Bir büyük suç oluyor suçsuzluk içimizde. (1981)
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Gün olur, onuru güzel çocuk Acı da yakışır insanın yüreğine. (1981)
Sayfa 11·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Go west, young man
Tanımadığım bir gençten Soru Yanıma karnımı doyurmaya yetecek kadar para alıp sırtımda uyku tulumu, otostopla Avrupa'yı gezmeyi planlıyorum. Bunu size neden söylediğime gelince; sizin gibi bir seyyahtan "hiç durma!" lafını işitip parklarda, garlarda ve yol kenarlarında uyumak için manevi destek almak hevesindeyim. Jack London'dan bu yana umarım dünya çok değişmemiştir.. Cevap Usta, hiç durma git. Hayatta yapacağın en iyi iş olur. Kolay kolay pes etme, zorluklar olacaktır çünkü. Altı aydan önce sakın geri gelme. 18 yaşına bastığım sene Paris'ten İstanbul'a otostopla gelmiştim. Aynı yazın sonunda Toronto'dan Kuzey Kutup Denizi'ne kadar uzandım, cebimde 60-70 dolar gibi bir şeyle. Bir sene sonra Yunanistan'da tam sıfır parayla trende kaçak yolculuk ederken yakalandım, bir ton ilginç insanla tanıştım. 1981'de boncuk alıp kolye satarak iki sene bütün Güney Amerika'yı dolaşan İsviçreli bir çocukla birkaç gün beraber yolculuk ettim. O tarihte ben artık biraz kartlamıştım, istediğim ölçüde ayak uyduramadım. Yunanistan'da manastırlara gidip gece yatıya kalmaktan hiç çekinme. Batı Avrupa'da daha zordur, ama imkansız olmamalı. Starbucks'ların çoğu da sabaha kadar açık oluyor. Polisle sakın tartışma. Gıcıklık da yapsalar en sevimli ve dost halini takın. Sonunda karakolda misafir edebilirler, rahat sayılır. * Jack London'dan bu yana dünya değişti çok, ama doğru yaşamanın kuralları değişmedi. Bütün dünyanın yanlış yolda olması, o yolun yanlış olmadığını göstermez.
Sayfa 320 - Liber Plus Yayınları / 16 Haziran 2011
Düşünce
Rahmetli Kudüs Şairi Nuri Pakdil Üstadın 42 Eseri
Batı Notları (gezi-izlenim), 1972 Biat-1 (deneme), 1973 Umut (oyun), 1974 Harikalar Tablosu (çeviri), 1974 Ay Operası (çeviri), 1975 Biat-II (deneme), 1977 Biat-III (deneme), 1982 Bağlanma (deneme), 1979 Put Yapımevleri (oyun), 1980 Bir Yazarın Notları-I (deneme), 1980 Bir Yazarın Notları-II (deneme), 1981 Kasırganın Çatırtıları (çeviri), 1982 Bir Yazarın Notları-III (deneme), 1982 Bir Yazarın Notları-IV (deneme), 1982 Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş (oyun), 1982
Klinik çalışmalarda da gözlemlendiği gibi, olumsuz bir objeyle kurulan yoğun bağ, bu objeyle daha olumlu bir ilişki kurabilme isteğini de içerir(Meissner, 1981). Bu değerlendirme, neden bazı insanların özellikle kendilerine reddedici bir tutum gösteren kişilere yönelme eğiliminde olduklarını da açıklar.
Sayfa 102 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
1981 yılında Boston'daki bir laboratuvarda genç bir araştırmacı, insanları esnemelerle geçen uzun süreler boyunca, geceleri ve ertesi günün tamamında uyanık tutuyormuş. Uyuyakalmalarını önlemesi gerekiyor, bu esnada onlara çeşitli görevler veriyormuş. Toplama işlemi yapmaları, kartları farklı gruplara ayırmaları, hafıza testlerine katılmaları gerekiyormuş. Örneğin onlara bir fotoğraf gösterdikten sonra fotoğraftaki arabanın rengini soruyormuş. Charles Czeisler -uzun boylu, uzun uzuvlu, gözlükleri tel çerçeveli, sesi kalın bir adam- uyku üzerine çalışmaya o âna dek hiç ilgi duymamış. Gördüğü tıp eğitimi esnasında, uyuyan bir insanın zihninin "kapalı" olduğunu öğrenmiş. Çoğumuz da uykuyu böyle görüyoruz - tamamen edilgen bir süreç olarak, önemli bir şeyin olmadığı ölü bir bölge olarak. Işıkları kapalı insanları kim incelemek ister ki, diye omuz silkmiş Charles. Çok daha önemli olduğunu düşündüğü bir şeyi araştırıyormuş o insan vücudunda belli hormonların günün hangi bölümlerinde salgılandığına ilişkin teknik bir incelemeyle meşgulmüş. Bunun için de insanları uyanık tutmak gerekiyormuş. Gelgelelim günler ve geceler geçtikçe Charles'ın dikkatini çeken bir şey olmuş ister istemez. Bana Harvard'daki bir sınıfta söylediğine göre, uyanık tutulan insanlar "önce dikkatlerini odaklama becerilerini kaybediyormuş. Deneklerine çok basit görevler veri-yormuş, ama geçen her saatle birlikte bu görevleri gerçekleştirme becerilerini kaybediyorlarmış. Kendilerine daha yeni söylenmiş şey-leri hatırlayamıyor, çok basit kart oyunlarını oynayacak kadar bile odaklanamıyorlarmış. "Performanslarındaki düşüş beni afallattı. Bir hafıza oyununda ortalama performansın yüzde 20-30 düştüğünü söylemek başka, beynin bir şeye yanıt verme süresini on kat artıra-
Sayfa 71 - Metis/Ağustos 2025/10.basım/İstanbul
Kitap Alıntısı