatta ilk altı bölümü de bunu gösteriyor : Bölüm 1 : Dünya, Bölüm 2 : Hücre Bölüm 3 : Organizma, Bölüm 4 : Beyin sapı ve eski beyin bölgeleri Bölüm 5 : Ara beyin ve limbik sistem Bölüm 6 : Korteks ve neokorteks Evrimi anlamak için okumaya zorladım ama 140-145'lerde koptum, bana geçmiyor. Evrim yok demiyorum beni linçlemeyin, benim düşünceme, öğrendiklerime göre evrim, mantıksız bir teori gibi geliyor yani yok diyorum evet linçleyebilirsiniz. Termodinamiğin ikinci yasasına göre de Dünya 'nın düzenli bir hale gelmesi, kapalı sistem olduğu tezi altında bu mantığa uyarlanması, evet onca bilim insanına karşı gelerek bana mantıksız geliyor. Eğer, Allah (veya savunduğunuz Tanrı) evrimle yaratmış olamaz. Kendi kendine, Hücre, Olamaz. Görüşüm bu, bu kitap da bu fikrimi değiştiremedi. Bu yüzden beni sarmadı. Yüzde yüz Biyoloji kitabı değil, evrime göz Kırpıyorsanız sizin için müthiş bir kitap, çeşitli bilim dallarına ait görüşlerle genel kültürünüzü zenginleştirecek bir kitap.. Ama tavsiyem, akıllı okuyun, kitaplarınızı doğru seçin Kitapla kalın..
Ratio MundiAbdullah Reha Nazlı · Nazlı Kitapçılık ve Yayıncılık · 202641 okunma
8/10
·144 syf.··
2026 102. kitabı
Plevne #okudumbitti 93 Harbi’ni hepimizin az çok bildiğini sanırız ama Plevne’yi sayfalarda adım adım takip edince, o 145 günün ne kadar ağır, ne kadar gerçek olduğunu anlıyorsunuz. Kitabın en etkileyici yanı, olayları kuru bilgiyle geçmemesi. Sanki cephede bir noktaya fener tutuyor da “şimdi burada neyi neden yaptılar?” diye düşündürüyor. Hangi mevzi niçin önemli, hangi karar hangi sonucu doğuruyor, kuşatmanın psikolojisi askerin gündelik hayatına nasıl çöküyor… Bunları okurken kendimi bir haritanın başında, olup biteni anlamaya çalışan biri gibi hissettim. Ve o noktada şunu fark ettim: Plevne’yi “destan” yapan şey sadece kahramanlık değil; disiplin, akıl, sabır ve her gün yeniden ayağa kalkma hali. Gazi Osman Paşa’nın portresi de kitabın kalbi gibi. Büyük sözlerle parlatılmış bir kahraman değil; zor şartlarda soğukkanlı kalabilen, askerinin halini bilen, zamanı doğru okuyan bir komutan olarak çıkıyor karşımıza. Bazı bölümlerde “liderlik” kelimesi kitapta yazmasa bile, sayfaların arasından resmen akıyor. Bu direnişin sonu ne olursa olsun, insanın içinde “yenilgi” kavramını yeniden tanımlıyor. Çünkü burada anlatılan, sadece bir hattı savunmak değil; onuru, düzeni, dayanmayı ve geri adım atmamayı savunmak. Okurken boğazımın düğümlendiği yerler de oldu. Uzayan kuşatma, tükenen erzak, soğuk, yorgunluk… Savaşın “büyük kararlar” kadar, çok insani ve çok çıplak bir tarafı olduğunu hatırlatıyor. Bazı mücadeleler sonuçtan bağımsız olarak bir milletin hafızasında kazanılır. Plevne de tam olarak öyle bir yer. Tarih seviyorsanız zaten seversiniz; ama “ben tarih kitabı okuyamam” diyen birine bile önerebileceğim kadar akıcıydı. Hem bilgi veriyor hem de duygu bırakıyor. Plevne’yi gerçekten anlamak isteyen herkesin listesinde olmalı. @osmanpamukoglu @inkilapkitabevi #plevne
