Aslında dört boyut vardır, bunların üçüne Uzay'ın üç düzlemi diyoruz, dördüncü boyut ise Zaman'dır. Ama ilk üç boyut ile dördüncü boyut arasında gerçekdışı bir ayrım yapma eğilimindeyizdir, bunun nedeni bilincimizin hayatımızın başından sonuna kadar bu dördüncü boyut boyunca kesik kesik ilerliyor olmasıdır.
Uyku ile uyuşukluk arasında rakseden bir hayat. Beklediğim bir şey yok. Dersler tatsızın tatsızı. Kendimi bir işe bağlayamadım. Felâket şurada ki günler de sınırlı. Çalışmam gereken saatlerde paçavralaşmış bir idrakle baş başayım.
(Jurnal)
Gururlu bir kimse baş eğdiği vakit, diz çöken uşaktan daha yakındır Tanrı'ya. Çünkü gururlu adam, insani gönülsüzlüğün bu belirtisini Tanrı'ya sunmak için kendisiyle savaşmak zorunda kalmıştır. Oysa öteki, alışkanlıkla, ve hatta yaptığı işi düşünmeden yerlere kapanmıştır.