Puan vermedi·416 syf.··
2026 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:14
Sonunda, nihayet, bu yaşta, yani 55 yaşıma bir iki ay kala Henning Mankell okuyabildim. Polisiye seven okurların yolu Henning Mankell ile bir yerlerde kesişiyor olmalı mutlaka. Benim de başıma geldi bu. Kitabı sevdim. Farklı, değişik bir şey anlatmıyor ve öncelikle bunu sevdim. Muamma çözmek veya çok sıradışı bir katilin sıradışı cinayetlerini anlamak için kafa patlatmak ve suçluyu inanılmaz zekâsı için yüceltmek yerine her zaman yaşanabilecek suç örneklerinden birini çözmeye çalışan Kurt Wallander'in belki bir polisiye klişesi sayılabilecek hayat hikâyesine rağmen kanlı canlı bir insana dönüşmeye çalışması benim için önemli zaten bu sebeple 10 kitaplık serinin 2. kitabını aldım. Polisiye kitaplarda dedektifler veya polislerin çalkantılı hayatlarının birbirine benzemesi dikkat çekici. Dramatik şeyler yaşayan polisler veya dedektifler söz konusu... Eşinden ayrılmış veya eşini veya çocuğunu kaybetmiş bir polis veya dedektif... Farklı örnekleri varsa da ben denk gelmedim galiba, bir önemi de yok . Kitabı beğenmemdeki diğer sebep hikâyenin sürekli olarak takıntılar veya sorunlar yerine bütün toplumla ilişkisi üzerine de kafa yormasıydı. Sadece insanların psikolojik çıkmazlarına problemlerine hastalıklı taraflarına değil de toplumda ters yüz olmuş, çıban haline gelmiş bir meselenin insana suç işletebilecek bir noktaya gelmiş olmasına da dikkat çekilmesi iyi bir öge bence. Böylece suçlunun olası karizmatik karakteri veya kişiliği yerine ona sebep olmuş olabilecek sosyal koşullarla ilgili de söyleyecek bir şeyleri oluyor hikâyenin. Acaba yazar diğer kitaplarında da bu bakış açısını sürdürüyor mu? İyi polisiye iyi edebiyattır diyen kimdi hatırlamıyorum, ama karanlık yüz bu konuda örnek olarak gösterilebilecek bir kitap bence. Yazarın kurt wallander karakterini çok iyi
Karanlık YüzHenning Mankell · Ayrıksı Kitap Yayınları · 2021244 okunma
7/10
·250 syf.··
2026 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:01
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim. Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım. Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte. Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026428 okunma
Reklam
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2024 00:00
M.Ə.Talıbov 1837-ci ildə Cənubi Azərbaycanın Təbriz şəhərində dünyaya gəlib. Tiflisdə təhsil alıb. Rus, ingilis və fransız dillərini öyrənib. Təhsil aldığı dövrdə rus yazıçılarının fikirləri ilə tanış olub və onlardan təsirlənib. Azərbaycan və fars dilində yazıb. Bir xeyriyyəçi kimi Bakıda və Temirxan-Şurada qızlar məktəbinin açılması üçün maddi yardım edir. İranın birinci Milli Məclisinə deputat seçilsə də, bu vəzifəni icra etməkdən imtina edib. Bütün əsərlərini 55 yaşından sonra yazıb; Yazdığı son 2 kitabdan başqa bütün kitabları özü öz şəxsi vəsaiti hesabına çap etdirib; "Səfineyi-Talibi" və ya "Kitabi Əhməd" əsəri Azərbaycan ədəbiyyatında uşaqların həyatından bəhs edən ilk kitabdır. O bu əsəri Jan Jak Russonun "Emil və ya tərbiyə haqqında" əsərindən təsirlənərək yazıb; İlk orijinal bədii əsəri olan "Kitab yüklü eşşək" alleqorik romanında maarifçiliyi təbliğ edib. 1911-ci ildə vəfat edib. Bu roman XIX-XX əsr İran cəmiyyətindəki sosial-siyasi problemlərə işıq salan, həmçinin Məşrutə inqilabı dövrünün mütərəqqi fikirlərini əks etdirən əhəmiyyətli bir nümunədir. Romanda Coşşa adlı eşşəyin dilindən baş verən hadisələri oxuyuruq. Roman boyu onun başına gələn hadisələr, eşşəyin yaşadıqlarından, insanların ona verdiyi zərərdən çıxardığı nəticə öz dilindən nəql olunur. Romanın sonunda insan, cəmiyyət və insani keyfiyyətlər barəsində sual-cavab verilib. #aimraabooks
