Edebi dil harika
7/10
·168 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:18
Kitap konu itibariyle klişe. Bir bati ozentiliği kokuyor mu, kokuyor. Bu koku şimdiki nesle pek gelmeyebilir. Fakat kaleme alindigi donemde yogun bir sekilde hissedildigine suphem yok. Fakat bu kitabi okuma amacım, Turkce dilinin kabre gomulmeden evvelki halini anlayabilmekti. Gerçekten anadilimiz muazzam bir dilmiş o zamanlar. Ingilizce bir kitap okudugum zaman aldiğim o hazzi aldim. 300 kelimelik gudubet kitaplardan ayiran en muhim kısım benim için orasiydi. 160 degil de 260 sayfa olsaydi konusu itibariyle bitiremiyebilirdim.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:32
Bu kitap 336 sayfalık genişletilmiş baskının 160 sayfalık özet/pratik versiyonudur Elimizdeki bu 160 sayfalık eserin ilk 100 sayfası Abdulfettah Ebu Gudde'nin Riyad’da Arapça olarak yazdığı orijinal 'Kıymetü'z-Zaman Inde'l-Ulema' kitabı merkez alınmış ve aynı zamanda çevirmenimiz Enbiya Yıldırım aydınlatıcı dipnot ve şerh açıklamalarıyla okuyucunun anlatılanları daha doğru ve kapsamlı bir şekilde kavramasını sağlıyor Geriye kalan 60 sayfada ise Enbiya Yıldırım 'Ekler' bölümü altında konuyu zenginleştirmek amacıyla Ali Fuad Başgil, Osman Nuri Topbaş, Gürbüz Deniz gibi yazarlardan destekleyici alıntılara yer veriyor Abdulfettah Ebu Gudde eserinde geçmiş dönemdeki büyük İslam alimlerinin hayatlarından örnekler veriyor bu alimlerin yemek yerken yürürken hatta ve hatta ölüm döşeğindeyken bile vakitlerini boş yere harcamamak için nasıl çabaladıklarını anlatıyor Büyük İslam alimlerinin zamanı değerlendirme konusundaki çabalarına gerçekten imrendim çok vaovluk örnek hayatlar anlatılmış kitapta bunu da mı yapmışlar diye diye okudum ilk 100 sayfayı ama tabii çok uç örnekler olduğu için biraz yavaş aktı sayfalar... Enbiya Yıldırım'ın farklı yazarlardan derlediği son 60 sayfalık 'Ekler' bölümü ise daha günümüze uyarlı pratik ve üstünde düşünülebilir nitelikte olduğu için su gibi akıp gidiverdi Velhasılıkelam yavaşıyla hızlısıyla her türlü okunması gereken insanın vicdanına dokunan durup da zamanımın gidişatı nasıl bir gidişat sorusunu kendisine sorduran fazla uzatıp da insanı yormayan bir kitaptı Alın aldırın okuyun okutturun zamanınızın kıymetini de bilin Saygılarla
Zamanın Kıymeti-Pratik BaskıAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 20197,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kitap adı: Yine De Sevdik Yazar adı : Miraç Çağrı Aktaş Sayfa sayısı :160 Kitap türü: Deneme// Hayattan kısa kesitler Kitabın ana teması, sevgi ve sevmek ile ilgili gibi gözükse de değil, kitabın ana teması "Keşkelerimiz" bana göre. Yazar kendi hayatından örnekler vererek konuya gayet güzel vakıf olmuş. Aynı yazarın okumuş olduğum bu ikinci kitabı "Okurken, iç sesinizle sohbet ettiğinizi düşünürseniz şaşırmayın" Kitapta kısaca her türlü sevgi ve sevdaya değinmiş, bu ister yar, ister ana, ister baba ister dede ve arkadaş, dost olsun. Çocukluğunu yaşayamadığından dem vurmuş ve buna karşılık güzel hayaller kuracağından bahsetmiş yazar. Sevdiği ve değer verdiği insanların ihaneti o kadar sarsmış ki, neredeyse en çok "yaşattığını yaşamadan ölme" cümlesini okuyorsunuz kitabın sayfalarında. *"Papatyalar çok narin ama dikenli güller için onları ezip geçtiniz" * Bazen sorgularız değer verdik de ne oldu? Kısaca bu kitapta da karşılaşıyorsunuz aynı ifade ve durumlarla. *** "Her şeyi bilmenize gerek yok, üzmeyin birinin acı çekmesine neden olmayın yeter" Yazar İnsanın en üzüntülü anlarında, genelde söylenen kelimeler, "unutursun ya da alışırsın", olduğundan dem vurmuş. Sanırım bu durum bizim kültürümüze has bir durum. ***"Sizi olduğu gibi kabul edip seven insanları sevin, kendi menfaatleri için sizi değiştirmeye çalışan insanlardan ise uzak durun" ***"Bahanelere sığınıp sizi ihmal edenler değil, size zaman yaratanlar olsun yanınızda,diyor yazar son olarak. Bu kadar spoiler yeterli. Kitabı beğendim, kesinlikle tavsiye ediyorum. Not:" Keşkelere o kadar çok güçlü sarılıyoruz ki, yeri geliyor onlarla saklanıp hayatın en güzel anlarını kaçırıyoruz" Aylin Özgür
