Rasulullah (s.a.v) Ebu Zer’e şöyle buyurmuştur: "Nerede olursan ol, Allah’tan kork. Yaptığın bir kötülüğün ardından hemen bir iyilik yap ki onu temizlesin. İnsanlara karşı güzel ahlâkla davran." ¹ Ben, bu hadiste anlatılan amelleri Allah’ın Kitabında buldum. Yüce Allah bir ayette şöyle buyurmuştur: "Kitap verilenlere ve size, Allahtan korkun diye emrettik." Bu emir, hadiste istenen ilk ameldir. İkinci temel ahlâk şu ayette yer alır. "Kötülüğü, İyilikle savarlar." [Ra'd 13/22] Yani iyi amelle, kötülüğü giderirler. Yaptıkları her kötülüğün ardından, hemen iyilik yaparlar ki, bu iyilik o kötülüğü temizlesin. Üçüncü temel ahlâk da şu ayette yer alıyor, "İnsanlara güzel söz söyleyin." [Bakara 83] Allah Teala, sâlih kullarına ait üç temel ahlâkı şöyle haber vermektedir. "İnsanlar, zarardadır." [Asr 103/3] Yani, vakitlerini zayi ettikleri ve hayırlı fırsatları kaybettikleri için insanlar zarardadır. Sonra bundan bir kısmını ayrı tutarak şöyle buyurdu "Ancak, iman edip salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler zararda değillerdir.’’ Allahu Teala sâlih kulların üçüncü temel vasıflarını şu ayette ifade buyurmuştur: “Birbirine merhamet tavsiye edenler." [Beled 90/18] ______________________ ¹ Tirmizî, Birr, 55; Darimî, Rikak, 47.
Sayfa 312 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu
Gitti Sterlinler....
İngiltere’nin Liverpool kentinde bir adam, Milli Piyango’da her hafta aynı numaralara oynuyordu: 14, 17, 22, 24, 42 ve 47. Bir gün televizyon seyrederken, bu sayı serisinin iki milyon sterlinlik ödülü kazandığını öğrendi. Ne var ki o hafta ilk kez, piyango biletini zamanında yenilemeyi unutmuştu. Biletin geçerlik süresi birkaç gün önce dolmuştu. Hayal kırıklığının yükünü kaldıramayan adam intihar etti. ~ OFC’lerinin anahtar devrelerinde lezyonlar (doku bozuklukları) olan hastalarsa bu tür pişmanlık hissinden yoksundurlar; OFC, dengesiz duygusal patlamalarla itkilerin kaynağı olan amigdalaya “tepeden inme” bir yumuşatıcı etki yapar.
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sebe’ Sûresi / 22:34:47
De ki: “Ben sizden herhangi bir ücret istemem; o sizin olsun. Benim mükafatım, ancak Allah’a aittir ve Allah, her şey şahittir.”
Sayfa 432·Kitabı okudu
Alıntı
Matta
MATTA 5:22 Fakat ben size şunu diyorum, kimseye öfkelenmeyin. Öfkelenen kişi hükme müstahak olacaktır. Bir kimseyi kötü sözle aşağılayan, Yüksek Meclis’in önünde hesap verecektir. Birine aptal diyen kişi, cehennem ateşini hak edecektir. MATTA 5:29 Eğer sağ gözün seni yoldan çıkarırsa, onu yerinden çıkarıp at. Çünkü bedeninin bir parçasını kaybetmek, bütün bedeninle cehenneme atılmaktan daha iyidir. MATTA 5:46-47 Yalnızca sizi sevenleri severseniz, mükâfatı hak edecek ne yapmış olursunuz? Bunu vergiciler bile yapıyor, değil mi? Yalnızca arkadaşlarınıza hal hatır sorarsanız, başkalarından ne fazlanız olur? Müşrikler de böyle yapıyor. MATTA 6:34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının derdi yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.