Kitab Yüklü EşşəkMirzə Əbdürrəhim Talıbov · Xan Nəşriyyatı · 202435 okunma
DEHB hakkında 6 kitap okudum. İşte öğrendiklerim
Puan vermedi
Yaklaşık 2 aydır edebiyatı, felsefeyi biraz kenara bırakıp Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani DEHB üzerine çalışıyorum. Çünkü işimiz gereği zaten insan davranışlarını anlamaya çalışıyoruz. Ve fark ettim ki Dikkat Eksikliği Bozukluğu, bazı davranışların nedenini açıklamada düşündüğümden çok daha önemli bir yere sahip. O yüzden bu konuyu gerçekten derinlemesine öğrenmek istedim. Bu süreçte okuduğum ve hakikaten güzel olduklarını düşündüğüm kitaplar şunlar; belki siz de okumak istersiniz. DEHB Hakkında Her Şey Dikkat Eksikliği Bozukluğu DEHB ile Yaşamak DEHB ile Baş Edebilme Dağınık Zihinler DEHB’li Çocuklar İçin 50 Aktivite DEHB, DEB, ADHD gibi bir çok ismi var ben söylenmesi kolay olsun diye bu videoda genelde Dikkat Eksikliği Bozukluğu yani D-E-B, deb olarak söylemeye çalışacağım. D-E-H-B çok uzun geliyor. Bu kitapları okuduktan sonra ne anlatmak istediğime karar vermem gerekiyordu. Baktım bu konu ile ilgili güzel içerikler var mı diye. Hakikaten yaklaşık 4 yıldır, psikoloğundan, psikiyatrına, çok kıymetli insanların çok güzel içerikleri vardı youtube’da. Düşündüm ve daha iyisini yapamayacaksam aynı şeyleri anlatmamın bi faydası yok dedim. Genel bir DEB Nedir, belirtileri nelerdir videosu yerine, ben DEHB hakkında neler öğrendim. Bu süreç bana neler kattı bunun videosunu yapmayı uygun gördüm. Seneca videomda da bu şekilde yapmıştım. . İlk fark ettiğim şey, çocuklara verilecek dikkat eksikliği tanısının kahredici hissedilmesi, yetişkinlerde ise bi rahatlamaya sebep olmasıydı. Yani ailelere çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir dediğimizde, kabul edememe, kabul etse bile yoğun bir üzüntü ile karşılaşırken; yetişkinlerde dikkat eksikliğin olabilir dediğimizde rahatlama ile karşılaşıyoruz. Bence bunun da sebebi, tanıdan sonra, aileler ne ile
İnsan ve Toplum
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Baş EdebilmeRussell Barkley · Palme Yayınevi · 202114 okunma
Puan vermedi·896 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 13:48
İmam Gazali Hz. / Kimya'yı Saâdet Eseri İnceleme: Doğumu: 1058 (H450)/ Vefat: 1111(H 505) Asıl adı, Muhammed b. Muhammed b. Ebu Hamid Muhammed b. Ahmet el Gazali'dir. Tus(meşhed) şehrinin Taberan köyünde doğmuştur. 55 yıllık yaşantısında bir çok eser yazmıştır. Bunların içinde de Kimya'yı saâdet farklı bir yere ve öneme sahiptir. 