Puan vermedi·134 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:17
Ölümcül Kimlikler kitabı, insanların kendini nasıl tanımladığı üzerinden ilerliyor ama asıl mesele şu: İnsanlar gerçekten tek kimlikli mi yoksa bunu kendileri mi böyle dayatıyor? Kitap bu sorunun etrafında dönüyor. Amin Maalouf a göre insan tek bir kimlikten oluşmaz. Ama bence asıl problem, insanların bunu bilmesine rağmen kendini tek bir kimliğe indirgemesi. Çünkü bu daha kolay. Bir gruba ait olmak, düşünmeden taraf tutmak, sorgulamadan “biz” demek. Kitapta geçen “biz ve onlar” ayrımı da tam olarak buradan çıkıyor. "Kimliğim beni başkalarından ayıran değil aynı zamanda onlara bağlayan şeylerin toplamıdır.” düşüncesi güzel ama pratikte bunun tam tersini yaşıyoruz. Bağlayan şeylerden çok ayıran şeylere odaklanıyoruz. Kitap kısa ama ortaya attığı mesele basit değil. Başta biraz sıkıcı geldi fakat sonrasında sorgulanan konular ilgimi çekti. Deneme sevenler için güzel bir kitap.
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
2/10
·184 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:49
Koca sultan Abdülaziz HAN öyle bir pehlivandı ki ŞEHADETİNE tek adam çift adam diye gidemeyip altı pehlivan ile zar zor zapt edip dövüp her iki bileğini usturayla kesmişler(ama biz bunları okumuyoruz) bizki onların torunuyuz Amin Maalouf Abdülaziz’e intihar etti safsafatası atmadan önce sen bir yazarsın araştırmadan doğru bilgiye ulaşmadan on binlerceye bunları okutman ne kadar acı… Şayet maolufun müslüman ve Osmanlılar için kötü sözlerine denk gelmedim ama imaları gayette açıcı eğer bir kitapta karakter namaz kılan müslümanla secde ifadesi yapıyorsa Osmanlı’yada atıyorsa her kitabında ufak ufak niyeti belidir masumca bakamayacağım.. herkeste kitabı beğenmiş bilseydim geçmişte yaşananlara iftira atılmasını savunuyorsunuz ayakta alkışlardım!!! Kitapta sayfa sayısını indirmek için çoğu konuyu basitçe üsten anlatığı için hiçbir şekilde atmosferini Yaşayamadım motorla savaşın ortasında geçiyor ama sadece geçiyor detay yok sürekli kitapta atlamalar yaşanıyor” Tek geçirdiği duygu “insanın aşık olunca gökyüzüne bile farklı baktığı oluyor” kısmı Bakü nun zamanla kendini dürüstçe ifade ediyor olmasıdır paylaştığım alıntılar selametle
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Reklam
Semerkant
8/10
·318 syf.··
2022 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 13:14
Amin Maalouf’un Semerkant romanı, yalnızca bir tarih romanı değil; geçmişin izlerini, insan ruhunun arayışlarını ve bir dönemin kültürel zenginliğini hissettiren etkileyici bir yolculuk. Kitabı okurken kendimi yalnızca olayları takip eden bir okuyucu gibi değil, yüzyıllar öncesine açılan bir kapının önünde duran biri gibi hissettiriyor insana. Amin Maalouf , tarihi bilgileri kuru bir anlatımla vermek yerine; dönemin insanlarını, şehirlerini, düşünce dünyasını ve yaşanan çatışmaları canlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Romanın en güçlü yanlarından biri, Semerkant şehrinin adeta bir karakter gibi işlenmiş olması. Şehrin sokakları, mimarisi, kültürel dokusu ve dönemin atmosferi öylesine güzel betimlenmiş ki okurken yalnızca bir yer ismi değil, yaşayan bir medeniyet hissi veriyor. Semerkant’ın bilime, sanata ve düşünceye verdiği değer; o dönemin insanlarının dünyaya bakışını anlamamızı sağlıyor. Amin Maalouf’un kalemi sayesinde tarihin uzak bir sayfası olmaktan çıkıp, içinden insanların geçtiği, hayallerin kurulduğu ve büyük fikirlerin doğduğu bir dünya hâline geliyor. Kitapta özellikle dönemin önemli isimlerini görmek ve onların hayatlarına tanıklık etmek benim için oldukça etkileyiciydi. Tarihte iz bırakmış insanların sadece isimlerden ibaret olmadığını; onların da tutkuları, korkuları, mücadeleleri ve hayalleri olduğunu görmek romanı daha anlamlı kılıyor. Maalouf, bu kişileri idealize etmeden, güçlü ve zayıf yönleriyle ele alarak daha gerçekçi bir anlatım oluşturuyor. Semerkant aynı zamanda bir düşünce romanı olarak da okunabilir. Bilginin, özgürlüğün, inançların, iktidarın ve insanın kendini arayışının iç içe geçtiği bir hikâye sunuyor. Kitap boyunca farklı dönemler arasında kurulan bağlantılar, tarihin aslında birbirinden kopuk olaylar değil; birbirini etkileyen büyük bir zincir
Tarihi Roman
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Şizofreni hastası bir Mâni..