Yine de SevdikMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 20184,498 okunma
9/10
·160 syf.·
2026 145. kitabı
Anne Üşüyorum Yokluğunda Demet Tezcan Demet Tezcan'ın kalemiyle ilk defa tanışmama vesile olan "Anne Üşürüm Yokluğunda", kapağındaki alt başlıkta her ne kadar bir "anı" kitabı olarak nitelendirilse de, sayfaları çevirdikçe okuru çok daha geniş ve derin bir edebi coğrafyaya davet ediyordu. 160 sayfalık, manevî yükü ağır olan eser, klasik bir hatıratın sınırlarını aşarak, hayat, ölüm, ebeveynlik ve sığınılacak en güvenli liman olan "anne" kavramı üzerine kurulmuş felsefi ve varoluşsal denemeler bütünü olarak karşımıza çıkıyor. Kitap, yazarın annesinin vefatının ardından yaşadığı sarsıcı ve derin süreçle kapılarını açıyor. Adından da anlaşılacağı üzere, merkezine yoğun bir şekilde "anne" temasını alan yazılardan oluşuyor. Tezcan, bu kişisel acıyı sadece bir iç döküş olarak bırakmıyor onu evrensel bir düzleme taşıyor. Kitaba başlarken klasik bir anı kitabı beklentisinde olan okur, ilerledikçe metnin rehberlik eden, öğütler veren didaktik yönüyle karşılaşıyor. Tezcan, hayatın kaçınılmaz ve tek mutlak gerçeği olan "ölüm" olgusunu okura bir ayna olarak tutuyordu. Ölümü ürkütücü, karanlık bir son olmaktan çıkarıp, hayatı doğru ve anlamlı yaşamanın bir anahtarı olarak son derece güzel ve naif bir dille işliyor. Metnin satır aralarında yazarın kendi düşüncelerine eşlik eden ve okurun da zihninde yer etmiş sevilen isimlerden yapılan alıntılar, kitabın entelektüel zeminini güçlendirirken, okuma sürecine de çok sesli ve entelektüel bir keyif katıyor. Kitabın başarılarından biri ise şüphesiz ki dilinin yakaladığı muazzam akıcılık. Öyle ki, anlatımın gücü ve samimiyeti beni öylesine içine aldı ki, 160 sayfalık bu eseri 24 saat bile geçmeden, bir çırpıda okuyup bitirdim. Bu ay okuma listeme eklediğim ikinci kitap olan bu
Anne
Anne Üşüyorum YokluğundaDemet Tezcan · İlke Yayıncılık · 201011 okunma
Açlık acıyı bastırır mı?
Puan vermedi·158 syf.··
2026 35. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:33
160 sayfa kitabı 3. Defa başlayıp tam 40 günde bitirdim. Hem de ilk 80 sayfayı yaklaşık 10 günde kalan 80 sayfayı 2 günde, araya da yaklaşık 6 7 kitap sığdırarak. Ama bu kitabı beğenmediğim anlamına gelmez. İlk iki başlayışımda zihnimi toparlayamıyordum, 3. De dediğim gibi araya kitaplar girdi. Neyse güzel birkaç alıntı bırakayım. *Acı duymuyordum, açlığım acımı uyuşturmuştu. * Siz şimdi beni eskisinden de beter ettiniz. Hiçbir şey bırakmadınız ben de. *Kaçınılmaz sonuç, ha bir gün önce gelip çatmış,ha bir gün sonra, ne fark ederdi sanki? *Bahtımın hep kapalı oluşuna sebep neydi? Yaşamak başkaları kadar benim de hakkım değil miydi? *Dilsiz ve bitkindi benim kahkaham, ağlamak özlemini taşıyordu. *İçimde yeni bir ümit parlamıştı; ortada kaybedilmiş bir şey yoktu henüz, aksine her şeyi kazabilirdim. #açlık #knuthamsun #okudumbitti
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 7. kitabı
Evde uzun süredir okunmayı bekleyen bir kitaptı.Geçenlerde Robin Wİlliams ın hayatını kaybetmesi sonucu kitabı merak edip okudum.Belki filmini izleyenlerde vardır.Film 1989 yılında çekilmiş ve başrolde Robin Willams oynamış. Filmi izlemeyenler için kitaptan biraz bahsedeyim.Konu çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Akademi de geçmektedir.Okulda yeni bir ingilizce öğretmeni olan bay keating ders vermeye başlar.Hayatı sadece ders çalışmaktan ibaret olan bir grup genci şiire,sanata ve anı yaşamaya yönlendirir.Onlara dünyaya ve olaylara farklı açıdan bakmayı öğretir.Ve okulun despot ve gelenekçi anlayışına ters olan bu düşünce bay keating ve öğrencilere farklı yollar sunar. Kitabı ben çok beğendim.Gayet akıcı ve sıkmayan bir anlatım kullanılmış.Uzun kitap okumayı sevmeyenler bu 160 sayfalık kitabı bir çırpıda okuyabilirler
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma