Nemide
7/10
·189 syf.··
2026 25. kitabı
2026- 29. Kitap Kitabın Adı: Nemide Yazarı : Halit Ziya UŞAKLIGİL Yayınevi: Özgür Yayınları Türü : Roman Basım Yılı : 2005 Sayfa Sayısı: 189 Sayfa Düşünceler : Halit Ziya UŞAKLIGİL ( 1866-1945 )denilince aklımıza yıllardır izlenen TV dizilerine çevrilen Aşkı Memnu ve Kırık Hayatlar romanları gelir. Halit Ziya modern Türk romanının öncülerinden birisidir ve batılı anlamda roman yazan yazarlarımızın başında gelir. Nemide yazarın Sebile 'den sonraki ikinci romanıdır ancak kitap olarak basılan ilk romanıdır. UŞAKLIGİL 'in sadece 22 yaşında iken yazdığı bu roman genellikle eserlerinin ana teması olan aşk üzerine kurulmuştur. Ruhsal çözümlemeleri ,çevresel tasvirleri eserlerinde ustaca kullanması ile bilinen yazarın bu ilk dönem eserinde olay örgüsü diğer eserlerine göre daha basit olsada yinede Uşaklıgil 'in tarzı öne çıkmaktadır. Nemide isimli hastalıklı bir kızın amcasının oğlu Nail 'e hissettiği duygular ile Nail 'in iki genç kadın arasında kalarak ikileme düşmesi ekseninde yaşanan olayların anlatıldığı eser aynı zamanda son dönem Osmanlı sosyal yaşamı hakkında bilgiler sunmaktadır. O dönem bolca kullanılan çaresiz hastalık metaforu nu ustaca işleyen yazar bizi adeta ölümsüz eserlerine hazırlamakta aşk ,ölüm ,ayrılık üçgeninde hapsetmektedir. Diğer eserleri ile birlikte pek bilinmeyen bu eserini de zevkle tavsiye ediyorum tüm kitap dostlarına
NemideHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 20051,043 okunma
10/10
·336 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:15
1940 yılında Avrupa’da savaş patlamışken New York’ta ikamet eden bir grup bohem sanatçı, Brooklyn’de bir ev tutmaya karar verir. Ev büyüktür, bakımsızdır; Viktoryen dönemden kaldığı için döküntüdür ancak eski zamanların görkemini yansıtan bir çekiciliği vardır. Evi önce üç kişi kiralar: İngiliz şair W. H. Auden, genç romancı Carson McCullers ve Harper’s Bazaar dergisinin editörlüğünü yapan, dönemin kültür dünyasında popüler bir isim olan George Davis. Evde ilk başlarda kalorifer tesisatı bile bozuktur, pek çok eksik vardır; ancak tadilat devam ettikçe kısa sürede evin kadrosu kalabalıklaşır, dönemin gözde isimleri gelip kalmaya başlar. Çoğu, Paris’in işgaliyle gemilerle Avrupa’dan kaçmış mültecilerdir; 1920’lerdeki ve 1930’lardaki özgürlükçü, sanatsal Paris’in Nazi işgali altında çöküşünün yasını tutarlar. Sherill Tippins’in deyişiyle ev, Nuh’un gemisine dönmüştür. Broadway’de sahneye çıkan burlesk sanatçısı ve striptiz kraliçesi Gypsy Rose Lee’nin gelip yerleşmesi eve renk katar, onun gelişi magazin basınının da ilgisini eve çeker. February House, savaş atmosferinde bunalan sanatçıların birbirini desteklediği, üretmeye teşvik ettiği bir sığınak olur. Sakinlerinin çoğunun doğduğu ay şubat olduğu için Anaïs Nin bu eve "February House" ismini verir. Thomas Mann’ın çocukları da gelip burada kalır; biseksüel bir çift olan Paul ve Jane Bowles da fırtınalı evliliklerinin bütün tartışmalarını burada sürdürür. Carson McCullers aşk acısı çeker ve Gypsy’nin kollarında teselli bulur; ikisinin ismi magazin basınında "kim kiminle" tarzında dedikodu haberlerinde geçer. Bu eve bir bakıma "queer evi" de diyebiliriz aslında; çünkü dönemin baskıcı ortamında bu yaratıcı insanlar, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sıcak bir mekân bulabilmişlerdir. Şunu itiraf etmeliyim ki içinde
Edebiyat
February HouseSherill Tippins · Mariner Books · 20061 okunma
Reklam
Puan vermedi
George Orwell'ın iki kült eseri 1984 ve Hayvan Çiftliği okuma listemde uzunca bir zaman bekliyordu ve nihayet Hayvan Çiftliği'ni okumak nasip oldu. Şimdi sadece 1984 kaldı. O da bakalım hangi güne nasip olacak? Hayvan Çiftliği şöyle ilk başta hiç bilmeyen birine normal bir fabl veya bir masal gibi gelebilir. Ancak anlattığı şeyleri okuyunca aslında kitabın sadece bir fabl, bir masal olmadığını anlıyorsun. Aslında dıştan fabl ama anlattığı içerik olarak sert bir toplum düzeni eleştirisi ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Hayvan Çiftliği hayvanların insanlara karşı isyanı ile başlayp ve bu isyanın asıl amacından sapıp artık kişisel bir çıkara dönüşme hikayesi. Okurken orda hayvanların olmasından ziyade yaşananlar okurken günümüzde maruz kaldığımız toplum düzenini o kadar göze sokacak şekilde anlatıyor ki orda hayvanların olmasının bir önemi kalmıyor. Günümüzü okutuyor adeta. Hayvan Çiftliği okurken aslında hiçbir şeyin değişmediğini, gücün belli zaman sonra belli grubun elinde nasıl bencillik ile çıkar malzemesi haline geldiğini, her ne kadar 1945'te yazılsa da günümüzden bir farkının olmamasından ötürü zamansız bir kült roman. Toparlayacak olursam Hayvan Çiftliği basit bir fabl okur gibi değil günümüz ile ilişkilendirerek okunduğu zaman çok daha anlamlı bir kitap. Hayvanlar üzerinden insanların ne kadar bencil ve çıkara dayalı bir varlık olduğunun anlatısı Hayvan Çiftliği ... Okuyun, okutun...
