21 Şubat sabahı saat 11'de Sunay'dan davet aldık. Yanında Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Önür ve Jandarma Kumandanı Abdurrahman Paşa vardı. Ben ve benimle birlikte çağrılan Necati Ünsalan ve Selçuk Atakan ayakta idik. Sunay bana dönüp "Evladım, yavrum, Hava Kuvvetleri bana bir ültimatom verdi. Akşam kara kuvvetlerine alarmı sen vermişsin. Yerleriniz değiştirilmedikçe hava kuvvetleri alarmı kaldırmayacak. Sizleri feda etmek zorundayım. Ancak hepiniz himayemdesiniz. Sizlerin yerini değiştiriyorum..." dedi. Kendisine "Ben Allah'tan başka kimsenin himayesi altına giremem. Bu işte ben suçlu değilim. Suçlu olan hava kuvvetleri ve sizsiniz. Çünkü bir kuvveti, bir kuvvet üzerine tertiplerle kullanmaya kalktınız. MBK'cıların ve CHP'lilerin oyununa geldiniz" dedim. Tabancamı çekerek masanın üstüne koydum. "Beni şimdi ya bununla temizlersiniz ya da Divan-ı Harbe verirsiniz. Eğer geceki harekete ben sebep olduysam, beni kurşuna dizdirirsiniz. Benim damarlarımda CHP kanı dolaşmıyor, vatanperverlik kanı dolaşıyor. Böyle bir haksızlığa tahammül edemem. Siz şayet kumandansanız, esas suçluları cezalandırınız" dedim.
Sayfa 101·Kitabı okuyor
1 Eylül 1936'da Mersin'de doğdum. 10 yaşımda politikaya atılıp Demokrat Parti'nin flamasını salladım. 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti'yle iktidara geldim, ancak iktidar sefam çok kısa sürdü. 1953'te falan iktidarla yollarım ayrıldı. O gün bugündür muhalefetteyim, akıntının ters yönünde kürek çekiyorum, dam yuvağını yokuş yukarı götürmeye çalışıyorum. 27 Mayıs'ın olduğu yıl, yükseköğrenimim sona erdi. Bir süre öğretmenlik yaptım. Albay Talat Aydemir'in 21 Şubat 1962 ayaklanmasında, Polatlı Yedeksubay Topçu Okulu'nda öğrenciydim. Komutanlık kapısında, geceleyin, nöbetteydim. Sabahleyin, elde silah Ankara'ya gönderilmeyi bekledik. Tarafımızı elbette bilmiyorduk. Albay Talat Aydemir'in, 20 Mayıs 1963 ayaklanmasında, Bornova 57. Er Eğitim Topçu Tugayı'nda teğmen rütbesiyle takım komutanıydım. O gün de kışladan dışarı çıkmadık, çıkarmadılar. 1965 ve 1966 yılları hayatımın dönüm noktasıydı. Paris'te ek öğrenim görüyordum. 12 Mart'ta, TRT Televizyonu'nda çalışıyordum, 11 Ağustos'ta gözaltına alındım. 12 Eylül'de, Cunta'nın çıkardığı "Emekli ol, yoksa ben emekli edeceğim" yasasıyla TRT'den uzaklaştırıldım. 1982'den sonra çeviri yaptım, Can ve Telos yayınevlerinde editör ve yayın yönetmeni olarak çalıştım. Yayımladığım yabancı yazarlardan ikisi Nobel Ödülü aldı. 2 Ocak 2000 ile 1 Nisan 2012 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde "Köşe Yazarlığı" yaptım. Bu süre içinde, "Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Röportaj Başarı Ödülü" (2001) ile "Bülent Dikmener Özel Jüri Ödülü"ne (2004) değer görüldüm.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Reklam
Şerif Hüseyin ailesinin akıbeti
Irak siyaseti üzerindeki İngiliz gölgesi, 1956'da patlak veren Süveyş Krizi'yle birlikte gözle görünür hale gelmişti. Irak Kralı İkinci Faysal'ın, kriz sırasında İngiltere'nin Mısır'a müdahalesini desteklemesi, adeta bardağı taşıran son damla oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır'ın krizden zaferle çıkması ve Süveyş Kanalı'nı millileştirmesi, onu rol-model kabul eden Iraklı subayları harekete geçirdi. Gizlice hazırlıkları sürdürülen askeri darbe, nihayet 14 Temmuz günü sahneye kondu: General Abdulkerim Kâsım'ın emriyle hareket eden Albay Abdusselam Ârif komutasındaki bir grup asker, sabahın erken saatlerinde radyo istasyonunu ve başkentteki diğer önemli resmi kurumları kontrol altına aldı. Aynı anda kraliyet ailesinin ikamet ettiği Rihab Sarayı da askerler tarafından kuşatıldı. Kral İkinci Faysal, Veliaht Prens Abdulilâh, Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenses Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların maiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizilerek öldürüldü. Abdulilâh'ın eşi Prenses Hiyâm, Abdulilâh'ın annesi Prenseş Nefise, Faysal'ın teyzesi Prenses Abadiye ve bunların mâiyetindeki çok sayıda insan, sarayın avlusunda kurşuna dizile rek öldürüldü. 