Yüce Allah’ın "Ve iş hakkında onlarla müşavere et." (Âl-i İmrân 159) sözü, ibaresiyle İslam’da yönetim ve karar mekanizmasının temelinin şura (danışma) olduğunu gösterir. Bu anlam, ümmetin içinden kendilerine danışılacak özel bir heyetin/topluluğun oluşturulmasını zorunlu kılar; çünkü ümmetin her bir ferdiyle tek tek danışmak teknik olarak imkansızdır. Bu mana ayetin söz akışından doğrudan kastedilmemiştir, dolayısıyla ayetin buna delaleti işaret yoluyladır.
159. İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere, hem Allah, hem de bütün lanet ediciler lanet eder. 160. Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeyi çokça kabul eden ve çokça merhamet edenim. 161. İnkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üzerinedir. 162. Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir, ne de onların yüzlerine bakılır. Bakara suresi
Sayfa 191 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
Alıntı
Reklam
9 Haziran 159. gün
"Hiçbir kötülük savunmasız değildir. Hepsi dışarıdan ılımlı ve kolayca müdahale edilebilir gibi görünür. Ama bir başladı mı sorunlar hızla yayılma eğilimindedir. Başlamasına izin verdiğin kötülüğün ne zaman duracağını kontrol edemezsin. Her duygu başlangıçta zayıftır. Sonrasında canlanır ve yol aldıkça güç toplar. Onu yok etmek yerine yavaşlatmak daha kolaydır." Seneca, Ahlak Mektupları, 106.2b-3a
Sayfa 183
Alıntı
En'am Suresi
159. Dinlerini parçalayıp da fırka fırka olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır; Sonra O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir. 160. Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı verilir, kim de bir kötülükle gelirse, ona da ancak misliyle ceza verilir ve hiçbirine haksızlık edilmez.
Âyet-i Kerime meali
Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir. 6-Enam Suresi 159
Sayfa 157 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Margoliouth'a göre(158) Müseylime Hazret-i Muhammed'den en az yirmi yıl önce peygamberlik iddia­larına başlamıştır. Bunu da)ibni işhak'ın başka raviler tara­fından bir kere daha teyid edilmeyen tek cümlesine dayana­rak ileri sürmektedir. O cümle ise Hirschfeld ve Frants Buhl'ün işaret ettikleri (159): "Biz. şuna kani olduk ki •... bunları... sana Yemame'den Rahman denilen bir adam (öğretiyor..: fakat biz rahmana hiçbir zaman inanmayız" cümlesidir. Bu cümleyi bir Kureyşli, Hazret-i Muhammed henüz Mekke"de iken kendisine söylemiş. 158. Margoliouth, JRAS, 1903, S. 484. 159. lbni İshak (lbni Hişam, 1., Kahire 1938, S. 3 1 8); Hartwing Hirschfeld, New researches into the comperative and exegesis of the Qoran, London 1902. S. 25; Fr. Bulh, das Leben Muhamrneds, s. 99.
Sayfa 138 - CEM·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Reklam
Reklam