Likewise, Orthodox and historically Protestant populations have declined globally. If Roman Catholicism has grown only marginally and Orthodox and Protestant numbers have declined, how are we to understand the massive growth in numbers of Christians in the Global South? The most significant growth was among independents (i.e., African Independent Churches and Chinese house churches), which increased from 1.7 percent of all Christians in 1910 to 16.6 percent in 2010.
Osmanlı İmparatorluğu için Kuzey sorunu, Büyük Petro ile meydana çıkmış bir sorun değildir. Karadeniz'e inmek için, Kuzey-Karadeniz steplerinden geçmek gerekir. Sorunu, Moskof Devleti'nin, Altun-Ordu'nun mirasını adım adım alarak Karadeniz kuzeyindeki Türk-Tatar bozkırını ele geçirmeye başladığı döneme, 16. yüzyıla kadar çıkarmakta abartma yoktur. Bu gelişim, sonraları Boğaz'a kadar genişleyecek siyasî bir yayılışın ilk aşamasıdır. Bölgeyi savunma, Osmanlı Devleti için Kırım'ın, Karadeniz'in ve nihayet İstanbul'un savunulması olacaktır. XVII. yüzyıl sonundaki (1683-1699) çetin uğraş içinde Kırımlılar ve Osmanlı devlet adamları bunu iyi sezmiş ve ilk defa Kırım'ın Ruslara, İstanbul'a saldırma için bir köprü olacağını söylemişlerdir.
Sayfa 11 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Erken dönem ebe-cadısının tarihyazımının analizi, tarihsel teori ve pratiklerdeki gelişmelerle ilgili etkileyici bir vaka çalışmasıdır. 16. ve 17. yüzyıllar Avrupası'ndaki cadı takibatlarına yönelik ilgi, 1960'larda sosyal tarih disiplinin gelişmesiyle ortaya çıktı. Sosyal tarih, kadının tarihi ve sonrasında da cinsiyet tarihi uzmanlıklarının evrimi, cadılık suçlamaları ve takibatlarındaki kadın çoğunluğuyla ilgili kapsamlı akademik araştırmalara sebep oldu.
Ebe-cadı figürü üzerinde, birbirinden farklı ve zıt görüşlere sahip tarihçiler çalıştı. Ebe-cadı hakkında 1960 ve 1970'lerde ortaya çıkan ilk tıbbi tarih çalışmaları ve Feminist yaklaşımlar, ebelere statik bir grup muamelesi etti ve neden katledildiklerine dair tek bir açıklama yaptı: Ebe, marjinal bir figürdü; bazılarına göre aynı zamanda gücü elinden alınmış vasıfsız biri, bazılarına göre ise becerikli bir şifacıydı.
Beni kendisine hedef dikti.
Onun okçuları beni kuşatıyor,
Hiç esirgemeden böbreklerimi yarıyor;
Ödümü yere döküyor.
Bedenimde gedik üzerine gedik açıyor,
Bir dev gibi üzerime saldırıyor.
Bilinçdışı arzuların saldırısısının sebep olduğu ruhun acısı.
1
ayna yoruldu
her gün yabancı yüzler taşımaktan
içindeki sır dökülüyor şimdi
bakan kendini görüyor
ayna ise sadece yokluğu
2
toprak uyandı
üstünde yürüyen ayakların yüküyle
bizi taşıdığını sanıyoruz
oysa o
bizi sabırla biriktiriyor
3
bir nar açıldı
içinde dünya kadar kan
biz
meyveyi değil
kırılmayı yiyoruz
4
kapı gıcırtısı
evin yaşlandığını söylüyor
duvarlar daha az dayanıklı
insanlar gibi
her şey eskimeyi öğreniyor
5
kapı çalındı