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025296,5bin okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:28
#KitapYorum #CenkKayakuş #SonFiravun #KanonYayınları #Kitabaaşıkokumayasevdalı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan, Cenk Kayakuş'a ait "SON FİRAVUN" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Cenk Kayakuş kitaplarını okumak bana göre ayrıcalık. Öncesinde "KAYIP KITA", "UÇUŞ 345" isimli eserlerini okumuş çok beğenmiştim. İçimden de gizliden diğer kitaplara talibim düşüncesi altın yaldızlı hazine notluğuna okunmak üzere eklemiştim bile. Hepsinde heyecan, gizem, merak, adrenalin, gerilim tavan. Elinizdeki kitaplar bittiğinde, ne okurum derdi sarmışsa, sıkılıp bunaldıysanız, arayıştaysanız eğer zulanuzda Cenk Kayakuş kitapları varsa çok şanslısınız, kurtardınız günü diyebilirim. Hani yemek sonrası en sevdiğiniz tatlıya sıra gelir ya!.. Tam da bu iştahla "SON FİRAVUN" a tutundum desem mübalağa etmiş olmam. Her sayfa heyecan, gizem, aksiyon, gerilim. Tüm duygularınız fişini elektrik prizine takmışcasına aydınlanıyor. Kendinize geliyorsunuz. Hani çok susarsınız su ılık gelir, o sıcakta bir işe yaramaz. Yavandan mideye yuvarlarsınız. Bu eser tüm dıyguların hakkını veren cinsten. Yani o soğuk suyla dirilişiniz bu kitapla kavilli. Cenk Kayakuş tarihsel olayları günümüze bağlamayı seven bir yazar. Okurun nabzını biliyor. Nokta atışlar hükmünde. Hadi şimdi Mısır'a gidelim, kızgın çöllerde kahramanımız Hakan Geda neler yaşamış konuya ekmek bandıralım. "SON FİRAVUN" Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi, II. Dünya Savaşı ve günümüzü birleştiren gizemli bir hazine avını konu alan bir macera romanı. Topkapı Sarayı’ndaki "tılsımlı gömlekler" gibi somut tarihi ögeler ve Herihor hazinesi gibi arkeolojik mitler kurgunun omurgasını oluşturuyor. Temposu yüksek, kronolojik katmanlar arasında köprüler kuran, tarihsel gerçekliklerle kurguyu harmanlayan sürükleyici
Son FiravunCenk Kayakuş · Kanon Kitap · 202241 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:39
Kitap, savaşın yıkıcılığını, bir insanın ömür boyu sırtında taşıdığı vicdan azabını ve nesiller arası bağların iyileştirici gücünü anlatır. Torunu Mizuki, büyükbabasının bu trajik geçmişini öğrendikten sonra onun yaralarını sarmak ve bunca yıl sonra Keiko'nun izini bulabilmek için harekete geçer. Yıl 1945; ergenlik çağındaki Ichiro, arkadaşı Hiro ile evde vakit geçirirken Hiroşima'ya atom bombası atılır. Şehir bir anda cehenneme döner. İki arkadaş, patlamanın dehşeti içinde Hiro'nun 5 yaşındaki küçük kız kardeşi Keiko'yu bulmak için harabelerin arasında aramaya koyulurlar. Yaralı ve çaresiz haldeki Ichiro, zorunluluktan ötürü küçük Keiko'yu güvenli olduğunu düşündüğü bir yerde bırakmak zorunda kalır ve giderken ona kağıttan ilk turna kuşunu yapar. Ancak geri döndüğünde Keiko ortadan kaybolmuştur. 1000 Turna Kuşu ve Arayış; Ichiro, hayatı boyunca Keiko'yu bıraktığı için büyük bir suçluluk duyar. Onu aradığı yıllar boyunca, başvurduğu her yere Japon efsanesindeki "1000 turna kuşu katlayanın dileği kabul olur" inancıyla birer origami turna kuşu bırakır. Ichiro, babasından yadigar kalan değerli bir kitabın son sayfasını da origami yaparak bininci turna kuşuna ulaşır.
Kitap İncelemesi
Kağıttan Son Turna KuşuKerry Drewery · Genç Timaş Yayınları · 20252,736 okunma
8/10
·120 syf.·
2026 81. kitabı
Canvermezler Tekkesi, Türk Edebiyatı'nın ilk gotik romanı olarak değerlendirilmektedir. Selim Nüzhet Gerçek'in, Claude Farrère'in La Maison des Hommes Vivants adlı romanından uyarladığı bu roman, 1921 yılında İleri gazetesinde yayımlanmış ve bir sene sonra kitap haline getirilmiş. Şehir dışında yaşayan ve insanların hayatlarını birtakım doğaüstü tekniklerle kendi vücutlarına aktararak yaşamlarını sürdüren üç ihtiyar, sevgili olan Meliha ve Ali Nail'i de tuzaklarına düşürürler. Selim Nüzhet Gerçek (1891-1945), ilk kez okuduğum bir yazardı. Roman, uyarlama da olsa başarılıydı.
Canvermezler TekkesiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025521 okunma
Reklam
Reklam