457 eser yazdığı söylenmekle beraber 75 tanesi günümüze ulaşmıştır. Hocaları: Ahmet b. Muhammed Er Roskâni, İmam Ebu Nasr el ismaili, Nişabur'da imamul- Haremeyn'in yanında Mezhep, Hilafiyat, Cedel ve Usul okudu en yüksek paye' ye erişti. Büyük Selçuklu Devleti devrinde, Eşari kelamcısı, Şafii fakihi ve İslam düşünürüdür. Eğitimini 28 yaşına kadar Nizamiye Medresesinde baş müderris olarak yaptı. Sonrasında Şam ve Mekke'de bulunup, tekrardan Bağdat'a dönmüştü ve Hacca gidip Hac vazifesini de ifa etmiştir. Büyük Selçuklu Devleti'nin veziri Nizamül mülk'ün ricasını kabul edip Nizamiye Medresesinde ders verip, baş müderris sıfatı ile Dersram'lığı yapmış Selçuklu Devleti dönemi "Altın Çağı" çağını yaşarken; Nizamülmülk bu çağın hem yöneticisi, hem de beyni olmuştur. İmam Gazali'de Kalp görevini ihya etmiştir. “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” “Ey insan evladı! Kendine saygıyla/hürmetle yaklaş; çünkü sen kâinatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın.” Şeyh Galip İmam Gazali Hz. insanın değerinde ki kimyasından bahsederek önce "insanın kendini tanıması, sonra dünyayı tanıması ve ahireti tanıması" gerektiğininden yola çıkarak, temel dini konular üzerinden bir müslümanın, önce ilim, sonra amel nezdinde dünya yaşamının nasıl olması gerektiğini her türlü açıdan kaleme almıştır. Konular itibariyle belki bir "Okyonus" gibi çok derin, mana derinliği açısından da (gözyüzü) kadar uçsuz bucaksız olarak çok
Din
Kimya-yı Saadetİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20122,764 okunma
Kölelikten Bilgeliğe Epiktetos
Puan vermedi·78 syf.··
2026 9. kitabı
Prof. Dr. Mehmet Önal'ın çevirisini yaptığı 2025 basım bu kitabın aynı çevirmen tarafından ilk baskısının 2015'te yapıldığını çevirmenin kendisinden işitmiştim. Oldukça sade, duru bir dil kullanılan Elkitabı Kraliçe Elizabeth'in İngilizceye çevirisiyle handbook / Manuel olan kitap çevirmen tarafından Epiktetos un hayat hikayesi, felsefesi ve fragmanlarla beraber' mutluluk rehberi elkitabı 'ismini almış. Epiktetos'un kaynaklarda MS 50-55 yıllarında doğduğu varsayılır. kitapta bu rakam 55 olarak geçer. Özellikle girizgahta kendisine ait yer yer enteresan bilgiler içerir. Ayağinin aksak oluşunun efendisinin ona yaptığı işkence sonucu oluştuğuna dair ya da annesi tarafından terk edilmek üzere olan küçük bir kız çocuğunun Yetişkinliğine varana dek bakımını üstlendiğine dair anlatılar mevcut fakat bunlar bizzat Epiktetos'un kendi ağzından ya da kaleminden olmayan, Arrion tarafından kaleme alınıp bizlere ulaşan bilgilerdir tıpkı Platon'un bizlere Sokrates'i ulaştırması gibi Epiktetos, azla yetinen mutlu olmayı elindekilerle başarabilen bir filozof olarak çıkar karşımıza öyle ki tahta sedir bir yatak,eski bir tas ve yorgandan başka bir şeyi olmadığı söylenir. Ona göre hayataki her şey 2 kategoriye ayrılır 1) Bize bağlı olan şeyler ; karakterimiz, düşüncelere ve olaylara olan yargılarımız gibi. 2) bize bağlı olmayan şeyler ; şan, şöhret, ırk gibi. Ona göre insanların çoğu bize bağlı olmayan şeyleri elde etmek gibi boş ve mutsuzluk getiren şeylere odaklanmıştır. Oysa insan kendine bağlı olan şeylere odaklanırsa gerçek mutluluğu elde etmiş olacaktır der. Örneğin bu gönderime iyi ya da kötü bir yorum gelebilir ben eğer o kötü yoruma üzülürsem bu benim o yoruma verdiğim yargıdır yani aslında beni üzen şey yorum olmaz, bizzat yine ben olurum. Ben o yorumu bir yargı kefesine
Felsefe-Düşünce
Mutluluk RehberiEpiktetos · İnönü Üniversitesi Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Reklam