Okuduğum distopya kitapları arasında en farklısı Otomatik Portakal.
Kitap Alex ve 3 çete üyesinin yaptığı kanunsuz ve insanlık dışı olaylarıyla başlıyor. Çetenin başı ve ana karakter Alex'in liderliğinde hırsızlık, cinayet, taciz ve tecavüz gibi işlenen suçlarda kötülük aranmıyor ve aksine normal görüldüğü için durdurulamıyor.
Hırsızlık vakasında olan bir cinayet arkadaşlarının kaçmasıyla Alex'in üzerine atılır ve Alex kodese girer. Burada ilk defa denenecek Ludovico yöntemi ile Alex kobay olarak ıslah edilmeye çalışılır.
Kötülüklerden arındırılmış, iyilik, kötülük gibi vicdani bir seçeneği olmayan ve toplumun huzuruna yönelik bir ıslah.
Ancak Alex toplum kurallarına, ahlaka ve yasalara aykırı davranmaktan vazgeçmiş gibi görünmez.
Nitekim insan alıştığı kişiliği dışına çıkarılmaya zorlandığında ne kadar iyi
olabilir ki? İnsan özgür iradesi ile iyi ya da kötü olmayı seçebilir. Aksi halde insan otomatik bir makineye dönüşmüş olabilir.
"Seni insanlıktan çıkarmışlar. Artık seçme şansın yok. Toplumun onayladığı eylemlerin dışına çıkamıyorsun, sadece iyilik yapabilen küçük bir makinesin." s.136