Kur’an’da irtidat kavramı
‎Muhakkak ki iman ettikten sonra kâfir olan ve (kâfirlerin safında yer alarak müminlere düşmanlık eden veya riddet üzere ölerek) küfürlerini arttıranların tevbesi kabul edilmeyecektir. Bunlar, sapıkların ta kendileridir.‎ ‎(3/Âl-i İmran, 90) ‎O gün bazı yüzler aydınlanacak, bazı yüzler de kararacaktır. Yüzleri kararanlara gelince (onlara denilecek ki): “İman ettikten sonra küfre mi girdiniz? Kâfir olmanıza karşılık azabı tadın (bakalım)!”‎ ‎(3/Âl-i İmran, 106) ‎Şüphesiz ki iman eden sonra kâfir olanlar, sonra tekrar iman edip sonra kâfir olanlar, sonra da küfürlerini arttıran kimseler; Allah onları bağışlayacak ve yol gösterecek değildir.‎ ────────────── Dipnot: Bu ayette kastedilenlerin sürekli gelgit yaşayan münafıklar olduğu; küfürden imana, imandan küfre her girişlerinde biraz daha küfürlerinin arttığı ve haktan uzaklaştıkları değerlendirmesi yapılmıştır. Kimi müfessirler de Yahudilerin Mûsâ’ya (as) iman ettiğini, sonra buzağıya taparak kâfir olduklarını, sonra tekrar pişman olup iman ettiklerini, Îsâ (as) gelince onu inkâr ederek kâfir olduklarını ve nihayet Allah Resûlü’ne (sav) düşmanlıklarıyla iyice küfürlerini arttırdıklarını; bu nedenle ayette kastedilenlerin Yahudiler olduğunu söylemişlerdir. (bk. Tefsîru’t Taberî, 9/315, 10697-10699 No.lu rivayetler) ────────────── ‎(4/Nisâ, 137) ‎Kalbi imanla mutmain olduğu hâlde (küfre) zorlananlar hariç, kim de imanından sonra kâfir olur, (kendi tercihiyle küfre saparak) küfre gönlünü açarsa, Allah’ın gazabı onların üzerinedir ve onlar için büyük bir azap vardır.‎ ────────────── Dipnot: Şirk ve küfür, amelleri boşa götüren ve tevbe edilmediği takdirde ebedî cehennem ateşine mecbur kılan itikadi marazlardır. Kişi, Allah’tan (cc) başkasına dua etmek, yasama hakkını vermek, O’ndan başkasını Allah’ı (cc) sever gibi
Din
Fırat'a Destan: Romanından beğendiğim Alıntıların hepsi
(sf. 7) Bazı gidişler, binlerce dönüşten daha gürültülüdür. (sf. 14) Bir çocuk büyüyordu; yüreğinde memleket sevdası, elinde kalem, dilinde dua. (sf. 18) Anadolu'nun her bir köşesi, Fırat için öpülesi bir ana eli gibi kutsaldı. (sf. 22) Okumak, sadece bilgi değil; bir namus borcuydu vatana. (sf. 29) Kurt kayası sert olur derlerdi; Fırat'ın iradesi o kayadan daha çetindi. (sf. 35) Ege, rüzgarı sert, insanı mert bir yerdir derdi büyükleri. (sf. 41) Zulme rıza göstermek, zulmün kendisinden daha ağırdı onun için. (sf. 47) Gözlerinde bir ışık vardı; bazen hüzünlü, çoğu zaman ise kararlı. (sf. 52) O, fakülte koridorlarında yürürken sanki bir kale muhafızı gibi vakurdu." (sf. 58) Ülkücü olmak; çileyi bal eylemek, zoru kolaya tercih etmemektir. (sf. 63) Kavga için değil, kavgayı bitirmek ve adaleti getirmek için oradaydı. (sf. 69) Fırat, adıyla müsemma; bazen durgun, bazen bentleri yıkan bir nehir. (sf. 74) Yalnız yürümek zordur ama hak yolda yalnızlık bile izzettir. (sf. 81) Dostuna güven, düşmanına korku veren bir selamı vardı. (sf. 85) Kitapları silahından, fikri bileğinden daha güçlüydü. (sf. 92) Bayrak inmesin diye toprağa düşenleri düşündükçe uykuları kaçardı. (sf. 98) Korkakların bin bir bahanesi olur, yiğidin ise tek bir doğrusu. (sf. 105) "LEge Üniversitesi onun için sadece bir okul değil, bir kale, bir mevziydi. (sf. 112) Anasının duaları zırhı, babasının öğütleri yoluydu. (sf. 118) Vatan sevgisi imandandır; bu imanı sarsmaya kimsenin gücü yetmezdi. (sf. 125) Zaman daralıyor, fırtına yaklaşıyordu; o ise dimdik bekliyordu. (sf. 132) Bir davanın neferi olmak, canını o davanın uğruna sermaye yapmaktır. (sf. 139) Kurtulmak değil, kurtarmak için yola çıkmıştı. (sf. 144) Kalleşin pususu varsa, yiğidin de Allah'ı vardır. (sf. 151) O gün kampüs, bir tarihin kanla yazılışına
1000Kitap