Edebiyatta, ''Kitabımı bitirmem için bana 220 milyoncuk lazım,'' diyemezsiniz. Eğer kitap, en kötü koşullarda dahi olsa, yazılmamışsa bu onun pek yazılacak gibi bir şey olmadığını gösterir. Kitap yazılacaksa, en uğursuz koşullarda bile yazılır. Yazamamaya bahane edilen vakitsizlik, çok işinin olması filan, bunlar hemen hemen hiç doğru değildir. Sinemacılar için aynı gereklilik yoktur. Onlar konu ararlar. Önemli farklılıklardan biri de bu. Onlar hikâye ararlar. Hikâye önerilir; ya bir roman, ya da işin uzmanları tarafından yazılmış bir senaryo olur bu. Çoğunlukla böyle olur. Öneriler ölçülüp biçilir, ayrıntılı birer dökümü çıkarılır: üç cinayet, bir kanser, bir aşk, artı şu, şu oyuncular. Sonuç: 700 000 seyirci. Her şey bilgisayara geçirilir. Film yapılır. Sonuç: 600 000 seyirci. Fiyasko.
Cam Çin icadı değildir: Bilinen ilk cam ürünler MÖ 1350’de eski Mısır’da yapılmıştır. İlk Çin porseleni Han hanedanlığı (MÖ 206 – MS 220) dönemine aittir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Asya’daki okullarda uzun yaz tatilleri yok. Neden olsun ki? Başarıya giden yolun yılda 360 gün güneş doğmadan önce kalkmak olduğuna inanan kültürler kesinlikle çocuklarına yazın üç ay aralıksız tatil yaptırmayacaktır. ABD’de bir öğretim yılı ortalama 180 gündür. Güney Kore’de 220 gün. Japonya’da ise 243 gün.
Sayfa 211 - MediaCat
Eğitim
Egzersizin haftada 3 ile 5 gün yapılması arasında fark bulunamamış ancak yüksek eforlu olması gerektiği saptanmıştır. Nabız 220-yaş olmalıdır. Depresyon tedavisinde verilen yöntem haftada 3 gün yürüyüş, yüzme gibi aerobik bir egzersiz yapmaktır. Egzersizler ilk ve son 5 dakika hafif tempolu 30 dakika tempolu olacak şekilde planlanabilir. Egzersiz İlk haftalarda 20 dakika süreyle ve daha hafif tempoda başlanmalı ideal hıza ve süreye yavaş yavaş ulaşılmalıdır.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Günümüz dünyasında Müslümanlar ne ifade ediyor?
Esaret altındayız: 1919'da bir süreliğine de olsa bağımsız tek bir Müslüman ülke dahi yoktu. Bu ne daha önce ne de daha sonrasında kaydedilmiş bir durumdu. Eğitimsiziz: İki büyük cihan harbi arasında hiçbir Müslüman ülkede okuryazarlık oranı yüzde elli seviyesinin üzerine çıkmadı. Bağımsızlığını kazandığında Pakistan'da okuryazar olmayanların oranı yüzde yetmiş beş, Cezayir'de yüzde seksen, Nijerya'da ise yüzde doksandı. (Buna karşın Dreper'e göre X ve XI. asırdaki Müslüman İspanyası'nda okuma yazma bilmeyen yoktu.) Fakiriz: Kişi başına düşen millî gelir İran'da 220, Türkiye'de 240, Malezya'da 250, Pakistan'da 90, Afganistan'da 85 ve Endonezya'da 70 dolar iken ABD'de bu rakam 3000 dolardır (1966'daki verilere göre). Müslüman ülkelerin çoğunda sanayi sektörünün millî gelirdeki oranı yüzde on ila yirmi arasındadır. Gündelik beslenmede alınan kalori miktarı ortalama 2000 iken, Batı Avrupa ülkelerinde bu miktar 3000 ila 3500 arasındadır. Bölünmüş bir toplumuz : Sefalet ve lüksten uzak bir toplum düzeni oluşturmaları gereken yerde, Müslüman toplumlar tam tersi bir vaziyet aldı. Kur'an'ın "(...) O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye," şeklindeki emrine rağmen zenginlik gitgide az sayıdaki insanın ellerinde toplandı. 1958 yılındaki toprak reformu öncesinde Irak'taki 22 milyon dönümlük ekilebilir arazinin 18 milyonu, yani yüzde seksen ikisi büyük toprak sahiplerinin elindeydi. Aynı dönemde 1,4 milyon köylünün ise hiç toprağı yoktu.