'Herkes kendi kendinin en uzağıdır,' diyor Nietzsche.
İnsan kendine varma yolculuğuna önce kendinden, kendisini çevreleyen birçok şeyden vazgeçerek çıkabilir ancak.
Yolun sonuna geldiğini düşündüğün an, yeniden başlamak için en doğru andır.
Bazı başlangıçlar içinse sadece uzaklaşmak gerekir. Yanıltan, aldatan, yakan, yıkan yalanlardan, yalan bir hayattan uzaklaşmak...
Uzaklaşmak, herkes gibi olmaktan, aynı cümleleri, aynı hikayeyi tekrarlamaktan, aynı döngünün içinde, aynı yığınların arasında kendini hapsetmekten, benliğini yitirmekten kurtarmaktır kendini.
İyileşmek için uzaklaş...
Bu kitap ruhunuza iyi gelecek. Merak edenlere keyifli güzel okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
YouTube kitap kanalımda Nietzsche Ağladığında kitabı için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz: ytbe.one/nLLeUV0Up5k
100 tane kişisel gelişim kitabına bedel bir kitap okumak ister misiniz? O halde şu an doğru incelemeyi okuyorsunuz demektir.
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak sizi çok geliştirecek ve bakış açınızı değiştirecek kitaplar önerdim, bu yüzden yorumlara bakmayı unutmayın.
Nietzsche Ağladığında kitabı, bugüne kadar hep karşıma çıkan kitaplardan biriydi. Ama bu kitabı kendim için öyle doğru bir zamanda okudum ki, adeta küllerimden yeni bir benlik inşa ettiğimi hissettim. Hem Nietzsche’nin dediği gibi insan “Önce kül olmadan nasıl yeni olabilir ki?”
Kül oldum ben de bu kitabı okurken. Kendimi hem Nietzsche’nin hem de Breuer’in yerine koydum. Yeri geldi evlilik sorunlarım oldu Breuer gibi, yeri geldi içimdeki esas hakikati aradım Nietzsche’nin yaptığı gibi. Ama değişmeyen tek şey vardı: Bu kitabı okurken 100 kişisel gelişim kitabına bedel olduğunu anlamıştım.
Üstelik bu kitabı 4 yıldır devam ettiğim kitap okuma grubumla birlikte bu ay okuduğumuz için benim için yeri çok ayrı oldu. Çünkü hem ay boyunca Irvin D. Yalom hakkında öğrendiğim bilgileri Telegram grubumda paylaştım hem de Nietzsche’nin hayatı hakkında çok daha fazla bilgiyi öğrenebildim bu süreçte.
Kalabalıklar içinde yürürken aklımda sürekli varoluş ve yaşam hakkındaki sorularımla birlikte yürürüm. Bu kitap benim bu felsefi adımlarıma çok destek oldu bu zaman diliminde. İnsanların oradan oraya sorgulamadan yaptığı gidişleri içinde bana yaşam ve ölüm dengesini, hayattaki esas hakikatin ne olduğunu ve Nietzsche’nin çektiği acıları düşündürdü.
Artık ölümümle arkadaşız. Her yere kendisiyle birlikte gidip geliyorum. Aynı Ingmar Bergman’ın Yedinci Mühür filminde olduğu
İnsanım.
Yanlış yollarda yürüyebilir, yanlış insanlara güvenebilir, yanlış kararlar verebilirim. Yine de kendim olmaktan asla vazgeç- medim. Kendimi olduğum gibi kabullenmekten ve iyileştirme çabamdan asla vazgeçmedim.Yanlış yaptığım her şeye sahip çıkıyorum çünkü en azından yanlış bir insan değilim.
Zamanın ritmi, tekdüzeliği, sapmaları ve hep aynı olan bölünmeleriyle bitip tükenmeyen bir tekdüzelik içinde olduğu için günler öylesine insanı şaşırtacak biçimde aynıydı ki, bugünü ertesi gün varsayabileceğiniz gibi, bu durağın sonsuzluğu nasıl olup da değişiklikler getirebileceğini anlayamıyordunuz ...