Puan vermedi·240 syf.··
2026 5. kitabı
Hakikat arayışında olan, Mâni dininin öğretilerini müritleri ile paylaşmaya çalışan Mâni isimli genç bir adamın bu uğurda yaşadıklarını anlatıyor. Doğrusu ben Mâni'yi pek sevemedim ne uğruna bu yola çıktı, ne istedi, ne buldu yada tam anlamıyla düzene kazandırmak istediği öğretileri neydi. Kendisi bile çoğu zaman ne istediğini bilemedi, anlatmak istediği dönemin dini öğretilerini, otoritesini, inanış ve yaşayış tarzını bilmek önemli tabi ama bana mantıklı gelmeyen şeyler var doğrusu. Sübliminal olarak bütün dinleri yok edip pagan inancını okuyucuya benimsetmeye çalışması, kitabın temelinde söz gelimi Mani'nin deizmi savunuyor olması. Deist görüşün içinde yer yer tasavvuf, vahdedi vücut, putperestlik, paganizim, politeizm görüşlerine kayıyor, zaten derin araştırma yaptığımızda bu görüşler birbiri ile iç içe geçmiş diyebiliriz fakat Mâni davasını mantıksal bir temele oturtamamış davasında otoriter değil aman kin nefret olmasın aman sorun çıkmasın diye herkese herşeye ewet denilemez, denilmemeli. Örnek verecek olursam kitapda Zerdüşler ensesti savununca "ben partlardanım benim de ailemde insanlar kız kardeşleri ile evlenir" diyor yada "ben her dine mensubum, hem de hiç bir dine ait değilim " diyor olabilir mi böyle bişey nerede bu davanın değerleri yada duruşu her inanışa her duruma ayak uydurmaya çalışması Mâni'yi saygı duyulacak insan olmaktan çıkarıyor çünkü kendisi de davasına saygı duymuyor. Gönül isterki her yerde her dinde her zamanda iyilik güzellik olsun saygı sevgi olsun peki herşeye ewet diyerek olur mu bu asla olmaz Mânicim her davanın kuralları olmalı, olmalı ki davası uğruna seninle bu yola çıkanlar ne yaptıklarını bilmeli bir öyle bir böyle olmaz Not: Pek anlamam psikolojiden ama bence Mâni ruh hastasının teki psikolojik sorunları var sürekli ikizi ile
Araştırma-İnceleme
Işık BahçeleriAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20255bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
Semerkant'tan Atlas Okyanusuna uzanan bir yolculuk
Puan vermedi·320 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 02:13
#okudumbitti Semerkant Amin Maalouf Semerkant , 11. yüzyılın İran’ından(Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun hakim oldugu dönem)20. yüzyılın başına uzanan, Doğu ile Batı’nın kesiştiği noktada geçen destansı bir anlatıyı tarihsel olayları harmanlayarak sunuyor. Eser temelde dört bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde Ömer Hayyam 'ın Semerkant da başlayan yolculuğunun ve Hasan Sabbah ile tanışması, toplumun geçirdiği sosyal-siyasal yapılanma, Büyük Selçuklu Devletinin veziri Nizamülmülk'ün Haşhaşiler tarafından nasıl suikaste gittiğini ve bu tarikatın kurucusu ve lideri Hasan Sabbah'ın yükselişini okuyoruz. Yazar bu üç büyük şahsiyetin birbiriyle olan bağlantısını ve sonradan yollarının ayrılmasını, ayrıca farklı alanlardaki öngörü ve keskin zekalarını çok akıcı bir dille anlatıyor. Benim için en güzel bölümler de bu ilk ikisi oldu diyebilirim. Ömer Hayyam'ın merkezde olduğu Semerkant da başlayan ve Atlas okyanusunun derin sularında biten hikayenin anlatıldığı bu eser İran'in geçmişine bir mercek tutuyor. Doğu denilince ilk akla gelen bu medeniyetin değişen çehresi ve değişmeyen kaderine adım adım tanıklık ediyoruz. Ömer Hayyam 'ın miras bıraktığı yazma ikinci bölümün nihai amacını oluşturuyor. Yazarın İran devriminden bahsettiği bu bölümlerde, yaşamdaki en acımasız yasa olan güçlünün güçsüzü ezmesinin siyasi perdedeki yansımasıyla karşılaşıyoruz. Bir Amerikalı olan Benjamin O.Lesage'in ağzından anlatılan bu bölümde Ömer Hayyama olan hayranlığı ve "Rubaiyat'ı" bulma arayışı ile başlayan yolculuk İran’ın devrimin yarattığı dönüşümlerin, toplumsal alana olan etkilerini ve bir başka ülkenin demokrasisi adına dava güden karakterleri ile haritalarda çizilen devlet sınırlarının ötesinde insani değer ve inançlar olduğunu bizlere anlatıyor. Açıkçası çok güzel kitaptı benim için. Tabi Doğu'nun Limanları 'nın
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Reklam
Reklam