PlevneOsman Pamukoğlu · İnkılâp Kitabevi · 202527 okunma
Bazarov’un Nihilizmi Güç Değil Duygusal Yoksulluk
8/10
“Düşünen bir insan için izolasyon diye bir şey olduğuna inanmıyorum. En azından, durağanlaşmamaya, zamanımın gerisinde kalmamaya çalışıyorum.” (s.145) Babalar ve Oğullar yalnızca Rus edebiyatının en canlı eserlerinden biri değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin en kalıcı incelemelerinden biridir. Babalar ve oğullar arasındaki çatışma—eski ile yeni, gelenek ile isyan, duygu ile akıl arasındaki gerilim—ortadan kaybolmuş değil. Hâlâ modern hayatı şekillendiriyor. Bu yüzden roman belirli bir döneme aitmiş gibi hissettirmez; kuşaklar boyunca okunabilir ve güncel kalır. Özünde kitap, fikirlerle insan kalbi arasındaki gerilimi anlatır. Gençlik çoğu zaman mutlak anlamda haklı olduğuna inanır; geçmişi küçümser ve duyguyu zayıflık olarak görür. Öte yandan yaşlı kuşak kendini ifade etmekte zorlanır; hassasiyetini korur ama giderek önemsizleşme riski taşır. Ivan Turgenev bu iki tarafı da kaba şekilde yüceltmez. Bunun yerine, değişimin kaçınılmaz olduğunu ama duygusal derinlikten yoksun bir değişimin insanı eksilttiğini ima eder. Romanın en güçlü yanlarından biri, kuşak çatışmasını yüksek sesli yüzleşmelerle değil; sessizlikler, bakışlar ve ölçülü diyaloglar üzerinden işlemesidir. Nikolay Petroviç’in şiire, anılara ve sıcaklığa açık tavrı ile Bazarov’un duygusal olan her şeyi sert biçimde reddetmesi arasındaki karşıtlık, ayrımı gerçek ve insani kılar. Bazarov’un ünlü sözü—“Doğa bir tapınak değil, bir atölyedir ve insan da onun içinde çalışan bir işçidir”—onun dünya görüşünü kusursuz biçimde özetler. Karşısında ise daha sessiz, daha kırılgan bir duyarlılık vardır ve yeni kuşak bunu giderek gereksiz görür. Ama bu tablo gerçekten ne kadar doğru? Her yeni kuşak gerçekten bir öncekinden daha acımasız, daha kopuk, daha “rasyonel” mi? Tarih bunu tam olarak desteklemiyor. Örneğin Vietnam savaşı
İnceleme
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
Allah Utandırmasın
Puan vermedi·224 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 23:50
Kitap resmen ruhuma ilaç gibi geldi. Hepimizin birer 'yaralı kuş' olduğunu, bu yaralarla uçmanın da birer kahramanlık hikayesi olduğunu çok güzel anlatıyor. Üstümüzden koca bir hayat geçti' diye dertlenmek yerine, o yaraları birer madalya gibi taşımayı hatırlattı bana. Psikolojik kitaplar okumayı seviyorsanız ve hassas bir ruhunuz varsa kesinlikle tavsiye ederim. Dipnot: Aynı dönemlerde üniversite okumuşuz. Öğrenci yurtlarımız büyük ihtimalle karşı karşıya imiş. ‘Nostalji’ adını verdiğimiz aynı çay ocağında dinleniyormuşuz İstanbul’un yorucu hayatından; 145. sayfadaki fotoğraftan anladım. Sözlerimi çay ocağının sahiplerinin uğurlama cümlesi ile bitiriyorum: ‘Allah utandırmasın…’
Hayat Acemileri İçin Yaşam RehberiBeyhan Budak · Kronik Kitap · 20243,727 okunma