1939-1953 yılları arasında “kral naibi” sıfatıyla Irak'ı fiilen yöneten Prens Abdulilâh, İngilizlerle yakın siyaseti nedeniyle halkın nefretini kazanmış bir isimdi. 1930'dan itibaren tam 14 defa başbakanlık koltuğuna oturan kurt siyasetçi Nuri Said de, adı Abdulilâh'la birlikte anılan bir başka nefret odağıydı. Saraydaki katliamın ardından ülke yönetimi tamamen dar. beci askerlerin eline geçerken, Nuri Sald'in evi de kuşatma altına alındı. Ancak 70 yaşındaki başbakan, ordu içindeki muhbirleri aracılığıyla darbeyi haber aldığından, birkaç saat önce Bağdat'ı terk
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Tarih
Soyan Azgın Azınlığın ve Soyulan Çaresiz Çoğunluğun Mücadelesi
İnsanlar ve toplumlar her çağda ikiye ayrılır. Soyan azgın azınlık ve soyulan, çaresiz bırakılan çoğunluk. Dün soyan azınlığın kitle imha silahı medyasında bir haber gördüm. Bu haberi ben soyulan çoğunluktan yetki aldığı halde soyan kodaman azınlığın adamı olmaktan vazgeçmeyen tek yetkiye soruyorum. Haber şöyle; ülkemizde ultra zengin sayısı geçen yıl iki bin kişi daha arttı. Bu yazıyı okuyan us ve duyuncunu kullanarak değerlendirme yapması gereken her insana soruyorum; Bu sonuç bir çalışma ve emek karşılığında veya yaratanın verdiği rızık bolluğu mu? Yoksa bu hırsız düzenin bir sonucu mu? Bu sözleri bu hırsızlıktan nemalananlar okursa bu soygunu nasıl koruma altına alırız diye düşünür. Soyulan ve çaresizliği söndürülen insanlar zaten bu sözleri, tespitleri okuma ve duyma olanağı bile olmuyor. Mühür kimde ise hükümdar odur diye bir ahlaksız hırsızlık sistemi kurmuşlar, bunu korumak için toplumun tüm gücünü bu hırsız düzeni korumak ve kollamak için kullanıyorlar. Birde kodamanların adamı değiliz diyorlar. 21 Aralık 2015 tarihinde en uzun gecede şer tufanı Anadolu da kozmik devrimi başlattı ve dile şu şekilde geldi; Zalimler kendi sonlarını yaşattıklarını yaşayarak görecekler. Son bir yılda Cumhuriyeti kuran siyasi partinin içine yerleştirilen unsurlara güvenerek ve yargı sopasını aynı Ergenekon balyoz vb kumpas davalarda olduğu gibi muhalefeti silkeyeceğiz, telef olacaklar diyerek bunu çabaları ispat ettiler. 22 Mayıs 2026 tarihinde ki müttefik operasyonu neden seçildi? 22 Mayıs 1950 İsmet İnönü - Celal Bayar değişimi 22 Mayıs 2010 Deniz Baykal Kemal Kılıçdaroğlu kaset kumpası değişimi. Aynı güne denk getirme sebebi nedir? Tesadüf mü? Zorlama mı?
Hayata Dair
Albay Talat Aydemir 1950'lerin ortalarındaki gizli tertibe katılanlardan biriydi ve şimdi Harp Okulu komutanıydı. Aydemir 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963'te iki kez başarısız darbe girişiminde bulundu. İlkinde affedilmişti, ikincisinde idam edildi.
Alıntı
İbn-i Batuta
24 Şubat 1304 yılında Fas'ın Tanca şehrinde doğan İbn-i Batuta, yollara düşmeye karar verdiğinde henüz 21 yaşındadır. İlk defa Hac yapmak için yollara düşen İbn-i Batuta, seyyahlığın tadını aldıktan sonra gezilerini sürdürmeye karar verir. Tanca şehrinden yola çıkıp Ortadoğu'dan Afrika'ya, Kafkaslardan Çin'e kadar uzanan İbn-i Batuta, hayatının tam 29 yılını yollarda geçirir. Yüzyıllar boyunca İslam dünyasında bilinmeyen Batuta'nın "Seyahatname" isimli kitabı 19. Yüzyıl'da Batı dillerine çevrildikten sonra Doğu'da da önem kazandı. Batuta'nın "Seyahatnamesi" bugün de tüm dünya tarafından 14. Yüzyılı en iyi anlatan eser olarak kabul ediliyor. 64 yaşında doğum yeri Tanca'da vefat eden İbn-i Batuta, Seyahatnamesi'nde anlattığı yol hikâyeleriyle bugün de seyyahlara rehberlik yapmaya devam ediyor.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Reklam
Reklam